Yine Yeniden....

6 Yorum


Pekala durum şu: Yazma isteğimi ve bununla beraber yeteneğimi kaybettim. Eee nolmuş yani o zaman yazma olsun bitsin. I Ih olmuyor. Bir şeyler doğru gitmiyor. Daha doğrusu beni tatmin etmiyor. Yani bu yazmama isteğinden ötürü rahatsız olduğumdan, yeniden yazabilmek için kendimi zorlamaya karar verdim. Çünkü yazmanın bana iyi geldiği zamanları hatırladım. Hiç bir şey olmasa o gün güzel bir yazı paylaştığım için kendimi önemli hissettiğim, değerli hissettiğim günleri özledim. Bu tamamen benimle alakalı bir durum. Yazdıkça açıldığım kendime daha az taktığım doğrudur. Üstelik yazdıklarımla bir çok kişiye ulaşıp ortak bir şeyler paylaştığım duygusu ve hazzının olmaması beni eksik yapar oldu.


Kendimi zorlamaya karar verdim dedim çünkü sevgili ilham perisi siz yüzüne bakmayınca küsüp gidiyor. Onu geri çağırmak lazım. Önceleri nazlanacak biliyorum. Hatta belki içime sinmeyen beğenmediğim yazılar çıkacak ortaya. Ve sonra birden akmaya başlayacak kelimeler eskiden olduğu gibi. Konular sıraya girecek yazılmak için. Ben yine duyguların ve bilgilerin gücüne bırakacağım kendimi.

O halde başlıyoruz. Lütfen benden ümidi kesmiş olan sevgili okurlarım siz de geri dönün. Çünkü yazmayı bırakmaya hiç niyetim yok.

Neler oluyor şu ara hayatımda? Sık yakalandığım hastalıklar, gribal durumlar bolca etrafımda. Hem beni hem de kızımı etkiliyor. Hastalıktan sonra en çok şikayet ettiğim halim enerjisizliğim. Yetmiyor, yettiremiyorum. Evet çok çabuk tükeniyor, enerjim ve halim olmayınca da durağanlaşıyorum. Yazamamam biraz da bu sebepten zaten. Önceleri yazmaya en çok vakit ayırabildiğim akşam saatleri artık yok denecek kadar az. Yani İpek'i yatırırken ben de çoğu kez onunla birlikte uyuyorum. Gündüz okula gidip geldikten sonra da kızım gelene kadar ya bir işimi hallediyor ya da azıcık dinlenme molası veriyorum kendime. Günler günleri bu şekilde kovalıyor.

Daha sabah saatlerinde bir kaç dakikaya bi sürü şey sığdırmaktan günün enerjisini fazladan yiyormuşum gibi hissediyorum. Saat 7ye çeyrek kala (bazen on kala, beş kalaya da zorluyorum) kalkıyor, önce İpek'in sütünü hazırlıyorum. Sonra onu kaldırıp sütünü içirdikten sonra ilaçlarını hazırlıyorum. Alerjik durumu sebebiyle sık sık yakalandığı öksürük ve hırıltı nedeniyle sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez makineden hava yoluyla ilaç veriyoruz. İkişer ilaç yaklaşık 15 dakika sürüyor. O sırada yiyecek bir şeyler hazırlıyor, ilacından sonra az da olsa vermeye çalışoyorum. Çünkü okulda ne yiyip yemediğinden emin olamıyorum. Önceden hazırlamış olduğum kıyafetlerini de bir yandan giydirmeye çalışırken arada tuvalete götürüp getirmem de gerekiyor. Bütün bunları benim nezaretimde yapma sebebi ise, yavrucağın henüz uyanıp kendine gelme süresini ona veremeyişimden ötürü duyduğum üzüntü ve mecburiyet hissi. Kıyafetlerini de giydikten sonra saç tarama ve toplama işlemi var. Daha sonra da servisi beklemek üzere birazcık dinleniyorum. Neyse ki servise babasıyla birlikte iniyor da ben de o sırada kendim çıkmak üzere hazırlanmaya başlayabiliyorum. Kendime bir kahve yapabilmişsem onu bir yandan yudumluyor öte yandan gardrop karşısına geçip kıyafetlerimi, süzüyorum ne giysem şeklinde. Saç, makyaj derken 15-20 dakika gibi bir sürede hazırlanıp okula doğru yola çıkıyorum.

İşte beni yoran bu sabahın ardından okulda derslerim bitince kalan enerjimle gününe göre ya eve geliyorum ya da dışarıdaki işlerimi halletmeye çalışıyorum. Gönlümden geçen çoğunlukla eve gelip ayaklarımı uzayıp dinlenmek oluyor. Ama bu da çok sık olamıyor.

Baharın gelişiyle enerjimin artacağın,ı canlanacağımı şevk ve istek geleceğini düşünmüş ve fazlasıyla heveslenmiştim. Ancak baharla birlikte gelen yorgunluk yetmezmiş gibi havaların azizliğinden kurtulamadığım hastalıklar da tuz biber ekti. Hele son günlerde kışı hatırlatan bahar günlerini de yaşayınca yeniden kabuğuma çekilmiştım ki, bir şey dürttü. Artık yazmaya başla dedi ve işte buradayım.

Bundan sonra daha sık görüşmek dileğiyle.....

6 yorum

Aslinda yetenek kaybolmuyor da günlük hayatta yasadiklarimiz bazen durgunluga neden oluyor. Herhangi bir sey yazin günlük yaptiklariniz bile olsa olur. Bende cok ise yariyor. Yoksa verdigim ara uzuyor.

Bende aynı durumdayım biliyormusun, çok şey yapmak istiyorum ama hiç bir şey yapmak istemiyorum :(
Umarım bir an önce toparlanırız

Haklısın canım. Güzel tavsiye. Deneyeyim.

Ve yine de yetisemiyorum hiç bir şeye. Umarım Şafakcığım.

Anlıyorum sizi. Ama bıkkınlık var sanki üzerinizde. Sonuçta her şey emek ister değil mi? Yazamama ile gelen tatminsizliğin geçirilmesi bile :)

Ne doğru bir tespit, bıkkınlık.... ve evet emek istiyor, deniyorum inanın deniyorum. Çok teşekkürler yorum için.

Yorum için açıklama