Mutluluk, Yüzleşme ve Sorgulama

2 Yorum
Mutluluk Kulübü

"Mutluluk Kulübü" adlı kitabı okuduğumda Müge Çevik ile henüz tanışmamıştım. Mutluluğun öğrenilebilir bir şey olduğunu, mutluluğa cesaret ile niyet etmenin bir başlangıç olabileceğini anlatan kitap bana iyi gelmişti. Daha sonra aynı adla kurulan kulübün toplantılarına katıldım. Bu yazımda biraz bundan bahsedeceğim.

Gitmeden önce sizi bir merak sarıyor. Ne yapacağım orada? Neler konuşulacak? Bir grupla birlikte olunacaksa, herkes kendinden bahsedecekse, konuşmak tuhaf gelecek mi? Başkalarını dinlemek sıkıcı olacak mı? Adı ne kadar güzel "Mutluluk Kulübü". Bu ad en azından bir kere denenmeyi hak ediyor....
diyerek yaklaşık 3 ay önce bir "merhaba" dedim kulübe. İçten bir "Hoş geldin" ile karşılandım. Ben de çok ama çok "Hoş buldum".

Babamı kaybettikten sonra, yaşam enerjimi de kaybettiğimi hissediyor, içimdeki boşluğu atamıyordum. "Mutluluk" çok uzakmış gibi geliyor, her şey anlamını yitiriyor, kavramlar karışıyor, baş etmek ve sabır göstermek zor geliyordu. Bir takım arayışlar içerisindeyken Şapka Danışmanlık'ın kurucusu sevgili Müge Çevik beni bir gün "Mutluluk Kulübü" toplantısına davet etti. Şapka Danışmanlık daha önce sevgili arkadaşım Pınar'ın tavsiyesi ile keşfettiğim bir yerdi. Önce Gülbahar Hanım'la bir kaç çalışmamız olmuştu. Bir ara onlardan da bahsederim :))

Müge Çevik'in davetiyle katıldığım "Mutluluk Kulübü" ne heyecanla gittim. Neler olacağını merak ediyor, kendimi iyi hissetmeyi umuyordum. Daha önce biri bana 8-10 kişilik bir ortamda sıkıntını, derdini, seni rahatsız eden şeyleri ifade edebileceksin dese inanmazdım. Hatta TV'de izlediğim ya da kitaplarda okuduğum grup terapileri bana komik gelirdi. Ama burası tam olarak öyle bir şey de değildi. Fikirlerinizden, duygularınızdan, yargılarınız ve kavramlardan konuştuğunuz, bir başkasının fikrini dinleyip yorum yapabildiğiniz aslında bir yerde bakış açınızı geliştirdiğiniz ve genişlettiğiniz bir yer olduğunu söyleyebilirim "Mutluluk Kulübü"nün.

Müge ( Hanım hitabını kullanmama sebebim, Müge o kadar samimi ve içten ki kendisine ismiyle hitap etmemizi istiyor. Hanım'lar Bey'ler gibi sınırlamalar ve uzaklıktan hoşlanmıyor.) çok donanımlı, eğitimli ve dopdolu bir kadın. Aldığı eğitimler, katıldığı seminerler, bireysel koçluk deneyimi, hayat felsefesi, düşünceleri ve bakış açısıyla öyle bir harmanlıyor ki bilgilerini, her katıldığınız toplantıda farklı bir sorgulama, yüzleşme ya da aydınlanma ile ayrılıyorsunuz oradan.

Katıldığım ilk toplantıda kendimi tanıtırken, orada oluş sebebimi anlatırken ve diğer katılımcıları dinlerken farkına vardığım bir şey vardı. Bu insanlar da benim gibi çaba gösteriyorlardı. İçten içe kendilerini memnun etmeyen, ya da içlerinde sarpa saran bir şeyler olan ya da bir şeylerin yolunda gitmediğinin farkında olan birbirinden farklı insanlar, en azından yüzleşme ve farkında olma cesareti gösteriyordu. Bu farkındalık da ortak bir ruh açığa çıkarıyordu. İşte bu ortak ruh, toplantı ortamında yarattığı enerji ile hem sizi bütünün bir parçası yapıyor hem de bireysel özgürlük ve farklılığınızı öne çıkarıyordu.

Söz sırası bana geldiğinde içimden taşan acıyı, henüz atlatamadığım yasımı paylaşırken, toplantı bitiminde bir nebze de olsa ferahlama hissedeceğimi düşünmemiştim. Üstelik hissettiğim acı ve boşluğun sadece küçük bir kısmını anlatmıştım. Daha sonra bir başka katılımcının paylaşımında kendimden bir şeyler bulurken, o esnada açığa çıkan enerjiden payıma düşeni almaya niyet ederken ve Müge'nin keşifleri ve analizleriyle bakış açımda yeni pencereler açılırken orada bulunma sebebimi daha iyi idrak ettim. Yalnızca dinleyerek ve içten içe sorgulayarak da çıkarımlar elde edebileceğiniz gibi, sizi cevaplara götüren ipuçlarıyla da yol katediyorsunuz.


Müge kendi sözleriyle çok güzel ifade etmiş toplantının özünü. "Neler oluyor bu toplantılarda diye merak edenler için, işin teorisi ile pratiğini birleştiriyoruz...aklımıza takılan ayağımıza dolanan mutlu olmamızın önünde engel gördüğümüz her ne varsa onları konuşuyor onlardan özgürleşiyoruz...grup içinde rahat edemem, ben özelimi konuşamam diyenlerdenseniz merak etmeyin istediğiniz kadar paylaşıyorsunuz... istemiyorsanız hiç paylaşmamanız da mümkün...başkalarından da öğrenmenin keyfini ve gücünü yaşamak için deneyimleyin derim, sonra siz karar verin." 



Mutluluk Kulübü on beş günde bir Şapka Danışmanlık'ta toplanıyor. Katılmak ve ayrıntılı bilgi almak için italik yazılara tıklayabilirsiniz. 






Raf'ta Lezzetler'in Öyküsü

Yorum Ekle
Yeni ve hoş mekanları gezmek ayrı bir keyif veriyor bana. Sanırım blog içeriğine gezi ve keşif yazılarını daha çok eklemem gerekiyor.

Sömestr tatilinde kızımla çok iyi vakit geçirdik. Bir çok yere gittik, gezdik, eğlendik. Bu yerlerden biri, sevgili arkadaşım Zülal'in tavsiye ettiği yeni açılmış bir mekanı ziyaretti.


Sarıyer ilçesinin yükselişte bir bölgesi olan Reşitpaşa'da henüz 2 ay önce açılmış bir cafe-restoran. "Raf". Bölge itibariyle bana gayet tanıdık gelen mekana, ilk görüşte ısınmam belki de bu yüzdendi. Evlendikten sonra ilk oturduğum ev bir kaç sokak ötedeydi. Dolayısıyla yeri bulmam çok kolay oldu. Hem sakin hem de merkezi bir bölge oluşu, Emirgan'a sahile yakınlığı, aynı zamanda mahalle kültürünün devamının sağlandığı bir yer olan Reşitpaşa, son zamanlarda birbiri ardınca açılan seçkin ve kaliteli mekanlarıyla popüler olma yolunda ilerliyor. Karaköy, Nişantaşı gibi semtlere alternatif olarak görülen semtin civar bölgelerden gelen pek çok müdavimi var.


Mekanın sahiplerinden Aygül Hanım'la tanıştıktan sonra, kendisiyle çok keyifli ve sıcak bir sohbet ettik. Ortağı ve aynı zamanda eski iş arkadaşı Başak Hanım ile açtıkları restoranın hikayesini Aygül Hanım'dan dinledik.

jaleceanne: Bir restoran açma fikri nasıl doğdu? Raf'ın kurulum aşamasından bahseder misiniz?

AA: Şarkı yarışmalarında söylenen 2 yaşımdan beri ayna karşısında mikrofonla şarkı söylerim gibi biraz benimki... İlkokul yıllarında çeyrek ölçüden kekler kurabiyeler yapardım kendime. O merak zamanla farklı mutfaklarında incelemeye, evde denemeler yapmaya dönüştü. Profesyonel iş hayatında beyaz yakalı olsam da ömrümün geri kalanını pasta ve yemek kokuları ile geçirmek istediğimi fark ettiğim zaman çalıştığım şirketten ayrılarak MSA’nın İşletmecilik programına kayıt olup gastronomi alanında daha profesyonel bir yol çizdim kendime.

Başak da o sıralar doğum iznindeydi, benim heyecanım onu da sardı ve daha önceden onun da hayali olan bu yola birlikte baş koyduk.

jaleceanne: Başak Hanım ile de iş hayatınızdan tanışıyorsunuz zaten. Çok yerinde bir buluşma olmuş sizinki. Peki semt olarak neden Reşitpaşa'yı seçtiniz?

AA: Burada oturan bir mimar arkadaşımız Reşitpaşa’daki mahalle ortamından bahsetti. Yapmak istediğimiz işi biliyordu ve bölgede bu yönde bir eksiklik olduğunu söyledi, hatta nokta atışı yaparak şu an bulunduğumuz yere bakmamızı önerdi. Hem mekânı hem de Reşitpaşa’yı çok sevdik ve hayallerimize zemin olabileceğine inandık. Şu anda da doğru karar verdiğimizi daha da net hissediyoruz.





jaleceanne: Farklı lezzetler sunarak, müşteriyi memnun etmek, olağanüstü lezzetler ortaya çıkarmak...Sanırım burada yaptığınız şeylerden biri bu. Yemeklerinizin yapım sürecinden bahseder misiniz? 

AA: Sektöre iddialı bir giriş yapmak için iddialı bir ekiple çalışmanın doğru olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle profesyonel destek aldık ve almaya da devam ediyoruz. Gastronomi pazarlama danışmanlık firmamız Dudetable ve menü danışmanımız Şef Aydın Demir ile bir arada nelerin Raf'a yakışacağına, bizim neler sunmaktan keyif alacağımıza karar verdik. Ana yemek, zeytinyağlı ve mezeleri hazırlayan şefimiz The Ritz Carlton otelinden geldi. Patisserie ürünlerini hazırlayan şefimiz ise Hilton Oteli’nden geldi. Şeflerimizle birlikte sürekli mevsim malzemelerini kullanarak menüyü canlı tutmaya çalışıyoruz.

jaleceanne: Menünüzde neler var?

AA: Sabit bir menümüz yok. Mevsim malzemeleri ile hazırladığımız günlük çıkan sıcak yemeklerimiz ve hem rafta servis yaptığımız hem de misafirlerimizin evlerine alabileceği Türk mutfağı ve dünya mutfaklarından hazırlanmış mezelerimiz var. Mezelerimize örnek vermek gerekirse Osmanlı'dan günümüze ulaşmış vişneli yaprak sarma, kaskarikas gibi klasik mezelerin yanında pancarlı kinoa salatası, narlı tabule salatası gibi mezeler... Rozbifli flatbreadler, anne köftesi, söğüş dil sandviç, patatesle fırınlanmış somon gibi sıcak yemekler... Közlenmiş biber çorbası, brokoli çorbası gibi günlük değişen çorbalar... Pattisserie kısmında ise anne poğaçası ile başlayan gün Paris’teki eşdeşlerini aratmayacak lezzette ekler, balkabaklı cheesecake, charlotte, beyaz çikolatalı brownie, tahinli kurabiyeler, biscotti vb... yer almakta.
jaleceanne:  Hedef kitleniz kimler? Ya da Raf'ın hitap ettiği bir müşteri portföyü var mı?

AA: Kaliteli ürünlerle hazırlanmış lezzetli yemek yemeği isteyen herkes diyebilirim aslında. Özellikle mahalleye hitap etmek istiyoruz, Reşitpaşa, Emirgan ve İstinye bizim öncelikli misafirlerimiz..




jaleceanne: Hizmet ve kalite politikalarınız nelerdir? Raf'ı farklı kılan nedir?

AA: Ürünlerimiz burada, endüstriyel malzemeler kullanılmadan evlerimizin mutfağındaki malzemelerle hazırlanıyor. Gıda boyaları, aroma ve benzeri katkı malzemelerinden uzak duruyoruz. Margarin değil tereyağı kullanıyoruz, zeytinyağımız doğal üretim ve Çanakkale’den getirtiyoruz. Kullandığımız malzemeler konusunda çok hassas davranıyoruz.
jaleceanne: Beni de buraya çeken en başta sebeplerden oldu bu farklılığınız. Kaç kişilik bir ekiple çalışıyorsunuz Aygül Hanım?

AA: Toplamda 7 kişilik bir ekibiz.

jaleceanne: Sektör değiştirmiş bir kişi olarak her iki çalışma hayatınızı karşılaştırabilir misiniz?

AA: Kurumsal hayatın ve kendi işini yapıyor olmanın sorumlulukları ve dinamikleri çok farklı. Benim için en temel fark kurumsal bir şirkette şirketin kurumsal kimliği çerçevesinde hareket etmek durumunda olmanız, kendi işinizde ise oyunun kurallarını siz belirliyorsunuz ve benim için böylesi çok daha keyifli.

jaleceanne:  Son olarak neler söylemek istersiniz?

AA: Bu güzel söyleşi için teşekkürler :)
Raf bahçe. Yaz aylarında çok keyifli olacak gibi :)))) 




Aygül Hanım ve Başak Hanım başta olmak üzere tüm Raf ekibine teşekkür ediyoruz. Birbirinden lezzetli ürünlerini mutlaka denemenizi, Raf'ın hoş ortamında vakit geçirmeyi deneyimlemenizi  tavsiye ediyoruz.

Ulaşım ve detaylı bilgi için: https://www.instagram.com/explore/locations/1020813482/