Maşukiye'de Bir Gün

6 Yorum
Maşukiye'nin ismi, aşık anlamına gelen maşuk tan geliyormuş. Maşukiye her mevsim ayrı bir güzelliği yansıtan doğasıyla bu ismi hak ediyor doğrusu. İstanbul'a yakın, huzurlu, bol oksijenli, bana göre çok özel bir yer.

Buraya seneler önce ilk gelişimizde, hayran olmuş, 3 gün konaklamamız neticesinde kendimi yenilenmiş hissetmiştim. Geldiğimden çok daha farklı bir ruh haliyle dönmüştüm. Biraz gergin günler yaşıyordum. Psikolojik olarak zayıf hissettiğim bir dönemdi. Maşukiye bu kısacık zaman diliminde bana ilaç olmuştu. O yüzden ayrı bir değeri vardır benim için.

Bu kez de kızımızla birlikte gittik. Onu da Maşukiye ile tanıştırmak istiyordum. Havanın şansımıza pırıl pırıl ve sıcak olması, dışarıda geçirebileceğimiz daha uzun vakit anlamına geliyordu.

Yola 12.00'de çıktık. İpek yolda giderken arabada uyudu. Vardığımızda saat 14.00 olmuştu. İstanbul trafiğinden çıkmamız uzun sürdü. Yoksa 1 saat 15-20 dakikada gidilebilir. Yemek yemek üzere "Saklı Vadi" denen içirisinde bir çok restoranın olduğu yere gittik. İlk karşımıza çıkan restoran olan "Değirmen"e girdik. O kadar acıkmıştık ki menüde ne varsa isteyecek haldeydik. Siparişleri verdik.
Sipariş gelene kadar da dışarıda biraz gezip dolaştık. Doyum olmaz muhteşem manzarayı seyre daldık.

Ardından içeriye girdik ki sıcacık soba yanıyor ve içeride mis gibi bir koku.
Sebebi ise üzerinde yanan fındık kabukları
Her gelişimizde yediğimiz kiremitte kaşarlı mantar acilen geldi :))
Ve sonra diğerleri. kiremitte alabalık, kiremitte köfte ve salata.
Yemek sonrası soba üzerinde demlenen çayla ziyafeti sonlandırdık.

Ardından kar eğlencesi için Kartepe'ye çıktık.


Minik kuş karın tadını çıkardı. Çok sevdiği "Gece Bahçesi Kar Yağıyor" kitabını canlandırdık. Biz de ayak izlerimizi bıraktık.

Dönüş yolunda da çay molası için, biraz da İstanbul'a trafik saatinde girmemek, vakit geçirmek için başka bir yere uğradık. Eskiden geldiğimiz çok şirin bir yer vardı. Kapanmış, daha doğrusu el değiştirmiş. Biz de değişen eli beğenmedik ve başka bir yer bulduk. Demlikle çay veriyorlar burada. E bizim de zamanımız var nasılsa. İş İpek'i oyalamaya kalıyordu. Çıkartma kitabıyla onu da hallettik kısmen. 

Saat 19.00'da geri dönmek üzere yola çıktık. Ve fakat İstanbul'um halen daha o sıkışık trafikten kurtulamamış, bize gezmenin burnundan gelmesi halini yaşatmıştı. 

İşin iyi yanı, eve varınca İpek'im uzun süredir yaşamadığımız 15 dakika gibi kısa bir zamanda uyumasıydı.

Eğer gitmediyseniz, kesinlikle gidip görmenizi, gördüyseniz de tazelenmek ve biraz nefes almak için yeniden uğramanızı tavsiye ederim.

6 yorum

neguzel bır gun olmus bende beklerim

Evet tatlım bayılıyorum ben de böyle yerlere işte.

Geldim ve takibe aldım sevgili gültasarım.

maşukiye ve kartepe çocuklar için harika seçim

Yorum için açıklama