Pollyanna

1 Yorum
Ne iyi etmiş de sevgili arkadaşımızın davetiyle Pollyanna oyununa gitmişiz. Sömestr tatilinin son günü olan Pazar günü yapılacak en güzel etkinlikti bence. Şimdiye kadar gittiğimiz belki de en iyi çocuk oyunuydu. Tabii ki benim fikrim bu. Yoksa Ipek e kalsa Niloya lar Harika Kanatlar da gayet güzeldi. Belki daha küçük yaşlarda çizgi film karakterlerinin tiyatrosunu izlemek keyifli ve yeterli olur ama biraz daha büyüyünce Pollyanna gibi çocuk oyunlarını izlemekte fayda olduğunu düşünüyorum. Mesela bahsettiğim oyunlarda ciddi bir emek ve oyunculuk yokken Pollyanna oyununda sağlam bir emek ve oyun vardı. Dekoruyla, kostümüyle, oyuncularıyla, müziğiyle, konusuyla  emek verilmiş  bir oyundu. Tesadüf ki oyunun sahnelenmeye başladığı gün gitmişiz oyuna. Ne güzel oldu. Tüm çalışanları, oyuna emek veren herkesi tanıma şansımız oldu. Yazarı, yönetmeni, dekorcusu, kostümcüsü, orkestrasıyla tek tek tanıştırdılar bizi. Ve en güzeli yaptıkları işten memnun, verdikleri emeğin haklı gururuyla bakan ışıl ışıl gözleriydi. Sanırım tüm bunlardan yani sahne arkasından bu kadar etkilenmemin bir sebebi de, benim tiyatro ve oyunculuğa ve oyun sahnelenmesine olan hayranlığım, sevgim ve ucundan kıyısından tiyatroya dokunmuş olmam. Son yazımda da bahsettiğim gibi her zaman büyülemiştir beni bu dünya.

Oyunun müzikal olarak sahnelenmesi, çocukların ilgisini çekmesi açısından iyi düşünülmüştü. Danslar ve rengarenk kostümlerle minik izleyicilerin beğenisini kazandılar. 






Oyun 2 perde, toplam 90 dakikaydı. İpek oyunu sevdi mi? İlk başta gözünü ayırmadan izlerken, ilk yarıdan sonra salona girmek istemediğini söyledi. Tam olarak neyi beğenmeyip, neyden rahatsız olduğunu anlayamadım. Duygularını çok yoğun yaşadığından, bazı sahnelerde etkilendiğini gözlemledim. Üzülür gibi olup, endişelenince oyuna kendini kaptırmış olabileceğini düşündüm. Ancak daha sonra arkadaşının teşvikiyle ikinci yarıyı da izleyip, oyunla ilgili sorular sordu. Oyuncuları alkışlayıp fotoğraf çektirmek bile istedi. 
Salondan çıktıktan sonra çocuklar biraz daha birlikte vakit geçirmek istedi. Kahvelerimizi alıp, bekleme salonunda oturma yerlerine geçtik. Salondaki ekranda az önce izlediğimiz oyun vardı. Anladığımız kadarıyla bir sonraki seans  sahnelenmeye ve aynı anda ekranda da gösterilmeye başlanmıştı. Bizimkiler oturup onu da izlemek istedi. Buradan İpek'in oyunu sevdiğini anlayabiliriz sanırım. 

Önümüzdeki günlerde başka tiyatro oyunlarına gitmek için araştırmalarıma başladım. Beğensin ya da beğenmesin, izlemeye karşı koymadıkça İpek'i oyunlara götürmeye, zevklerini geliştirmeye, olayları başka açılardan değerlendirebilmesine katkıda bulunmaya devam edeceğim. Çünkü bence tiyatro, sanat tam da çocukların dünyasına göre bir şey. Tüm masumiyetiyle hayal gücünün ve yaratıcılığın sergilendiği, hayatın bir başka gözle, açılan farklı bir pencereyle anlatıldığı büyülü bir dünya. 

İyi seyirler....
Tiyatro dolu günler... 
Sevgiler....

Pollyanna oyunu Şubat ayı boyunca Şehir tiyatroları tarafından Kağıthane Sadabat Sahnesinde oynanıyor. Program için bakınız...http://www.ibb.gov.tr/sites/sehirtiyatrolari/tr-TR/Sayfalar/Program.aspx

1 yorum :

maşallah valla sizde etkinlik aktivite çok :)

Yorum için açıklama