Temmuz'dan Derlemeler

Yorum Ekle
Temmuz Deneyim ve Tavsiyeler

Kitap
Mutluluk Kulübü

Bu kitapla tanıştığım için çok mutlu ve şanslıyım. Kişisel gelişim kitapları hepsi birbirinin aynı gibi gelebilir. Ama bu kitabı okurken başka bir şey hissettim. Sanki benim için yazılmıştı. Aklımı kurcalayan, beni rahatsız eden duygu ve düşüncelerimi tahlil etmişti sanki. Sunduğu çözümler ve öneriler o kadar doğal ve akışına göre ki sana bir şey dayatmıyor. İster istemez hak vermek durumundasın. Zaten çözüm ve öneri de getirmiyor kitap. Başka bir pencere açıyor sanki kafanda. Tekrar tekrar okumak istediğim bir kitap. Bu ayki kitap tavsiyem Mutluluk Kulübü. Bu kulübe herkes davetli.

Film
Sinemaya gidecek fırsatım ve halim yoktu elbette. Yine evde izlediğim bir filmi paylaşayım.
Birdman
Birdman 2015 yılında en iyi film Oscar ödülünü kazandı. Ayrıca en iyi yönetmen ve en iyi senaryo dallarında da Oscar'ın sahibi oldu. O zamandan beri izlemek isteyip merak ettiğim filmi nihayet izleme fırsatı bulabildim. Filmde beni çeken ise eski bir aktörün yeniden tiyatro ile var olma çabasıydı. Yer yer durağan ve kopuk bulmuş olsam da film kendini sonuna kadar izlettirdi. Ama en iyi film olabilecek bir film mi derseniz, bence değil. İzlememek de bir kayıp değil.





Konser



Zaz- Yarın akşam Harbiye Açık Hava Tiyatrosunda konser verecek olan Zaz'ı ilk kez dinlemeye gideceğim için çok heyecanlıyım. 
İstanbul'da olanlar için harika bir fırsat. Üstelik ben bu fırsatı  Özdilek AVM'nin düzenlediği kampanya (400TL ve üzeri alış veriş yapan herkese iki kişilik konser bileti hediye)  ile kazandım. Hem de bir taşla iki kuş misali. Eşime doğum günü hediyesi ve ikimize konser bileti :)))))

Mekan
Bunca zaman methini duymuştu da fırsat bulup gidememiştim. Evlilik yıl dönümümüzü kutlamaya Tarabya'da Set Balık Restorana gittik. Bu ay ki mekan önerime eklemek isterim. Güler yüzlü ilgili servis, kaliteli hizmet ve lezzetli menüsüyle favorilerim arasına girdi. 



Dizi

"Breaking Bad" adlı diziyi bitirdikten sonra ne izlesek arayışına girdik. Araştırmalarım sırasında "Once Upon A Time" ilgimi çekti. Fantastik film sever olduğumuzdan  masalları konu alan bu diziyi izlemeye başladık. Henüz ilk sezondayız ancak gayet keyifli gittiğini söyleyebilirim.




Tatil

Temmuz başında çıktığımız ve babamın sağlık sorunları sebebiyle erken döndüğümüz tatil ile ilgili bir kaç görüşümü bildirmek isterim. Yer olarak Bodrum'a gitmeye karar vermiştik. Oteli ise sevgili arkadaşım Elif'in tavsiyesi üzerine seçtik. Gümbet'te Isıs Hotel&Spa çocukla gidip rahat edebileceğiniz bir otel. Oldukça büyük bir tesis. Denizi güzel. Hem çocukla kum, sığ deniz ihtiyacınızı karşılıyor, hem de iskele tarafından rahatlıkla derin sulara girebilme şansınız var. Ultra her şey dahil konseptiyle çalışan otelde ayrıca dört farklı alakart restoran bulunuyor. Bir hafta içinde her birine bir kere önceden rezervasyon yaptırarak gidebiliyorsunuz. Bu da sürekli açık büfe servisinden hoşlanmayanlar için hoş bir alternatif bence. Gelelim çocuk dostu olma durumuna. Çocuklar için düşünülmüş animasyon ve eğlencelerin yanı sıra çocuğunuzu gün içerisinde bırakabileceğiniz Mini Club hizmeti, ihtiyaç halinde iyi bir alternatif olabiliyor. 
Not: Özellikle Spa paketlerinden birini seçip, kendinize bu iyiliği mutlaka yapın derim. O gün muhteşem ve son derece rahatlamış hissedeceksiniz. 

Bu aylık da bu kadar. Sağlıcakla ve hoşçakalın...Sevgilerimle...

Jaleceanne 2 Yaşında

5 Yorum
16 Temmuz 2012...    Bir melek doğdu. Bir mucize oldu. Dünyamıza geldi. Hayatımızı değiştirdi. Bir tanecik kızımız dünyaya geldikten sonra, blog yazma hikayem başladı. Ve ilk yazımı 16 Temmuz 2013 tarihinde yayınladım. Yani geçenlerde kızımızın doğum günü ile birlikte kutladığım bir doğum günü daha vardı. Jaleceanne blog sayfası. İyi ki böyle bir karara varmış, blog yazmaya başlamışım. Yazmak bana hep iyi gelmiştir. Üstelik yazdıklarım şimdi de yüzlerce okuyucum tarafından da takip ediliyor. Yazdığım, paylaştığım ve elimden geldiğince, aklımın yettiğince ulaştığım insanların beğeni ve yorumları bana güç verdi.

Blogumun doğum günü için en güzel hediyeyi de bana sevgili "Happy Nest" ailesi verdi. Happy Nest her ay yayınladığı gazetesinin Temmuz sayısında "Jaleceaane"ye yer verdi. Bu güzel ve anlamlı hediye için kendilerine bir kere daha teşekkür ediyor ve bana ayırdıkları sayfayı burada paylaşıyorum.



Bugün aynı zamanda jaleceanne blogumun da doğum günü. İlk yazımı yayınlamamın üzerinden iki sene geçti. 2. yaşını kutladığım blogum da bir çocuk gibi ilgi, özen, sevgi, fazla mesai,bilgi ve içgüdü sahibi olma gereklilikleri taşıyor.

Merhaba,

Kendini tanıtmakta zorlanır mı insan? Bir kaç cümleyle sınırlanmak durumundaysa evet. Önce klasikten başlayayım, sonra devamı nasılsa gelir diyelim.

1974 İstanbul doğumluyum. Bir kaç iş tecrübesinden sonra, mezun olduğum fakültede formasyon dersini ne olur ne olmaz diye almış olmam neticesinde,  "öğretmen olmayacağım ben, filoloji okudum, öğretmenlik değil" dememe rağmen İngilizce Öğretmeni oldum. İlk, orta ve lisede çeşitli okullarda öğretmenlik yaptım. Halen Anadolu Lisesinde öğretmenlik yapmaktayım.

2012 yılında kızım İpek'i dünyaya getirdikten sonra, uzun yıllar beklediğim yavruma kavuşmuş olmanın mutluluğuyla işime bir süre ara verme kararı aldım. Kızıma kendim bakmak, üç yaşına gelene kadar her şeyiyle bizzat kendim ilgilenmek istedim.

Hamileliğim boyunca da izinliydim. Çünkü riskli bir gebelik geçiriyordum. Bu süre zarfında bol bol dinlenerek, okuyarak ve araştırarak, kendimi anneliğe hazırlayarak sakin ve huzurlu bir dönem geçirdim. Eşim sürekli kitap okuyup araştırdığımı görünce "Bu kadar çok şey okudun, öğrendin, inceledin, neden sen de bir blog açıp bu bilgi ve deneyimlerini paylaşmıyorsun ki" demesi, bütün bunlar ve sonrasında yaşadıklarım, edindiğim tecrübeler öyle bir birikim yaptı ki bende, paylaşma ihtiyacı hissettim. Başlarda "Yapabilir miyim ki, çok fazla zaman ayırmak gerekir o öyle kolay bir şey değil" dememe karşın, bir gün oturdum doğum hikayemi yazmaya başladım. Yazdıkça yazasım geldi. Sonra lohusalık dönemi, bebek alış verişi derken  kızımın 1. yaş günü olan 16 Temmuz 2013'te blogum yayın hayatına başladı. Önceleri ayda bir yazarken, yavaş yavaş yazılarımın sıklığı arttı. Haftada bir derken neredeyse her gün yazdığım bir dönem oldu. Peki neler yazdım ve yazıyorum.

Hamilelik süreci, lohusalık, annelik ile ilgili yazılar, bebek çocuk sağlığı, eğitimi, yapılan etkinlikler, çocuklarla gezilebilecek yer önerileri, ve tüm bunlarla beraber kendi duygu dünyamı zaman zaman paylaştığım, mesleki tecrübemi de katarak eğitim, yabancı dil eğitimi ile ilgili önerilerde de bulunduğum. sürekli güncel tutmaya çalışıp bir çok kişiye ulaşmayı amaçladığım bir kanal oldu.

Şimdi sizlere de ulaşmama olanak sağlayan Happy Nest'e çok teşekkür eder, blogumda ve sosyal medya hesaplarımda sizlerle de iletişimde olmaktan mutluluk duyarım.

                                                        Sevgilerimle....

Blog: http://jaleceanne.blogspot.com.tr/
Facebook: https://www.facebook.com/jaleceanne
Twitter: https://twitter.com/jaleceanne
Instagram: https://instagram.com/jaleceanne/






Anne Oldum

5 Yorum
 Saatler süren uzun bir gecenin ardından, ıslak, yapış yapış, ürkmüş, tedirgin gözlerle bana bakan bir canlı koydular göğsümün üstüne. " Anne yardım et" diyordu bu gözler yeni geldiği ve ne olduğunu anlamadığı bu dünyada. İşte o an tüm diğer anıları silip, o ana odaklanıp, yüreğimi kocaman açarak "buradayım ve hep olacağım" diyorum. Anne oluyorum.

Bu öyle bir duygu olarak devam ediyor ki; hayatınız boyunca kulağınızda çocuğunuzun "yardım et" sesini, belleğinizde çaresiz bakan gözlerini görüyorsunuz. Her an yardımına koşmak, ona çare olmak, tedirginse korumak, kollamak istiyorsunuz. Bu yazdıklarımın çoğunu yaşamadım henüz. Kızımız bugün 3 yaşını dolduruyor. Ama eminim ki böyle bir his, ömür boyu yaşayacak olduğum. Eminim ki annenin gözünde hiç büyümüyor çocuk. Yeni doğduğunda, bakışlarındaki o ifade olacak bellekte kalan. Bir göbek bağını kesmekle ayrıldığı zannedilen çocuk, annenin bedeninden, zihninden, ruhundan kopamayacak.

Anne oldum. Her anne gibi ilk hedefim hep elimden gelenin en iyisini çocuğum için yapmak oldu. Yorgunluğumu ve sabrımın kalmadığı zamanları telafi eden, annesine doğru koşarak gelen, kocaman sarılan ve içten bir sesle "anne" diyen kızım oldu.

Anne oldum. Kendime kızdığım, hiç bir şeye yetişemediğim, eskiyi özlediğim, yorulduğum, tükendiğim anlar oldu. Bana bağlı bir varlığın sorumluluğu altında kaldığım zamanlar oldu. Aşılmayacağını sandığım sorunlar, hayal kırıklıklarım oldu.

Her zaman söylediğim şey ise "İyi ki doğdun kızım" oldu.

İyi ki doğdun bir tanemiz, can tanemiz, inci tanemiz. Seni çok seviyoruz.

Biraz Mola

Biraz Mola

Yorum Ekle


Uzuuun süren hastalık süreci, tatili ertelesek mi düşünceleri ve sonunda yarın yola çıkma kararı ile tatil başlıyor. Umarım orada iyileşir, ne zamandır beklediğimiz tatilin tadını çıkarabiliriz. En az bir hafta belki 10 gün yokum. Bu süre zarfında post ve blog yazmayı düşünmüyorum. Hatta mümkünse sosyal medyadan da olabildiğince uzak kalayım diyorum. 


Ne kadar tutabileceğim kendimi göreceğiz...Görüşmek üzere.....Sevgilerimle.....