Sakin Yaklaşabiliyor Muyuz?

8 Yorum


"Çocuğunuzun dikkatini çekmek istiyorsanız fısıltıyla konuşmayı deneyin. Yüksek sesle konuşmanın gerektiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz çünkü bağırmak çocuğu korkutmaktan başka bir işe yaramaz. Hatta bunu sık sık duyarsa artık umursamaz hale bile gelebilir. Öte yandan fısıldayarak konuşmak ise muhakkak ilgisini çekecektir. Size yakınlaşıp ne dediğinizi anlamaya çalışacaktır. Aynı zamanda "sır, özel, gizli, sihirli" gibi kelimeler, ardından heyecan verici bir şeyler geleceğini düşündürerek çocukların ilgisini çeker."

 Bunu okuduğumda çok mantıklı gelmiş, aslında bağırmanın yalnızca kendimizi rahatlatmaya çalışma yöntemi olduğunu düşünmüştüm. Çünkü işe yaramadığı açıktı. Aynı hataların tekrarlanmasının yanı sıra, duyulan vicdani rahatsızlık hooop yeniden her şeyi başa döndürüyordu. Zaten öfke ve kızgınlık ne zaman rahatlatmıştı ki insanı? Her  sinirlenip kızdığımızda aslında kendimize de zarar vermez miyiz? Üstelik karşımızda kızdığımız kişi, belki de henüz pek çok şeyin idrakinde olmayan, tek bildiği oyun ve eğlence olan bir minik insan, canımız can parçamız. Hele bir de model olma durumu var ki, o da fena. Sizden gördüğü davranışları modelleyip uyguluyor ya bu yumurcaklar işin bir de o boyutu var. Sonra başlar yumurta mı tavuktan tavuk mu yumurtadan mevzusu. 

Kısık sesle konuşmak gerçekten bir çok yerde işe yarıyor. Oyun gibi geliyor bir kere. Zaten çocuğa oyunla yaklaştın mı kazandın. Hayatı oyun yoluyla daha kolay algılayıp öğrenen çocuklar bu sayede bizimle daha rahat uzlaşabilecek. Çünkü aynı dilden konuşuyor gibi olacağız. Şimdiye kadar bunu başarabildiğim her seferinde işe yaradı. Başaramadığım zamanlar kendimi bu oyuna dahil edemediğim, tam bir yetişkin gibi olup, istenmeyen bir durumla karşılaşıldığında akla gelen ilk dürtü olan kızgınlık ve sinirlilik haline kapıldığım ve çıkış yolu aramaya halim olmadığı yorgun zamanlarım. Halbuki daha çok yorulacağım diğer türlü biliyorum. Ona kızmamla sorun çözülmeyecek hatta güç gösterisine dönüşüp daha çok zorlaşacak.Böyle durumlarımda da kendimi o ortamdan çıkarmaya zorlar ve sakin bir şekilde yeniden yaklaşmaya çalışırım. Belki bu yolla istenmeyen durumun gerçekleşmesini engelleyemesem de, en azından önüne geçebildiğim şey aramızdaki çatışmayı kaldırmak ise o bile olumlu bir şey bence.

Çocuklarla iletişim gerçekten sabır istiyor. Uyguladığınız bir yöntem her zaman aynı sonucu vermeyebiliyor. Üretkenlik ve yaratıcılık sınırlarınızı zorlamak gerekse de, sonunda bu uğraşa değdiğini kendiniz de gözlemliyorsunuz. 

Doğrusu hiç birimiz mükemmel değiliz. Elbet hatalarımız olacak. Ancak siz de benim gibi sürekli kendini geliştirmeye çalışan, alternatifler arayan, hem kendi hem de çocuğunuzun ruh sağlığını olumlu etkileyecek çözümler arıyorsanız, paylaştığım öneriler belki işinize yarayacaktır. 
Sizler de karşılaştığınız zorluklar ve mücadele yöntemlerinizi paylaşır, fikirlerinizi yorumlarınızla belirtirseniz sevinirim. Hepimizin birbirinden öğreneceği şey çok. Öyle değil mi?

Sevgilerimle....

8 yorum

Yazılarını okudukça, ne kadar benziyoruz seninle, diyorum her seferinde.
Çocuklarımızla öğreneceğiz, onlarla törpüleyeceğiz sivri yanlarımızı. Aslında bunu senin daha rahat yapmak lazım bir öğretmen olarak. Okulda öğrencilerine, evde kızına olduğu kadar sabırsız sinirli vs davranabiliyor musun mesela

Yazılarını okudukça, ne kadar benziyoruz seninle, diyorum her seferinde.
Çocuklarımızla öğreneceğiz, onlarla törpüleyeceğiz sivri yanlarımızı. Aslında bunu senin daha rahat yapmak lazım bir öğretmen olarak. Okulda öğrencilerine, evde kızına olduğu kadar sabırsız sinirli vs davranabiliyor musun mesela

uzun zaman bağırarak kendimi anlatmaya çalışmak en büyük sorunumdu sanırım. Bazen sabır sınırlarımız sanırım çok daralıyor. Sonra bir yerde okudum, bağırarak söz dinlettiğinizde çocuklar buna alışıyormuş ve farklı bir şekilde dinlemiyormuş. Biraz daha sakin olmaya çalışıyorum bir süredir. Bu fısıldama tekniğini de deneyeyim bari arada :)
sevgiler
şafak

blog keşif etkinliğinden geliyorum. Blogunuz baya verimli çok hoşuma gitti. Bende beklerim :)

www.dsgnmariposa.blogspot.com.tr

Hoşgeldiniz bloguma. Ne mutlu bana. Ben de incelemek için blogunuza göz attım ve artık takipteyim. Başarılar dilerim :)))

Evet haklısın canım. Sanırım okuldayken gösterdiğim sabir artık evde daha çok taşıyor. Ama işte dediğin gibi törpülemeye çalışıyoruz.

Tabii tabii bağırmak belki ancak o anda bize iyi geliyor. Sonrasında onlara da kötü bize de :(((

Yorum için açıklama