40'lı yaşlarda #güzelyaşa'mak

2 Yorum
Geçtiğimiz günlerde katıldığım bir panelde, gerek konuşmacılar gerekse konuşulanlar o kadar enerji verici ve pozitifti ki, ben de bu konuşmalardan bazı noktaları ve hislerimi yazarak burada paylaşmak istedim. Her biri kendi alanında doğru ve inandıkları işleri yapmış birbirinden değerli kadınlar hem yaşadıklarını anlattı hem de fikir ve önerilerini paylaştılar.

Önce 40 yaş bize neler çağrıştırıyor ona bakalım. #40 bence çok önemli bir sayı. Pek çok şeyi bu sayıyla biçmişiz. "Bir acı kahvenin 40 yıl hatırı vardır", "40 yıl düşünsem aklıma gelmezdi", "Bir şeyi 40 kere söylersen olur", "40'ı çıkmak", "40'lamak","Kılı 40 yarmak", "Kuyuya deli bir taş atmış 40 kişi çıkaramamış", "40 yılda bir", "40'lara karışmak" gibi sayısız deyim ve sözler var. Gerçekten de bir keramet var bu sayıda o belli....

Katıldığım panelin konusu da 30'lardan 40'lara yaş almak ve #güzelyaşa'maktı. Panele katılan isimler; Deniz Pulaş(ünlü manken), Banu Tozluyurt(yaşam koçu-kişisel gelişim uzmanı), Armağan Portakal(pazarlama profesyoneli-yaşam koçu), Elif Karakışla(güzellik merkezi yöneticisi), Pınar Doğan(bireysel pilates koçu), ve Berna Kasapoğlu Serdarlı(girişimci-ailemizletv-video sitesinin kurucusu) bol paylaşımlı bir sohbetle, izlemeye gelenlere keyifli dakikalar yaşattılar. Ben kendi adıma çok iyi hissettim diyebilirim. Hep inandığım "Hiç bir zaman geç değildir" söylemi vurgulandı en çok. Her biri kendi alanında başarılı işlere imza atmış değerli kadınlar, karşılaştıkları zorlukları, iniş ve çıkışlarını da paylaştığı konuşmalarında samimiyetleri ve esprili yaklaşımlarıyla salonda "biz bize" bir ortam yarattı.



Deniz Pulaş'ın konuşmasını çok fazla dinleyemedim. (Zira Anadolu yakasını çok fazla bilmeyen biri olarak panelin olduğu Kozyatağı Kültür Merkezi'ni bulmak biraz vaktimi almıştı. O yüzden panele geç kalmış, ilk konuşmaları kaçırmıştım.) Ancak kendisinin mütavazi ve esprili kişiliği salonda oldukça beğeni toplamış gibiydi. Mankenliğin yanısıra mani yazmaya ilgisi olduğunu öğrendiğimiz Deniz Pulaş birkaç manisini de bizlerle paylaştı. Yaşına inanmanın oldukça güç olduğunu söyleyebilirim. Demek ki neymiş? Önemli olan sayılar değil hissedip gösterdiğinmiş.

Banu Tozluyurt , kişisel gelişim üzerine verdiği "hayalime dokun" adlı pozitif kadın seminerlerinde, kişinin kendine inanıp mazeret üretmeksizin, isteklerini yapmasının öneminden bahsediyor. Dinleyenlerle, hikayesini ve yaşadıklarını paylaştığı konuşmasının ardından oldukça ilginç bir video izletti. İzlediğimiz videoda bir kadın ses yarışmasına katılıyor ve müthiş güzel sesi fark ediliyor. 47 yaşında olan bu kadını dinlemeden önce herkeste bir önyargı hakim. Ancak herşeyden önce kendine inanıp yeteneklerinin farkında olan kadın bir anda tüm ilgiyi üzerine çekiyor. Çok beğendim ve ben de burada paylaşmak istedim. Kadının özgüvenine ve inancına hayran kaldım. Herkesin içinde keşfedilmemiş bir yetenek vardır. En önemlisi de bunu önce kişinin kendisinin keşfetmesidir.


Armağan Portakal, hikayesini paylaşırken çok önemli bir noktaya değindi. 40 yaşından sonra rüzgar sörfü yapmayı öğrenmeye kalktığını anlattı. Önceleri başaramayıp rüzgarla mücadele ettiğini fark etmiş. Bir sonraki sene rüzgarla kardeş olarak uyum içinde hareket etmeye başlamış ve bu kez amacına daha rahat ulaşmış. Cümleleri aynen şöyleydi. "Rüzgar sen benim kardeşimsin. Seni kabul ediyor ve seninle birlikte hareket ediyorum" Yani kabul edip uyum sağlayarak amaca ulaşmak daha kolay. Önce kabulleniş, sonra harekete geçiş. Bence harika bir felsefe. 

Elif Karakışla sahibi olduğu güzellik merkezi ile amacının, oraya gelen insanlara kendini iyi hissettirmek olduğunu vurgularken, salonda bulunanlara minik tüyolar vererek, kendini önemseyip özel zaman ayırmanın ve mutlu etmenin gerekliliğinden bahsetti. "Daha çok uyu, dinlenmeye vakit ayır ve bol su iç" paylaştığı bazı önerilerdendi.

Pınar Doğan , pilates eğitmeni olarak hayatına yogayı da sokmuş ve iç enerjisini tüm bu bilgilerle birleştirmiş pozitif ve başarılı isimlerden biriydi. Omurga rahatsızlıklarında pilatesin faydalarından bahsetti. Ayrıca yoganın getirdiği manevi güçlenme ve vücut ritmini içsel enerjiyle birleştiren güç olduğunu da ifade ederek önce pilatesle vücudu forma sokup ardından yogayı da hayatımıza katmanın kazandıracaklarından bahsetti. Özellikle şu sözlerinin altını çizmek istiyorum. "Spor ve uyku konusunda bahane ve keşkeler olmasın. Sporu muhakkak bir şekilde hayatınıza sokmalısınız. Uyku ise bize bahşedilen bir mucize. Uykuya, yenilenmek ve tedavi olmak için ihtiyacımız var. Hele 40 yaştan sonra spor ve uykunun önemi iyice kavranıp asla ihmal edilmemeli.

Konuşmalarda önemle vurguladıkları şeylerden biri de 40 yaşın artık hiç bir şeyi "öylesine" yapmamak gereken bir yaş olduğu, kendine değer verip inanmanın önemi, "başkaları ne der" düşüncesinden sıyrılmanın tam zamanı olduğu ve paylaşmanın kazandırdıklarıydı. 40'lı yaşlar artık anlama ve paylaşma zamanı. Çünkü hepimizin birbirinden öğreneceği çok şey var. 
Yaşa takılan biri değilimdir pek. Sevgili ailemin genetik mirasına dayanarak yaşını göstermeyen biri oluşumun da payı var belki bilmiyorum ama yine de 40 yaş denince bir tuhaf olurum. Aslında giderek daha iyi anlıyorum ki 40 yaş idrak yaşı demek. 40 yaş olgunluğun zirvesi ve cesaretin başlangıcı demek. Farkındalığın  arttığı, kendini en iyi tanıyıp anladığın yaş demek.



Ailemizletv nin ev sahipliğini yaptığı Tasarı İletişimin desteğiyle gerçekleşen etkinlik dinleyenlerden gelen sorular ve verilen cevapların ardından sona erdi. 

Tasarı İletişim ajansının sahibi sevgili Tülay Sarı'ya, ve Ailemizletv girişimcisi Berna Kasapoğlu Serdarlı'ya tüm emeklerinden dolayı teşekkürlerimi sunuyorum.

Sevgilerimle....




2 yorum

bende 30 lu yaşlar da olmama rağmen 30 lar 20 ler den çok güzelmiş 40 lar da 30 lar dan daha güzeldir diye düşünüyorum.

Anlattıklarına göre öyleymiş canım :))))

Yorum için açıklama