Çocuğun Oyun Dili- Oyun Oynamak Nasıl Bir Şey?

Yorum Ekle
Uzman psikolog ve danışman Derya Utku, bize oyun oynamanın önemini ve anlamını anlattığı seminerde, merak ettiğimiz noktalara da açıklık getirdi. Happy Nest'te düzenlenen seminerde "oyun" oynamanın sadece bir oyundan ibaret olmadığını, aynı zamanda bir dışa vurum ve terapi olabilme özelliklerini inceledik.


Mümkün olduğunca seminerden notlar paylaşmaya çalışırken, soru-cevap olarak ele almak istedim.

Oyun nedir?

Oyun doğuştan gelen evrimsel olarak canlıların hazır olduğu bir eylemdir. Eğlence ve dinlence için sonucu düşünülmeden, dışsal baskılardan uzak ve gönüllü yapılır.

Oyun ne anlama gelir?

Oyun gönüllü bir eylemdir. Kendiliğinden ortaya çıkar. Eğitim amacı gütmez. Kendine has kuralları vardır. Gerçek yaşamın yansımasıdır ama yaşamdan farklı bir konumdur. Oyun deneyimdir. Oyuncular oyunun kurallarını belirler, düzenler, değiştirir. Oyunun sonucunda ortaya çıkan sonuç, motivasyon kaynağı değildir.

Oyun oynayan Çocuk; 

Güvenli bir çevre yaratır. Duyularını kullanır. Bedenini kullanır. Role bürünür. Korku ve kaygılarını rahatlatır. Sevincini paylaşır.Dille ifade edemediğini ve farkında olmadığını aktarır.
Çocuk seçtiği oyuncakla hayal kırıklıklarını tedavi eder. Kontrolünde olmayan gerçek bir olayı, oyunda kontrolü altına alır.

Çocuklar kaç aylıkken oyun oynamaya başlar?

Çocuklar, dünyaya oyun oynamaya hazır gelir. Oyunun ilk aşaması keşiftir. Dünyayı oyun vasıtasıyla keşfetmektedir. İnceler, dokunur, sesler çıkarır.

Yetişkinlerin oyuna bakışı

Oyun oynamaya hazır olabilmek için, onu iş olarak görmemek gerekir. Oyun oynamayı istemek her zaman mümkün olmayabilir. Bunun için bazı çözümlere gidilebilir.

Oyun oynamayı istememe nedenlerine örnekler:

Hiçbirini yapmak içimden gelmiyor  ( itiraf ediyorum zaman zaman hissettiğim budur )
Çok sıkıcı ( yetişkinin çocuk oyunundan sıkılması da normaldir )
Zamanım yok  ( bu bir neden olmamalı sanki )
Bir başladık mı bırakmıyor ( aşağıda çözüm sunuluyor )
Zaten hep oynuyoruz   ( belli zaman şart )

Çözüm:

*Oyun saatleri belirlenmeli:
 Sürekli oyun oynanırsa çocukta anneye yapışma hali görülebilir. Çocuğa ayrışma ( anneden ayrı zaman ) verilmelidir. ( Bu seçenek her halükarda uygulanmalı )

2-10 yaş arası çocuklarda özel oyun saati belirlenebilir. Daha küçük çocukta oyun saati daha zordur.

**Belirlenen oyun saatine sadık kalınmalı:
Belirli değişmez mekan ve değişmez belli bir zaman ayrılmalı.( Haftada 3 gün 40 dakika gibi . Yer olarak farklı bir mekan seçilmeli ki, çocuk o özel anın geldiğini anlasın )
Belirli oyuncak listesi olmalıdır. ( Her grup belli bir amaca hizmet ediyor. İnceleyelim.)

Oyuncak Listesi:
Aile ve ilişkiye yönelik oyuncaklar:   Bebek, biberon, battaniye, yumuşak oyuncak, telefon. ( İletişime yönelik oyuncaklar iki tane olmalıdır. Mesela iki telefon gibi. )

Korku kaygı öfke ifadesine yönelten oyuncaklar:   Hayvanlar, arabalar. ( Köpek korkusu gibi )

Şiddet ifade eden oyuncaklar:   Asker, plastik kılıç, ok atan silah gibi gücünü ifade eden oyuncaklar. ( Derya Utku bu tür oyuncakların da bulundurulması gerektiğini savunuyor. Çocuk silahla ifade etme ihtiyacı duyuyorsa orada bulunmalıdır diyor. Katılıp katılmamak size kalmış. Bu oyuncak silah olmaz da yerine geçen başka bir şey olur. )

mış gibi oyuncaklar:   Mutfak araç gereçleri, yeme-içme, maske, kostüm, kukla ( Role büründüren oyuncaklar )

Yaratıcılık- ifade etme oyuncakları:   Oyun hamuru, boyama kalemi.

(Her gruptan oyuncak bulundurulmasına dikkat edilmelidir.)

***Oyunun Prensipleri olmalı

1-  Göz teması kurmak

2- Bedenin çocuğa dönük olması

3- Çocuğun seviyesinde olmak

4- Eleştirmemek, övmemek

5-  Oyunu çocuğun başlatması

6- Sessiz kalmamak, katılmak. ( Diyelim ki çocuğunuz bebeği eline aldı ve size verdi. Siz bebeği alınca konuşturmuyorsunuz. "Ne dememi istersin?" diye sorarak topu hep çocuğa atmalısınız. Duygularını ifade etmesine meydan vermelisiniz. )


**** Oyunun sınırları olmalı

Mekanla ilgili sınırlar:  Oyun bittikten sonra mekanı toparlama. ( Bu bir oyun halısı ise halıyı toplama. Oyuncakları yerine kaldırma. Bu özel zaman için ayrılan oyuncaklar ayrı bir yerde durmalıymış. En azından deneme süresi boyunca. Diyelim ki bu uygulamayı önce 3 hafta denemeye karar verdiniz. O süre boyunca oyuncaklar diğerlerine karıştırılmamalıymış. Daha sonra kuralı esnetebilirmişiz. )

Zamanla ilgili sınırlama:  Oyun belli saatte bitmeli uzatmalara gidilmemeli. (Karşı çıkarsa ilgisini başka yöne çekme yoluna gidilebilir. )

Kendi sınırlarınız:  Size vurduğunda müdahale etmelisiniz. Oyunu durdurabilir, yaptığının doğru olmadığını, devam ederse oyunu sonlandıracağınızı söyleyebilirsiniz.

Çocuğunuzun sınırları: Bedensel sınırlarını ihlal etmeyin.

( Oyun oynamayı sevmeyen ya da üstteki nedenlere sahip yetişkinler için denenmesi gerekir diye  düşünüyorum. Uzman Derya Utku'nun önerisi önce haftada 2-3 gün ile başlamak )

Oyun oynarken neler yapmak gerekir?

Mutlu etmek yerine, orada bulunmak: Onu mutlu etmeye çalışmamalı, yanında olduğumuzu hissettirmek önemli. ( Bu sırada yeter ki başka bir şeyle ilgilenmeyelim. )

Yönlendirmek yerine takip etmek.

Müdahale etmek yerine izlemek: Oyunu çocuğun yönetmesine izin vermek gerekir.( Ancak şiddet başlarsa oyun sona erdirilmelidir. Sınır olmalıdır.)

Küçümsemek yerine değer vermek.

Çözüm göstermek yerine denemesine izin vermek
ve

Sabır göstermek, bağ kurmak, anlamak

Ailenin kazanımları:

Özel oyun zamanlarında aile çocuğunu gözlemler, onun kendisini ortaya koymasını izler, görür. Büyüdüğünü geliştiğini fark eder. Eğer dikkatli bakarsa çocuğun kendisine anlatmak istediğini duyar. Çocuğunu tanır. Onunla birlikte olur. Uzun dönemde en önemli kazancı ise, kendisiyle uyum içinde ilişkiye giren bir çocuğu olmasıdır

Bazen hiç biri içimden gelmiyor diye belirtmiştim. En azından bu durumdan ötürü kötü hissetmiyorum şimdi. Eğer kızımla, belirlediğimiz oyun saatlerinde verimli ve farkındalıkla oyun oynar, kendimi o ana verirsem, her dakika oynamak istemeyecek belki. Bu ara en çok oyuncakları konuşturma oyunu istiyor. Ben de etkinlik yapalım, yap boz, kartlar, legolarla oynayalım, boyama yapalım istiyorum. Belki de onun istediklerini oynarken kendimi tam veremiyor, sıkıldığımı belli ediyorum. O zaman da haliyle çocuk tatmin olmuyor oynadığı oyundan. Ama en azından oyunlar için belli süre belirlersem, daha eğlenceli vakit geçirir tadını daha çok çıkarırız.

Her anın tadını çıkarmak gerek aslında. Bazen bir şeyleri kendimiz daha zor hale getiriyoruz. Hazır fırsatını bulmuşken çocukla çocuk olmak en güzeli.

Mutlu ve oyunlu günler herkese...

Yorum için açıklama