Polonezköy

Yorum Ekle
Geçen yaz başından kalma bir başka gezi yazısıyla karşınızdayım yine. Neden geç yayınladığım ise burada yazıyor. Keyifli okumalar....

Bu kadar güzel ve farklı muhteşemlikte ağaç nasıl bir araya gelmiş bilmem ama, doğasına hayran kaldığım İstanbul'a 45-50 dakikalık mesafede yer alan Polonezköy'den ve  Polina restoranda yaptığımız kahvaltıdan söz edeceğim bu yazımda.

Restorana adımınızı atar atmaz dekorundan, tarzından ve şirinliğinden etkilenmeden geçemeyeceğiniz bir mekan Polina. 


Kahvaltılarını özenle ama maalesef oldukça yavaş hazırlıyorlar. Polina hakkında şimdiye kadar okuduklarım, giden arkadaşlarımın tavsiyeleri, hepsi olumlu olmasına karşın, bende her açıdan olumlu iz bırakmadığını söyleyebilirim. Aslına bakarsanız bizde mi sorun var, fazla mı gıcık müşteriyiz, çok zor beğenen tipler miyiz bilemedim ama çoğunluğun beğendiği yerleri o kadar da değil diye anlatınca kendimi azıcık garip hissetmem normal sanırım. 
Öyle ahım şahım lezzetler, sunumlar yoktu kahvaltıda. Reçelleri hariç. Çok çeşitli reçelleri var ve lezzetli. Ama onun dışında ne yumurtadan ne biberinden yeşilliğinden farklı bir tat alamadım.

Dekoruna ve atmosferine söyleyecek söz yok.

Kahvaltı gelene kadar minnoşu oyalama taktikleri. Karşında gördüklerini çizmek ister misin? Ne de olsa oldukça renkli bir mekandayız. Tadını çıkaralım. İpikom da pek hevesliydi bu renklilik içerisinde
Kahvaltı sonrasında restoranın  aşağı kısmında yer alan hamaklar ve çocuk parkı bölümüne geçtik.




Bu park otoparkın arkasında kalıyor. 

Buradaki keşfimizi bitirince, kahvemizi başka bir mekanda içelim dedik. Ve seneler önce bir kez geldiğimiz Leonardo Cafe'ye geçtik. Polonezköy'de her yer doğa harikası olup şirin bir atmosfere sahip olunca her yer güzel aslında.

Kahve keyfinin ardından restoranın arka tarafında yer alan çocuk parkına geçelim dedik. 

Buradaki park ilgimizi daha çok çekti. Günün geri kalan kısmını burada geçirdik diyebilirim.


Çocukların oynaması, tırmanması ve enerji atması için çeşitlilik mevcuttu. 
Baba önce sağlamlığını bir denesin. :)))
İşte olduuuu. Nasıl da sevindi başarınca...
Ağaçların dallarından topladığımız fındıklar da pek bi lezzetli gelmiş olmalı bizim fındık kurduna :))




Polonezköy, İstanbul'dan çok uzaklaşmadan, nefes almaya ihtiyaç duyduğunuzda gidebileceğiniz bir rota olmalı bence. 
Keyifli keşifler......







Yorum için açıklama