Sosyal Medya Kullanımı Toplumumuzda Neden Bu Kadar Yaygın?

2 Yorum


Toplum olarak bu sosyal medya bağımlılığımızın nedenlerini düşündüm. Önceleri çok kızıyor, ne kadar görgüsüz bir toplum olduğumuzu düşünüyor, asosyallik ve bir takım kişilik bozukluklarına sahip olduğumuza kanaat getiriyordum.


Ancak olayın farklı bir boyutunu keşfettim. Şöyle ki; Akıllı telefonlardan önce de uzun zamandır biz toplum olarak eski geleneklerimizi, değerlerimizi yitirmiş, hayatın şartlarıyla mücadele ederken, var olmaya çalışırken kendimizi dahi unutmuştuk. Gittikçe azalan sohbetlerin, ziyaretlerin yerini en çok da Tv almıştı. Sonra akıllı telefonlar çıktı ortaya. Gittikçe gelişen teknolojisiyle öyle bir noktaya vardı ki artık herkes sosyalleşip birbirinden an be an haberdar olmaya başladı.

Bu yeniliklerle birlikte eski alışkanlıklar ve ihtiyaçlar yeniden su yüzüne çıktı. Toplum olarak kim nerede ne yapmış bilmeyi, ne almış, nereden almış sormayı ve pek çok şeyi paylaşmayı seven insanlar olduğumuzdan bu akılı aletler hayatımızın vazgeçilmezleri oldu. Öyle değil mi? Nerede uzun zamandır görmediğin haber almadığın akraban, eşin, dostun var, anında haberdar oluyorsun şimdi nerede ne yapıyor, neler oluyor hayatında vs…Hele son icat periscope uygulaması ile, takipçilere canlı bağlanılarak olaya son nokta konuldu. Değil mesaj, değil konuşma artık bağlan canlı yayına, kime ulaşmak istiyorsan anlat derdini. 

Öncelerden yeni bir şey mi alındı, saç modeli mi değiştirildi, mobilya mı yenilendi, herkesler görsün istenirdi. Bu toplumun adeti değil miydi kız evlenmeden önce yapılan çeyizi eve serip tüm köyü çağırıp seyrettirmek? Ne farkı var şimdi sosyal medyayla duyduk duymadık demenin? Şimdi bu fırsat teknolojik olarak ayağımıza,  pardon elimize geliyor. Çat kapı gidilip yapılan komşu sohbetlerinin yerini, şimdi çeşit çeşit gruplar ve forumlar aldı. Birbirini tanımayan kimseler de sohbet eder, sırlarını anlatır, içlerini döker oldu. Yani açıldıkça açıldık. 
Bu sosyal medya önemli bir açığı kapattı cancağızım. O kadar hasret kalmışız görmeye, paylaşmaya, göstermeye(gösteriş yapma anlamında) dedikoduya, sohbete, vıcık cıcık olmaya ki sosyal medya imdada yetişti bu anlamda.

İyi yanından bakacak olursak, daha çok güçlenen ilişkiler de oldu. Birbirini aramaya sormaya üşenenler parmak ucuyla tüm hayat hikayesini öğrenmeye başladı merak ettiklerinin. Eski dostlar arandı bulundu, yeniden irtibata geçildi. (Bu açıdan hele çok memnunum ben. Eski dostlarımla yıllardan sonra yeniden bir araya geldik.) Sosyalleşme tavan yapmaya başladı. Görücü usulü evlenme bile yerini sanal alem çöpçatanlarına bıraktı.

TV değil artık kolay yoldan şöhret olmanın yeri. Bir hesap açıp binlerce kişiyi sürükleyebiliyorsun ardından. Tanınmak, adını duyurmak, yaptığın işi anlatmak, ticaret satış hepsi yerini buldu sanal alemde.


Evet biz toplum olarak sosyal medyayı sanal alemi çok sevdik. Sıcak kanlı, heyecanlı, sosyal olmayı seven, yakın ilişki meraklısı insanlar olarak yıllardır var olan önemli bir açığımızı kapattık. Mahalle kültürünün, komşuluk kültürünün, yakın akrabalık ilişkilerinin yerini sanal alem, sosyal medya aldı. 

Elbette ki gönül isterdi her şey eskisi gibi olsa. Canlı, yüz yüze sohbetin yerini ne tutar? Arayıp sormanın, gidip görmenin yerini tutar mı iki atılan mesaj, beğenmeler, sanal sohbetler? Ama diyorum madem ki toplum olarak zaten gelmişiz bu yalnız hale, bırak bir şekilde ucundan kıyısından tutabiliyorsak ilişkileri sıcak, varsın sanal olarak, devam etsin, ne çıkar?



2 yorum

Bir süre sonra bununda modasının geçeceğini düşünüyorum. Facebook falan kalmaz bir süre sonra, zamanında nelerin geldiğini nelerin gittiğini gördük.

Evet doğru hızlı tüketen bir toplumuz aynı zamanda. Ancak hiç faydaları yok da değil sosyal medyanın.
Teşekkürler...

Yorum için açıklama