Ev Yapımı Şekersiz Bisküvi

12 Yorum
Bebekliğinden beri İpek'e mümkün olduğunca dışarıdan hazır yiyecek içecek almadım. Kendim evde yapmaya çalıştım. Elimden geldiğince sağlıklı beslemeye ve sağlıklı besinlerin tatlarına alışmasına gayret ettim. Gurme Bebek internet sitesi başta olmak üzere pek çok siteden, sayfadan ve bloglardan yararlandım. Bebek kahvaltısı hazırlarken, bebe bisküvisini satın almak yerine çok kolay bir tarifle evde yapıp kavanozda saklayıp, kullanacağım zaman rondodan geçirir kahvaltı karışımına katardım. Büyüyünce de aynı tarifle (kendime göre biraz eklemeler ve çıkarmalarla) atıştırmalık bisküviler yapmaya başladım. Ben de lezzetli bulduğum bu tarifi paylaşmak istedim. Diyet yaparken şekersiz atıştırmalık için de süper oluyor.

Tarif şöyle:
2 çay bardağı tam buğday unu
1/2 çay bardağı irmik
2 çay bardağı pirinç unu
3-4 yemek kaşığı tereyağı
2 yemek kaşığı yoğurt suyu
5-6 kayısı püresi (kayısıları rondodan geçiriyorum)


Tereyağını biraz yumuşadıktan sonra malzemelerimizle karıştırıp hamurumuzu elde ediyoruz. İstediğimiz şekilleri veriyoruz. 150 derecede 20-25 dakika pişiriyoruz. Üstü pembeleşince fırından çıkarıyoruz.


Kıtır kıtır ve çok lezzetli Afiyet olsun.....
Zor Zamanlar...

Zor Zamanlar...

7 Yorum
İki yaştan sonrası özellikle zormuş. Sabır ve anlayış giderek zorlaşıyormuş. Bir de buna henüz sonuçlandıramadığınız tuvalet eğitimi eklenirse işler daha da sarpa sarıyormuş. Dediğim dedik öttürdüğüm düdük pozlarında etrafta dolanan cüce, sizi bezdirebiliyormuş.

Bir yandan "her şeyi ben yapacağım" diye tutturması, öte yandan yapması gerekenleri umursamaması hatta bilerek yapmaması sizi çileden çıkarabiliyormuş. Giderek artan enerjisini boşaltma ihtiyacıyla kuduran ve fakat dışarı çıkardığınızda "eve gidelim" şeklinde tutturan çocuk şansını çok zorlayabiliyormuş.

Esnemekten ve gözlerini ovuşturmaktan bitap düşmüş haliyle "uykum yok beniiiiim, uyumak istemiyoruuuuum" diye çığlıklar atarak size kendi saçınızı başınızı yoldurup ancaaak uykuya daldıktan sonra "neden daha anlayışlı davranamadım ki" pişmanlıklarını yaşatabiliyormuş.

Arkadaşlarıyla oynamak ve onlarla görüşmek istediği halde, bir araya gelince hiç bir şeyini paylaşmama ve elinden alma halleriyle sizi çaresiz bırakabiliyor, sizi kimselerle paylaşmak istemediği gibi başkalarına ilgi göstermenize bile tahammül edemeyip yaygarayı koparabiliyor ve bu haliyle sizde tutarsız ( hoşa gitmekle üzülmek arası gidip gelme durumu ) duygulara sebebiyet verebiliyormuş. (arkadaşlarıyla paylaşmama halleri değil tabii )

Demem o ki, çalışmadan geçirdiğim zamanlarda çok güzel anlar yaşadım miniğimle . Bir çok şey paylaştık. Her anına ortak oldum, yaşadım. Çokça hoşgörü ve sabır da gösterdim. Tüm enerjimi verdim. Sanırım artık pilim bitti ya da dayanma gücüm, tahammül  azaldı.

Şimdi bunları yazıyorum ki, işe başladığımda keşke çalışmasaydım demeyeyim. Bugünkü zorlukları hatırlayıp, bundan sonra böylesi daha iyi diyeyim. Hem artık üç yaşındaki çocuğun yuvaya gitmesi kendi açısından da daha iyi. Onun da sosyalleşebilmesi, aileden ayrı vakit geçirmeyi öğrenmesi, paylaşma, sabretme gibi meziyetler geliştirebilmesi için okul gerekli. Öte yandan, iş hayatına ara verip,çocuğuyla doyasıya zaman geçiren ve çocuğu odaklı olmaya başlayan kadının, artık işe başlayıp, çocuğundan ayrı zaman geçirmeye alışması, sosyalleşmesi, çocuğunu başkalarıyla paylaşmayı öğrenme gibi meziyetleri geliştirmesi de önemli!!!!!!!!!!!!!!!!!!

Ayrıca, benim çalışma hayatına yeniden başlamam, onun geleceği için de en iyisi. Çalışan kadın, anne profiliyle kendi hayatını kazanabilen birey olma modeliyle kızına örnek olmak.

Bunca şey saydım döktüm ahanda buraya yazıyorum -ki zaten yazıyorum- gözünde yaşlarla çocuğu okula kendi işe giden anne olmayacaksam ne olayım. Duygusallık genetik miras zaten. En çok da yaşanan güzel anları hatırlayacağıma. zorlandığım zamanları hiç mi hiç düşünmeyeceğime, ah o günlerin kıymetini bilebildim mi acaba diye iç geçireceğime eminim.



Bu mudur? BUDUR.....


Mom's Cafe'de Anneler ve Çocuklar

Yorum Ekle
Oyun grubumuzla genellikle her hafta görüşmeye çalışıyoruz. Zaman zaman hastalıklar girince araya ertelenebiliyor. Bu hafta yine tam toplanamadık ama bir kaçımız buluşup kahvaltı etmeye karar verdik. İsmini daha önce duyduğum ve merak ettiğim bir yerdi "Moms Cafe". Ne yapalım nasıl gidelim derken Kabataş'tan tramvayla gitmeyi, hem trafik hem de arabaya otopark bulma derdi olmaması sebebiyle tercih ettik.

Karaköy'de inince epey bir yürümemiz gerekti. Fransız geçidine doğru yürüdük. Karaköy'de bir biri ardınca açılan cafeler, restoranlar oraya bambaşka bir hava vermişti. Moms Cafe Fransız geçidinin hemen yanında yer alıyor.
İçerisi zevkle döşenmiş, küçük ama sıcacık bir yer. 


Sabah kahvaltıya gittiğimizden, mekanda yine sadece biz vardık. 


Kahvaltımız titizlikle hazırlandı.
Böyle fotoğraf çektirdiğimize bakmayın, bu şekilde pek oturamadık masada. Yanımızda getirdiğimiz oyuncak ve kitaplarla ilgilenmek yerine,
ya dışarı çıkmaya çalıştılar,
ya türlü uygunsuz oyunlar buldular,
ya da mekanın altını üstüne getirdiler.
Eee ne de olsa adı Mom's cafe. Anneler rahat etsin de, çocuklar da varsın coşsun, kudursun. Gerçekten de o anlamda rahat ettik. Çocuklara hiç karışmadılar.
Lezzetli ama aralıklarla yapılabilmiş bir kahvaltı ve bölünerek yapılmış sohbetlerden sonra, biraz sahile doğru uzanalım dedik.

Fransız geçidinin içinde yer alan mekanları göz ucuyla incelerken, bir kez de çocuksuz "moms night out" yaparak gelelim diye niyetlendik. 

Çocuklarla hayat çok güzel.
Ama ara sıra kendine özel zaman ayırmak da bir başka güzel.
HAYAT KISA EĞLENELİM AGA!

HAYAT KISA EĞLENELİM AGA!

2 Yorum

Yetişkinlerin ve çocukların, doyasıya eğlendiği VIALAND Tema Park, hayatın eğlenceli yönünü sizlere hatırlatmak ve en güzel şekilde yaşatmak için hizmetinizde. 120.000 metrekarelik alanda konumlandırılan Türkiye’nin ilk ve tek tema parkı olan VIALAND, birbirinden farklı üniteleri, maskotları, etkinlikleri ve rengarenk yüzü ve sınırsız eğlencesi ile büyük küçük herkesi bekliyor.

Vialand;  Nefeskesen, Viking, Maceraperest, Çılgın nehir, Fatih’in Rüyası gibi  birbirinden eğlenceli onlarca  ünitelerinin yanı sıra, Kaptan Gaga, Vega ve Apostrof gibi karakterler ile de neşenize neşe katacak.

Bünyesinde bulundurduğu Alışveriş Caddeleri, Tema Park, VIALAND Palace Hotel ve Gösteri Merkezi ile, kendi alanında bütünleşik ve birebir eşi olmayan bir konsepte imza atarak dünyada bir ilki gerçekleştiren Vialand, 7’den 77’ye herkesi sınırsız eğlence ve özgürce alışveriş için davet ediyor.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

Akvaryum

3 Yorum
Dolabımızda küçük su balonlarına rastladım geçende. Ne yaparım bunlarla diye düşünürken, baktım beş litrelik pet şişe de var akvaryum hazırlayalım dedim. Önce suyla doldurdum. Ardından balonları suyla irili ufaklı şişirdim. Attım pet şişenin içine. Sakladığım bir kaç deniz kabuğu, taş gibi malzemeleri de koyunca denizaltını andırdı.
Balonları balık yaptık. Sonra şişe yuvarlamaca oynadık.
 Biraz daha balık koyalım dedi.
En çok da bu balık koyma işini sevdi. Bu şekilde şişeyi balonla doldurduk. 

Kolay ve pratik bir oyun bize eğlenceli vakit geçirtti. 

Şimdi de öylece duruyor. Görenler bu ne kadar güzel bir şey olmuş diyor. İpek tekrar ilgilenir mi bilmem ama bir müddet süs niyetine bekliyor bir köşede.

Sevgiler...

BÜMED Çocuk Şenliği

2 Yorum
BÜMED ( Bogaziçi Mezunlar Derneği ) tarafından düzenlenen Çocuk Şenliği'nin bu yıl on üçüncüsü, geçtiğimiz Pazar günü BÜMED bahçede gerçekleştirildi. Ben ilk kez bu yıl duydum. İyi ki de duymuşum ve gelmişiz. Boğaziçi Üniversitesi zaten gelmekten hala keyif aldığım, eski bir dostmuşçasına özlediğim bir mekan. BÜMED'in bahçesine, okulun içinden geçerek  gitmeyi tercih ettik.

Tam bir şenlik havasında hazırlamışlardı bahçeyi. Şenliğe katılan okullar ve firmalar kendi tarzında süslemişti stantlarını. Çocuklar için de etkinlik kapsamında eğlence ve atölye masaları hazırlanmıştı.
İlk olarak sevgili Ahu Kahraman Yıldırım'ın  Kids Music Class Etiler Müzik Okulu standına uğradık. Zaten bıraksan İpikom orayı koşa koşa bulurdu. Zira müzik aletlerine olan ilgisi malum. 
Müzisyen anne hemen kurdu atölyeyi.. 
Mini bir ritm gösterisi yaptılar anında. 
Etiler Müzik Okulu'nda natürel müzik aletleri satışı başlamış. Harika şeyler var. Hatta alıp kendin boyuyor ve çalıyorsun. "Do It And Play" Kids Music Store da...
Şenliğin olmazsa olmazları maskotlar etrafta dolaşıyor, dans ediyor ve çocuklarla ilgileniyordu.

Tedy Wilson aikido dan Hasan Mert Bozdoğan öğrencileriyle aikido gösterisi yaptılar. 
Şenliğe katılan okullar ve firmalar hem tanıtımlarını yaptılar hem de etkinlikler sundular. 
Maske boyama etkinliği 
 Duyusal oyunlar, duyusal malzemeler Hassas anne etkinlik merkezi standında çocuklar için hazırlanmıştı. 
Masa hiç boş kalmıyordu. İşte kinetik kum zamanı. 
İpikomu kaldırabilene aşk olsun :)) 

Kızım tüm aktivitelere katıldıktan, oyun ve boyamalara dahil olduktan sonra, bir de baktım panda maskotun elini tutmuş, kendini müziğin coşkusuna kaptırmış dans ediyor. 

Standlardan biri Taze direkt adlı organik ürünler satan firmaya aitti. Tanıtım amaçlı sundukları ürünler arasında yumurtayı da görünce, bunu deneyeyim dedim ve aldım. Beğenirsem alışveriş için internet sitelerinden sipariş verebilirmişim. Tazedirekt.com sitelerinden gördüğüm kadarıyla geniş bir ürün yelpazesine sahipler.

Ve tabii ki Happy Nest standı. İpek çoktan yerini almıştı bile masalarında. Bugünkü etkinlik maske yapımıydı.


Happy Nest tacını takmış, eline ne geçerse yapıştırdı maskesine.  
Hatıra köşesinde boyayı ve boyanacak malzemeyi bulunca ellerini ve üzerini boyalara bulamadan oradan kopamayan kızım izini (herhalde el izlerinin büyük bir kısmı ona aittir :)) bıraktıktan sonra şenlikten ayrıldık.

BÜMED Çocuk Şenliği’nde katılımcı okullar ve firmalar: Boğaziçi Yaz Spor Etkinlikleri, Cumhuriyet Koleji, Etiler Müzik Okulu, Happy Nest, Hassasanne Etkinlik Merkezi, İTÜ Bilim Merkezi, L’era Fresca, Mutlu Panda Montessori Anaokulu, 37 Sanat Merkezi, Pınar Kido, Pinkberry, Sarelle, Tadelle, Tazedirekt.com