Yıllardan Sonra

Yorum Ekle
Bak işte yaklaşıyor fırtına
Bak yine yükseliyor dalgalar
Yıllardan sonra yollardan sonra
Şarkılar söylüyor çocuklar
Yıllardan sonra yollardan sonra
Yeniden yanyana onlar
Ne geçmiş tükendi ne yarınlar
Hayat yeniler bizleri
Geçsede yolumuz bozkırlardan
Denizlere çıkar sokaklar

Yazımı yazmadan önce, aklıma işte bu şarkının sözleri geldi. Yeni Türkü ve Fırtına. Yeniden yan yana onlar. Onlar, bizdik. Biz yıllar yıllar önceki ( tam rakam vermeyişimin rakamın yüksekliğiyle ilgisi yoktur!! ) ilk okul sıralarındaki, heyecanlı, sevecen, birbirine bağlı ve mutlu çocuklardık. Duygusal duygusal başlamışken yazıya, aklıma gelen esprileri değişen ruh halime verin. Çünkü kah büyümüş, yaşına bir çok hayat tecrübesi katmış bir yetişkin, kah okul bahçesinde koşan zıplayan küçük bir öğrenciyim ben. İlk okul arkadaşlarıyla yeniden bir arada olmanın sevincini taşıyan bir çocuk.  Fotoğrafına baktığımda bile bana çok şey ifade eden okulumuz...

Hani bazen kızıyoruz filan ya teknolojinin götürdüklerine, hah şimdi biraz da sevinelim bize getirdiklerine. Facebook olmasa bulur muyduk acaba birbirimizi bunca yıldan sonra? E cefasını çekiyorsak sefasını da çekelim değil mi canım? Her ne kadar cefası, insanları iletişimden, sosyalleşmekten koparıp, sanal ilişkilere sürüklemekse de, aslında gerektiği gibi kullanıldığında sosyalleşme ve kaynaşma yeri adeta. Dediğim gibi biz bu sayede birbirimizi bulup sözleşip görüştük. Çok da iyi ettik. Çok mutlu olduk. Geçmişe döndük. 

Aradan geçen onca senenin ( ısrarla söylemiyciiiim ) ardından, kurulan sıcak sohbetin, kaldığın yerden devamlılığın, samimiyetin ve içtenliğin açıklaması, çocukluğun eşsiz masumiyeti ve bozulmamışlığı diyebilir miyiz? Ya da biz, buluşmaya gelip bizi mutlu eden sevgili öğretmenimizin dediği gibi "özel" bir sınıf mıydık? Hani unutulmayanlardan. Aramıza pek çok şeyi hatırlayan arkadaşlar vardı. Ben de onlardan sayılırım. O kadar çok olayı net hatırlıyorum ki, hatta anılar duygularıyla beraber geliyorlar aklıma.



Sınıf öğretmenimiz olan Nazmiye Bağcı Çaylıoğlu, ( o şimdi bir yazar aynı zamanda ) yazdığı kitaplardan birinde bizim sınıfımızdan bahsetmiş. Hatta benim de adım geçiyor sayfalarında. O kadar hoşuma gitmişti ki adeta o günlere dönmüştüm okurken. Belki de yazmaya olan ilgimi öğretmenimden almışımdır kim bilir? Hatta ben de belki kitaplar yazacağım. Öyle bir hayalim var zaten uzun zamandır. Kısmet bakalım. 

Yıllardan sonra bile hevesle ve heyecanla buluşmaya gelen arkadaşlarıma, bizi beş yıl boyunca okutan öğretmenimize tekrar teşekkür ediyorum.

İçimizdeki çocuğun, saf duyguların ve samimiyetin hiç bir zaman ölmemesi dileğiyle...


Yorum için açıklama