Hayali Arkadaş Mı, O Da Ne?

2 Yorum

Çocuklar bence bu dünyadaki en mucizevi yaratıklar. Dünyaya gelmeleri de keza öyle. Çocuklardaki hayal gücü kimde var? Onların dünyası bambaşka ve çok özel. Neler neler yaşarlar o küçücük dünyalarında. Hele de 2 yaşından sonra çocuklar canlı bir hayal gücü geliştirmeye başlar.

Hayali arkadaş konusu geçenlerde oyun grubumuzdan bir arkadaşımızın bahsetmesiyle gündeme gelmişti. İpek'ten (2.5)  6 ay büyük kızı için hayali arkadaşları var demişti. Birden fazlaymış hem de. İsimlerini söylüyor,  hatta bazen yanlarında olduğunu filan anlatıyormuş. Ben de bu gibi şeyler okuduğumu, normal olduğunu söylemiştim. Kendisi de telaş etmiyordu zaten ama "Bazen nasıl davranacağımı bilemiyorum" diyordu. Aslında ne çok bahsetmeli onlardan, ne de görmezden gelinmeliymiş bu arkadaşlar.

Biz de kızımızda gözlemledik benzer bir durum. Yanlış anlamış da olabilirim ama sanki kısık sesle birisiyle konuşuyor gibi geldi. Eşim de aynı şeyi fark ettiğini söyleyince tamam dedik hoş geldi sefa geldi yeni arkadaş. Bize hiç bir şey söylemiyor, bahsetmiyor hatta sorunca geçiştiriyordu. Sanırım bir hayvandı hayali arkadaşı. Biz üstünde fazla durmayınca geçti. Ya da biz fark edemiyoruz artık :))))))

Tabii bende derhal araştırma, öğrenme, bilgilenme moduna girdim. Bilelim de ona göre davranalım değil mi? İşte okuduklarım, derlediklerim ve düşüncelerim.



 3 yaş civarında görülebileceği gibi, 4 ve 6 yaş arası hayali arkadaşlar için en yoğun yıllardır. Bu arkadaş bazen bir hayvan da olabilir. Arkadaş seçimi ne olursa olsun, bu evre ilk okula gitmeden önce geçer.

Nasıl davranmalıyız?

Bu hayali ve yaratıcı dönemin tadını çıkarın.

Zaman zaman gerçeklik ve hayal ürünü arasındaki çizgiyi belirlemek zorunda kalabilirsiniz.Çocuğun yanlış bir hareketinden hayali bir arkadaş suçlanıyorsa çocuğun sizin aptal olmadığınızı bildiğinden
 emin olun. ( Demek ki bazen çocuk, müthiş mizah gücüyle şaka yapabiliyormuş. )

Çocuğa çok soru sorulmamalı ya da hayali arkadaşlarla konuşmaya çalışmamalı. Böyle bir durumda çocuk hayali arkadaşı ile fısıltıyla konuşmaya başlayacak ve hayali arkadaşını saklayacaktır. Bu da çocuğun yaratıcılığına müdahale etmektir. ( Acaba çok soru sordum mu o dönem? Evet bir kaç kez kimle konuşuyorsun dediğimi, ne dediğini sorduğumu hatırlıyorum. Ya sakladıysa, ya bu yüzden fısıltıyla konuşuyorduysa? Gördün mü yaraladık çocuğun hayal dünyasını. Tööbe bir daha karışırsam...)

Böyle şakayla karışık anlatıyorum ama, bir de endişelenmesi gereken durumlar varmış ki, şöyle;

Çocuğun tek arkadaşının hayali arkadaşı olmasına izin verilmemeli, çocuğun sosyal ortamlarda bulunması sağlanmalı. Eğer çocuğun hayali arkadaşı dışında hiç arkadaşı yoksa, oynamaya karşı ilgisizse, o zaman bir uzmana başvurulmalıdır.

Çocuğun yaptığı her kötü davranışı için sorumluluğu hayali arkadaşına yüklemesine engel olunmalı. Gerçek ile hayal arasındaki farkı anlamasına yardımcı olunmalıdır.

Çocuk okula başladığında yaşıtları ile zaman geçirip, oyun oynamanın daha eğlenceli olduğunu anlar ve zamanla hayali arkadaş unutulur. Bu sürecin uzaması ya da yaşıtlarıyla zaman geçirmeyi istememesi durumunda uzmandan yardım alınmalıdır.

Demek ki hayali arkadaşı kabul edeceğiz ama çok fazla dahil olmayacağız. Katılımcı olup, kendi fikirlerimizi katmayacağız. Mümkün olduğunca bu öykünün içinde tam olarak yer almayacağız.

Bazı araştırmacıların fikri, hayali arkadaşı olan çocukların zeki, yaratıcı ve hayal güçlerinin gelişmiş olduğu yönünde. Ayrıca hayali arkadaş ile içinde bulundukları rahatsız edici bir durumdan kendilerini sıyırabiliyor, hayatlarındaki stres faktörleri ile baş etmeyi öğreniyorlar. Hayali arkadaşlar, çocuğun korkularını yenmesine yardımcı oluyor.

O halde telaşlanacağımıza, hahayt benim çocuğumun hayali arkadaşları var diyerek hava atabiliriz. Ne de olsa Amerikan filmlerinde rastladığımız türden bir durum bu. Üstelik madem psikolojik gelişimi yönünde faydaları var, bırakalım çocuk tadını çıkarsın yaratıcılığının. Di mi ama...😄😜:)






2 yorum

Sevgili jaleceanne Kızım üç yaşında olmasına rağmen hayali kahramanlar ona da merhaba dedi :)
Oysa ki yazına göre henüz bir senemiz var ama benim kız yine olasılıkları alt üst etmeyi başardı :) Ben de endişe duyuyordum ama yazını okuyunca biraz daha rahatladım. Teşekkür ederim çok faydalı buldum . Bu arada bazı nedenlerden yeni blog açmak durumunda kaldım. Bana da beklerim .http://zeynpanne.blogspot.com.tr/

Merhaba Zeynep anne. Yazıda 4-6 yaş arası yoğunlukla görülür diyor zaten. Aslında 3 yaş civarı başlıyor. Benim kızım da 2.5 yaşında. Daha erken bile olabiliyor yani. Neyse ki şimdilik telaş edecek bir şey yok. Yazımda da gerekli düzeltmeyi yaptım.
Sevgilerimle...

Yorum için açıklama