Lunapark Gezegeni Oyunu

Yorum Ekle
Tüm çocukları tiyatroyla buluşturmayı hedefleyen Zorlu Çocuk Tiyatrosu, gerek sergilediği oyunların kalitesi, gerekse ücretsiz olarak verdiği bu hizmetle pek çok anne babanın çocuklarını götürmeyi tercih edecekleri bir yer olarak bana göre başı çekiyor. Öyle ki sırf çocuğun TV'de izleyip sevdiği bir çizgi film karakterinin tiyatro oyununu sergileyip, hiç de karşılığını alamadığınız bir parayla sunulan hizmetle bunu kıyaslamak bile gereksiz. Geçtiğimiz aylarda "Harika Kanatlar" oyununa götürdüğümü hatırlıyorum da, gerçekten hiç bir şeye benzemiyordu. Gerçi İpek karakterleri görünce heyecanlanıp sevindi ama konu ve oyun işlenişi onun bile pek ilgisini çekmedi.

Cumartesi günü Zorlu Performans Sanatları Merkezi'nde gittiğimiz oyunun adı "Lunapark Gezegeni" idi. Dekor ve kostümleriyle oyun ilk etapta ilgimizi çekmeyi başardı.  Oyunculuk ve harcanan emek oyunu kaliteli kılan etmenlerdendi. Konusu da hayli eğitici ve ilginç olunca oyunu sevmem kaçinilmazdi.  Ancak değinmek istediğim bir nokta var. Neden çocuk oyunlarında korku unsurunu bu kadar abarttiklarini merak ediyorum. Bence gereksiz yerlere sırf çocukların ilgisini çekmek için yerleştirilmiş korku unsuru, ilgi çekmekten ziyade ilgi dağıtıyor. En azından bizim için öyle. İpek bir kaç defa oyundan çıkmak istedi. Halbuki oyun korku üzerine kurulmamış ve güzel bir konu işlemeye çalışmış izlemeye değer bir oyundu. Neyse ki sonuna kadar izleyebildik.




Bu fotoğraftaki çekingen duruşunun sebebi, bazen biraz korku veren dedektif karakteriydi :))

Çocuk karakterlerle sorunsuz çekilen fotoğraflar


Oyunun konusuna gelirsek: Şehrin tüm çocukları Lunapark Gezegeni'ne gitmek için sıraya girmiştir. Bu gezegene gitmenin tek şartı hayallerini vermektir. Biri hariç tüm çocuklar da sınırsız eğlenebilmek için hayallerinden vazgeçerler. Sançoz Dedektif ile birlikte çocukların hayallerini ve tüm dünyayı kurtarmak için büyük bir maceraya atılırlar. 4 yaş ve üzeri seyircisine hitap eden oyun, çocuklara hayal kurmanın ne kadar da önemli olduğunu anlatıyor. Sanatın eşsiz güzellikleriyle buluşturan oyun ayrıca son derece öğretici bir çok mesaj içeriyor.

Lunapark Gezegeni Mayıs sonuna kadar her Cumartesi-Pazar saat 12'de 
Zorlu PSM'de sahnelenmeye devam edecek. Ancak biletleri çok önceden temin etmeniz gerekiyor. Haliyle ilgi oldukça yoğun. 

Oyunu izledikten sonra Zorlu'nun alt katındaki çocuklar için düzenlenen etkinlik alanında "Masallar Ülkesi" ne katıldık. Hayallerin önemi ve eşsizliği üzerine olan oyundan çıkıp başka bir hayal dünyasına yolculuk çocukların oldukça hoşuna gitti.
Önce minik bir peri,


ardından Pamuk Prenses kılığında fotoğraf çektirdi minik oyuncum.

Etkinlikte ayrıca boyama yaptılar.

Şirin minik evin içinde masal dinlediler

Çeşitli oyunlar oynadılar


Sahnede dans ettiler

Kostümünden ve aynalardan ayrılamayanlar :))))

Etkinlik sonunda katılımcılara kapağında fotoğraflarının bulunduğu bir kitapçık hediye ediyorlar;ki biz çok çok sevdik.


Masallar Ülkesi etkinliği hafta içi her gün 12-19, hafta sonu 12-20 saatleri arasında 8 Ocak'a kadar devam edecek. 

Hayallerle, sanatla, oyunlarla dolu güzel günler dilerim.....
Sevgilerimle......



İBS 2016

2 Yorum
Başarılı bir ekip ve organizasyonla gerçek bir emek harcanarak bu yıl da İBS fuar kapılarını ziyaretçilerine açtı. 16-17-18 Aralık'ta İstanbul Kongre Merkezi'nde gerçekleşen fuara henüz gidemediyseniz son günü yakalama şansınız var.

Sizi neler bekliyor diye bir göz atmak isterseniz buyurun fotoğraf ve notlarıma...
Öncelikle sevimli dostlar sizi karşılayacak.


Hemen sonrasında stantlar arası yolculuklara çıkacaksınız. Yolculuk diyorum çünkü burası gerçekten büyük bir yer ve bir gittiğiniz yere tekrar gitmek istediğinizde sağlam bir yön algısına da sahip olmalısınız. Şaka bir yana düzenli bir tur atmanızı tavsiye ederim. Yani bir yerden başlayıp belli bir düzen takip ederek yapabilirsiniz mesela. Aslında stantlar üzerinde numara ve rakamlar yazılı. Fotoğrafını çeker, tekrar dönmek isterseniz de okuya okuya da bulabilirsiniz. Ayrıca fuar girişinde alanın genel bir krokisi var. Bence onun da fotoğrafı yanınızda olsun.



Fuarı gezerken göz ardı etmemeniz gereken bir başka şey de söyleşiler. Birbirinden değerli konuklarla yapılan söyleşilere katılmak için hem panoları hem de duyuruları takip etmeniz yeterli. Yarım saatte bir gerçekleşen söyleşilerden hepsine yetişemesem de sevgili hassasanne Ece ve çocuk gelişimi uzmanı Özge'yi kaçırmadığıma sevindim.
Söyleşide çocuklara neden sınır koymamız gerektiği, sınırları belirleyip o sınırlar içinde özgürlük tanımamız gerektiği ve bunun da çocuğun kendine güvenmesine fırsat vereceğinden bahsedildi. Özellikle Özge'nin bahsettiği zaman sınırlandırması konusunu daha detaylı anlatmak isterim. Benim de tavsiyeye ihtiyaç duyduğum bir konu olduğunu fark ettiğimden, hem dinlediklerimi hem de fikirlerimi paylaşacağım bir yazı yazmak şart oldu.

Dr. Gökhan Mamur ve diyetisyen Dilara Koçak söyleşisinde ise yine kaçırılmayacak bir konu vardı: Beslenme. Çocuklarımızın karınlarının doyurulması ile beslenmesi arasındaki farkın beni nasıl etkilediğini söylemeliyim. Bu konuya da başka bir yazıda yer vermeye karar verdim. 
Bu güzel söyleşilerin aralarında stantları gezmeye devam ederken tanıdığım çok tatlı sevgili blogger annelerden Amine'nin (bohemother) yanına uğrayınca hem birbirinden hoş ve farklı bohemaksesuar ürünleri inceledim -ve elbette bisürü aldım :))- hem de fotoğraf çektirmeyi ihmal etmedim.

Yazılarından ve sosyal medyadan çok severek ve beğenerek takip ettiğim pedagog, akademisyen ve yazar Sevil Yavuz ile sohbet etme imkanı bulunca kaçırmadım. Üstelik kendisinin beklenen kitabı olan "Sihirli Öneriler"in fuara özel ilk kez okuyucularıyla buluşması  heyecan vericiydi.  

Sevil Yavuz kitabında, bilgi bombardımanı altında yönünü şaşırmış anne babalara mutlu çocuklar yetiştirmenin sırlarını veriyor. Muhakkak ki kitap okunduktan sonra hakkında bir yazı paylaşılacak. Başlamak için sabırsızlanıyorum.
Sevil Yavuz ayrıca fuarda 3 gün de ayrı konularda söyleşilerde bulunup, imza buluşmalarıyla okurlarıyla birlikte olacak.


Fuarda çocuklarınız için çeşitli etkinlik alanları mevcut. 



Oyun ve eğlence yalnızca çocuklar için değil, büyükler için de. Çeşitli oyun ve yarışmalarla ziyaretçilere renkli ve heyecanlı bir gün geçirtmek isteyen anlayışla İBS Anne Bebek Çocuk Fuarı Türkiye'nin en trend fuarı olarak yerini koruyor. 
 
Başta Boyut Grup ve Seçil Fida olmak üzere, fuarın organizasyonunda emeği geçen herkesi tebrik eder, başarılarının devamını dilerim.

Sevgilerimle.......


Şişli Oyun Kitaplığı Açıldı

Yorum Ekle
Dört senelik bir emek vardı. Düşünme ve plan aşaması çok daha öncelere dayanıyordur muhakkak. Ancak 4 sene önce Türkiye'nin bir çok yerinden insanlar bir araya gelerek internet üzerinden yazışmalarla ülkede çocuklara sunulan mekanların kısıtlılığı ve bu konuda neler yapılabileceği üzerine fikirler geliştirdiler. Proje koordinatörü sevgili Esra A. Duff önderliğinde çocuk kütüphanesi açılması için ilk olarak Kadıköy Belediyesinden söz alınarak önemli bir adım atıldı. Sonrasında kolay olmayan süreç başladı.
2013 itibariyle çeşitli etkinliklerle sesini duyurmaya çalışan projeye gönül verenler 23 nisan 2013'te  web sayfası kurarak faaliyetlerini arttırdı. ( http://kitapokuyancocuklar.org/ )
19 Mart 2014'te emek verilen bir sürecin neticesinde ilk meyve alındı ve Türkiye'nin ilk interaktif çocuk kütüphanesi Kadıköy Özgürlük Park'ında açıldı.
Türkiye'nin bazı il ve ilçelerinde farkındalık yaratılmaya devam edildi. Beşiktaş Belediyesinden de onay alındı. Aralık 2014'te Beşiktaş belediyesi ile görüşülüp yer gösterilmesi için beklenmeye başlandı. Ancak henüz uygun yer bulunamadığından proje şimdilik beklemede.

Bu sırada Şişli Belediyesi ile de görüşmelere başlanmıştı. Türk çocuk edebiyatının önemli isimlerinden Tülin Kozikoğlu Şişli'de açılması planlanan oyun kitaplığı için verdiği emeklerle, bu işe inanıp engelleri aşmada yardımcı olan Nazlı İnönü'nün desteğiyle 3 Aralık Cumartesi günü Şişli Belediye başkanı Hayri İnönü'nün  açılışını yaptığı oyun kitaplığı hizmete girdi.
Açılışa yetişemedim ama ekibim ile birlikte içeriye ilk girenlerden olabilmiştim. Sevgili Esra'ya ulaşmak ve bir an önce bu güzel heyecanı onunla paylaşmak istiyordum.
İlk kitaplığın açılışında yoktum. Hatta o zamanlar haberim de yoktu bu proje ve etkinliklerden. Daha sonra yani 2014 yılında aralarına katıldığım ekibin başarıyla sonuca ulaştırdığı Şişli Oyun Kitaplığı projesinin ortaya çıkış aşamalarına tanık olabildiğim için kendimi şanslı hissediyor ve bir yandan da bu şahane ekipten biri olmakla gurur duyuyordum.

Esra, ben ve Beşiktaş ekibinden Leyla.
Kitaplığı alt kattan gezmeye başladık. Yukarı kata çıkan merdivenlerin altına bir perde çekip, orayı bir çeşit gizli bölme, çadır, gizemli oyun alanına çevirmişler. Orayı görünce aklıma ilk  Harry Potter filmi ve Harry Potter'ın teyzesinin evindeki merdivenin altında yer alan kuytu köşesi geldi. Bence fikir harikaydı.
İpek ve arkadaşı Eymen'in de en sevdiği yerlerden biri oldu.

Alt katta bir bölüm kitaplara, masa ve sandalyelere ayrılmıştı.



Bir bölüm de oyuncaklar ve oyun alanına...

Üst kat ise, bebek emzirme, alt açma bölümlerine, daha küçük çocuklara uygun oyuncak ve kitaplara yer vermiş. 
Küçük bir mutfak bölümü de var. 
Açılış günü çocuklar için çeşitli sürprizler de hazırlanmıştı. 
Çocuklar önce, masal anlatıcısı sevgili Nazlı Çevik Azazi'yi keyifle dinlediler. 
Ardından hep birlikte fotoğraf çektirdiler. 
Daha sonra Oyun Kitaplığı'nın maskotunun çizeri Esra İlter Demirbilek çocuklarla çizim atölyesi yaptı. 

Sevgili Tülin Kozikoğlu çocuklara Peli'nin dondurma macerasını okudu.  

Ve ardından dev dondurma etkinliği düzenledi çocuklarla birlikte. 

Son olarak Yusra Ceylan Taran ( Kitap Okuyan Çocuklar Doğu Koordinatörü ) kendi yaptığı kuklalarla çocuklara Koş Balkabağım Koş kitabını canlandırdı. 


Sabah açılışla birlikte içeriye girdiğimiz oyun kitaplığından öğleden sonra saat 4 gibi zor ayrıldık. Son derece renkli, eğlenceli, oyun ve kitap dolu bir gün geçirdik. Oraya çocuklarıyla giden aileler eminim ki aynı memnuniyetle geçirecekler zamanlarını. Özellikle kış aylarında evlere hapsolmuş, doğru düzgün sokak yüzü görmeyen ( sokakta oyun oynamayan ) çocuklar için akranlarıyla birlikte vakit geçirmek enerjilerini olumlu yönde harcamalarına imkan sağlarken, ailelere de ücretsiz etkinlikler yapabilecekleri, sosyalleşebilecekleri bir yer sunma anlamında önemli bir boşluk dolduracaktır.

Dilerim bu gibi yerleri başta Beşiktaş ilçesi olmak üzere ( o kadar zamandır çabalıyoruz ), bir çok il ve ilçede görmeye başlayacağız. 

Küçük bir değişimle başlar her şey.
Ve belki bu küçük değişimler, çok büyük değişimlerin minik adımlarıdır. 

Sevgiyle ve Emekle....