Okullar Kapandı...Peki Ya Şimdi?...

Yorum Ekle

Tatilin ilk gününden merhaba çocuğunun okulu tatile girmiş ve dışarıda çalışmayan anne ya da babalar,

Önümüzde 3 ay gibi bir süre var. Çocuklarıyla vakit geçirmek istemeyen aile elbette yoktur. Ancak okulun düzen ve programına alışmış çocuklar ve aileler tatilin hele hele ilk günlerinde haliyle bocalar. Programlanmış bir rutine uymaya alışmış çocuklar sürekli bir eylem bekler. Anneler de kendi alıştıkları rutinden kolay kopamayacaklarından bir takım zorluklar yaşarlar. ( Kahvaltı sonrası henüz toplanamamış bir masa, keyifle içilemeyen bir kahve, ortalığın saat 7.00 itibariyle karma karışık olması dolayısıyla hissedilen içinden çıkılmazlık hali, bir yandan ortalık toplama, yemek düşünme, çamaşır yıkamak için kirlileri ayarlama gibi işlerle yoğunlaşırken, öte yandan birbiri ardınca gelen sorulara cevap vermeye çalışma, günün planını senin ne yapmak isteyeceğin değil, çocuğun nasıl eğlenebileceği ve isteyeceği şekilde yapma çabası......gibi gibi...)

Çocuğunun okulu tatile girmiş ancak çalışmaya devam eden anneler; size de merhaba. 

Ben kısmen bu gruba girmekteyim. Kısmen diyorum çünkü Haziran ayı sonunda ben de çocuğumla birlikte tatile girmiş olacağım. Bir öğretmen olarak mesleğimin çocuğum ve benim açımdan en avantajlı zamanına gelmiş bulunuyoruz. Ancak yukarıda vermiş olduğum örneklerin çoğunu ben de yaşayacağım. Zira maaşallah son derece hareketli ve enerjik bir kızım olduğundan zaman zaman onu eylemekte zorlanmıyorum desem yalan olur. Düşünün ki normalde okuldan dönünce, sanki sabah yataktan daha yeni kalkmışcasına enerjik ve kimi zaman huysuzluk ve mızmızlığı tavan yapmış bir çocuğu karşılıyorum, kendim de okuldan az evvel gelmiş olarak. Dolayısıyla tatilde bu geçirilen süre daha uzun olunca yoruluyorum zaman zaman. Kendim de tatildeyken daha kolay oluyor tabii başa çıkması ama yine de bütün gün emrine amade hissediyorum kendimi. Bu tabii ki abartılı bir tabir oldu ama hissettiğim bazen bu. Demek istediğim asla her dediğini emir addedip yerine getirmek değil, ama onu düşünerek karar almak, iş yapmak, dinlenmeye çalışmak, dışarıya çıkmak, yemek yapmak, oyunlar oynamak, görüşeceği arkadaşlar organize etmek.....

Bütün bu anlattıklarımı  geri dönüp en az 30 kez okuyorum ki acaba yanlış anlaşılacak bir şey yazmış mıyım? Çocuğuyla zaman geçirmeyi sevip sevmemek değil, ne kadar severseniz sevin onlarla olmaktan yorulunup bunalınacağının normal olduğu anlatmak istediğim. Çünkü bazen çeşitli yorumlara rastlıyorum. Okullar kapandığı için çocuklarıyla evde ne yapacağını bilemeyen hatta şakayla karışık dert yanan annelere verilen sert tepkiler görüyorum. Anneler de insandır. Kendi çocuğu bile olsa sıkılabilir, yorulabilir, başa çıkmakta zorlanabilir...Eh peki bunlar normal de dile getirmesi mi anormal. Kabul ediyorum bazı ifadeler çok sevimsiz ve yanlış olabilir. Belki ifade ve dile getirişi eleştirebiliriz ama duyguları yok saymayalım lütfen. 

Bir insanın en çok ihtiyaç duyacağı şeylerden biridir kendine zaman ayırması. İtiraf etmeliyim ki, kızım okula başladıktan sonra kendime kalan zamanlar çok kıymetliydi benim için. Hoş ben de aynı zamanda çalışmaya başladım ama çalışırken bile kendi kendinize kaldığınız oluyor. Hele hele çocuğunu bırakacak kimsesi olmayanlar için okul bir cankurtaran aynı zamanda. Bu kişilerin de çocuğu okula başlayacağından ötürü sevinmesini ya da okullar kapanınca hafiften üzülmesini yadırgamıyorum. 


Bugünden itibaren yazılarıma biraz daha ağırlık vereceğim. İşlerim hafiflediğinden ve yakında tatile gireceğimden daha çok vakit ayırabilirim sanıyorum yazmaya. Gerçi vakit ayırabilir miyim ayıramaz mıyım İpikom varken :)))) bilemiyorum ama göreceğiz..

Tatil süresince yapılabilecek etkinliklere, gezilecek yerlere, evde oynanacak oyunlara yer vereceğim. Sizlerden de gelecek tavsiyeler olursa seve seve burada yayınlarım. 

Herkese iyi tatiller diler, her gününüze keyifle ve kıymet bilerek geçmesine niyet ederek başlamanızı öneririm...

Sevgiyle kalın.....Hoşçakalın.......



Yorum için açıklama