Raf'ta Lezzetler'in Öyküsü

Yorum Ekle
Yeni ve hoş mekanları gezmek ayrı bir keyif veriyor bana. Sanırım blog içeriğine gezi ve keşif yazılarını daha çok eklemem gerekiyor.

Sömestr tatilinde kızımla çok iyi vakit geçirdik. Bir çok yere gittik, gezdik, eğlendik. Bu yerlerden biri, sevgili arkadaşım Zülal'in tavsiye ettiği yeni açılmış bir mekanı ziyaretti.


Sarıyer ilçesinin yükselişte bir bölgesi olan Reşitpaşa'da henüz 2 ay önce açılmış bir cafe-restoran. "Raf". Bölge itibariyle bana gayet tanıdık gelen mekana, ilk görüşte ısınmam belki de bu yüzdendi. Evlendikten sonra ilk oturduğum ev bir kaç sokak ötedeydi. Dolayısıyla yeri bulmam çok kolay oldu. Hem sakin hem de merkezi bir bölge oluşu, Emirgan'a sahile yakınlığı, aynı zamanda mahalle kültürünün devamının sağlandığı bir yer olan Reşitpaşa, son zamanlarda birbiri ardınca açılan seçkin ve kaliteli mekanlarıyla popüler olma yolunda ilerliyor. Karaköy, Nişantaşı gibi semtlere alternatif olarak görülen semtin civar bölgelerden gelen pek çok müdavimi var.


Mekanın sahiplerinden Aygül Hanım'la tanıştıktan sonra, kendisiyle çok keyifli ve sıcak bir sohbet ettik. Ortağı ve aynı zamanda eski iş arkadaşı Başak Hanım ile açtıkları restoranın hikayesini Aygül Hanım'dan dinledik.

jaleceanne: Bir restoran açma fikri nasıl doğdu? Raf'ın kurulum aşamasından bahseder misiniz?

AA: Şarkı yarışmalarında söylenen 2 yaşımdan beri ayna karşısında mikrofonla şarkı söylerim gibi biraz benimki... İlkokul yıllarında çeyrek ölçüden kekler kurabiyeler yapardım kendime. O merak zamanla farklı mutfaklarında incelemeye, evde denemeler yapmaya dönüştü. Profesyonel iş hayatında beyaz yakalı olsam da ömrümün geri kalanını pasta ve yemek kokuları ile geçirmek istediğimi fark ettiğim zaman çalıştığım şirketten ayrılarak MSA’nın İşletmecilik programına kayıt olup gastronomi alanında daha profesyonel bir yol çizdim kendime.

Başak da o sıralar doğum iznindeydi, benim heyecanım onu da sardı ve daha önceden onun da hayali olan bu yola birlikte baş koyduk.

jaleceanne: Başak Hanım ile de iş hayatınızdan tanışıyorsunuz zaten. Çok yerinde bir buluşma olmuş sizinki. Peki semt olarak neden Reşitpaşa'yı seçtiniz?

AA: Burada oturan bir mimar arkadaşımız Reşitpaşa’daki mahalle ortamından bahsetti. Yapmak istediğimiz işi biliyordu ve bölgede bu yönde bir eksiklik olduğunu söyledi, hatta nokta atışı yaparak şu an bulunduğumuz yere bakmamızı önerdi. Hem mekânı hem de Reşitpaşa’yı çok sevdik ve hayallerimize zemin olabileceğine inandık. Şu anda da doğru karar verdiğimizi daha da net hissediyoruz.





jaleceanne: Farklı lezzetler sunarak, müşteriyi memnun etmek, olağanüstü lezzetler ortaya çıkarmak...Sanırım burada yaptığınız şeylerden biri bu. Yemeklerinizin yapım sürecinden bahseder misiniz? 

AA: Sektöre iddialı bir giriş yapmak için iddialı bir ekiple çalışmanın doğru olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle profesyonel destek aldık ve almaya da devam ediyoruz. Gastronomi pazarlama danışmanlık firmamız Dudetable ve menü danışmanımız Şef Aydın Demir ile bir arada nelerin Raf'a yakışacağına, bizim neler sunmaktan keyif alacağımıza karar verdik. Ana yemek, zeytinyağlı ve mezeleri hazırlayan şefimiz The Ritz Carlton otelinden geldi. Patisserie ürünlerini hazırlayan şefimiz ise Hilton Oteli’nden geldi. Şeflerimizle birlikte sürekli mevsim malzemelerini kullanarak menüyü canlı tutmaya çalışıyoruz.

jaleceanne: Menünüzde neler var?

AA: Sabit bir menümüz yok. Mevsim malzemeleri ile hazırladığımız günlük çıkan sıcak yemeklerimiz ve hem rafta servis yaptığımız hem de misafirlerimizin evlerine alabileceği Türk mutfağı ve dünya mutfaklarından hazırlanmış mezelerimiz var. Mezelerimize örnek vermek gerekirse Osmanlı'dan günümüze ulaşmış vişneli yaprak sarma, kaskarikas gibi klasik mezelerin yanında pancarlı kinoa salatası, narlı tabule salatası gibi mezeler... Rozbifli flatbreadler, anne köftesi, söğüş dil sandviç, patatesle fırınlanmış somon gibi sıcak yemekler... Közlenmiş biber çorbası, brokoli çorbası gibi günlük değişen çorbalar... Pattisserie kısmında ise anne poğaçası ile başlayan gün Paris’teki eşdeşlerini aratmayacak lezzette ekler, balkabaklı cheesecake, charlotte, beyaz çikolatalı brownie, tahinli kurabiyeler, biscotti vb... yer almakta.
jaleceanne:  Hedef kitleniz kimler? Ya da Raf'ın hitap ettiği bir müşteri portföyü var mı?

AA: Kaliteli ürünlerle hazırlanmış lezzetli yemek yemeği isteyen herkes diyebilirim aslında. Özellikle mahalleye hitap etmek istiyoruz, Reşitpaşa, Emirgan ve İstinye bizim öncelikli misafirlerimiz..




jaleceanne: Hizmet ve kalite politikalarınız nelerdir? Raf'ı farklı kılan nedir?

AA: Ürünlerimiz burada, endüstriyel malzemeler kullanılmadan evlerimizin mutfağındaki malzemelerle hazırlanıyor. Gıda boyaları, aroma ve benzeri katkı malzemelerinden uzak duruyoruz. Margarin değil tereyağı kullanıyoruz, zeytinyağımız doğal üretim ve Çanakkale’den getirtiyoruz. Kullandığımız malzemeler konusunda çok hassas davranıyoruz.
jaleceanne: Beni de buraya çeken en başta sebeplerden oldu bu farklılığınız. Kaç kişilik bir ekiple çalışıyorsunuz Aygül Hanım?

AA: Toplamda 7 kişilik bir ekibiz.

jaleceanne: Sektör değiştirmiş bir kişi olarak her iki çalışma hayatınızı karşılaştırabilir misiniz?

AA: Kurumsal hayatın ve kendi işini yapıyor olmanın sorumlulukları ve dinamikleri çok farklı. Benim için en temel fark kurumsal bir şirkette şirketin kurumsal kimliği çerçevesinde hareket etmek durumunda olmanız, kendi işinizde ise oyunun kurallarını siz belirliyorsunuz ve benim için böylesi çok daha keyifli.

jaleceanne:  Son olarak neler söylemek istersiniz?

AA: Bu güzel söyleşi için teşekkürler :)
Raf bahçe. Yaz aylarında çok keyifli olacak gibi :)))) 




Aygül Hanım ve Başak Hanım başta olmak üzere tüm Raf ekibine teşekkür ediyoruz. Birbirinden lezzetli ürünlerini mutlaka denemenizi, Raf'ın hoş ortamında vakit geçirmeyi deneyimlemenizi  tavsiye ediyoruz.

Ulaşım ve detaylı bilgi için: https://www.instagram.com/explore/locations/1020813482/




Yorum için açıklama