Sağlıklı Gıdalarla Buluşma

2 Yorum
 Kar birden olanca hızıyla yağmaya başlamıştı. Bir an gidip gitmemek için tereddüt ettim. Ancak gerek karda dışarıya çıkmanın verdiği keyif, gerekse gideceğim yerin güzelliği ve seminerin önemi beni yeniden harekete geçirdi. Dün o güzel karlı sabahta  "Tarladan Sofraya" atölyesi için Happy Nest'teydim. Bu kez de "Geleneksel Pazar" ı ve Genel Müdürü Mehmet Kurucu'yu davet etmişlerdi. Geleneksel pazarın ne olduğunu, ürünlerini kimlerin ürettiğini, ne kadar doğal olduklarını, ürün analizleri ve kriterlerini dinleyip sorularımızı sorduk. Hem de dışarıda yağan karın manzarası ve enfes hazırlanmış olan masanın eşliğinde sıcak bir sohbet havasında.
Mehmet Bey ürün güvenliğinin analizlerle sağlandığını ve tüm üretim ve analiz belgelerine www.gelenekselpazar.com internet sitesinden ulaşılabileceğini söyledi.Tarımsal üretimde tohumun genetik yapısına, GDO ve Hibritleşme benzeri müdahalelerde bulunulmamış olmasına, geleneksel yöntemlerle elde edilmiş olmasına titizlikle dikkat ettiklerini belirtti. Kimyasal zehirler, kimyasal gübrelerin kullanılmasına izin vermediklerini söyledi. Ürünün tarladan sofraya gelene kadarki süreçte ürün sıhhatine olumsuz etki edebilen rafinasyon, kimyasal filtrasyon, radyoaktif ışınlama, UHT vb. zararlı endüstriyel işlemlere maruz kalmamasını savunduklarını, ürünün içeriğinde doğal ve sağlıklı olmayan kimyasal katkılar bulunmamasına özen gösterdiklerini ve bu sebeple sınırlı sayıda üreticiyle çalıştıklarını ifade etti.

Her şey o kadar mükemmel görünüyordu ki - too good to be true-diye bir deyim vardır İngilizcede, (gerçek olamayacak kadar iyi) sanki bu zamanda mümkün olamayacağını düşünüyorsunuz. Hani bazı insanlar vardır ya baktığınızda ve konuştuğunuzda nasıl biri olduğunu anlarsınız.  Mümkünü yok bu adam yalan söyleyemez dersiniz. İşte Mehmey Bey için de benzer şeyler söyleyebiliriz. İşini ne kadar önemsediği ve kılı kırk yaran bir anlayış ve titizlikle bu işi yaptığı her halinden belli oluyordu. Üstelik son derece şeffaf olduklarından ürünlerinin her türlü arkasındalar. Zaten sevgili Gülden Kılınç Doğan da denetimini yaptığını, bize önceki seminerde anlatmıştı.
Seminerde sunum için hazırlanmış soframızda öyle lezzetler vardı ki, sağlıklı olan lezzetsiz olur fikrine inanan varsa buyursun tatsın. Ekmekleri, zeytinleri, mercimek unlu çorbası, fındık ezmeli pekmezi ve kızımın bayılarak yediği pekmezli lokumuyla her ürün kendine has ve mis gibiydi. Hem de ne yediğimizi bilerek gönül rahatlığıyla yeyip çocuğumuza da yedirebileceğimiz gıdalar.




Ürünleri arasında süt ve süt ürünleri bulundurmamaktaki sebepleri ise, işlerini ne denli hassas ve detaycı olarak yaptıklarının göstergesi. Bu ürünlerin yetiştirilmesi ve üretilmesi aşamasında türlü engeller çıkıyor karşılarına. Hayvanın yeminden tutun da ürünün üretim ya da tüketiciye ulaşım aşamalarında karşılaşılan eksiklikler sebebiyle henüz bu işe giremediklerini anlattı. O kadar çok şeye dikkat ediyorlar ki, henüz beklentilerini karşılayacak bir üreticiye rastlamamışlar. Çünkü Mehmet Bey, özel üretim sağlayabileceği kişilerle ve yerlerle çalışıyormuş. Henüz yeni sayılırlar. Bence ilerleyen zamanlarda ulaşabildikleri kadar yerel üreticiye ulaşıp aradıklarını bulacaklarına ve ürün yelpazesini genişleteceklerine inanıyorum.

Benim burada anlattıklarım kişisel gözlem ve edindiğim bilgilerle sınırlıdır. Ancak bu konuda ne kadar hassas olduğumu bilen bilir. Dolayısıyla çocuğuma yediremeyeceğim hiç birşeyi tanıtmak ve anlatmak istemem. Ama istiyorum ki daha çok insan bilinçlensin ve sorgulasın ki, tüm gıda üreticileri gereken hassasiyeti göstersin. Ayrıca böyle girişimcileri destekleyerek bu şekilde devam etmelerini  ve çoğalmalarını sağlamalıyız diye düşünüyorum. Ancak şöyle bir inanış var bir çok insanda. Nasıl güveneceğiz, hiçbir şey güvenilir değil, sertifikalar sahte, organik diye adlandırılanlar taklit...Bunları duyan ve izleyen insanlarda da haklı olarak güven kalmıyor. Bu bir yandan iyi bir şeyken aynı zamanda madem iyisi yok aynı şekilde devam edeyim bari mantığına getirebiliyor. Oysa ki esas amacımız araştırıp doğru olanı bulmak olmalı. Ben bir kaç tane buldum galiba. Geleneksel pazar da bunlardan biri oldu.

Hiç değişmeden devam etmesini, hassasiyetini ve gösterdiği özeni korumasını dilediğim Mehmet Bey'e, bizleri buluşturan seminerin moderatörü İpek Kuşçu'ya ve bu imkanı sağlayan sevgili Happy Nest e teşekkür ederim.

Önemli not: Seminer 3 Mart Salı günü tekrarlanacak. Yapılacak seminere ,çalışanları da düşünerek öğlen saati 12.00'de olmasına karar verildi. Takviminizi şimdiden ayarlayın. Sağlıklı gıdalarla buluşma fırsatını kaçırmayın derim.

Sevgilerimle....

2 yorum

yazınızı beğenidim :)
Kişisel bakım bloğuma beklerim:)
http://bernabellaa.blogspot.com.tr/

Teşekkür ederim. Bu arada hoş geldiniz.
Blogunuzu ziyaret ettim. Ben de artık takipteyim :)))

Yorum için açıklama