Çocuklarımıza Sınır Koyma ve Pozitif Disiplin Nedir?

Yorum Ekle
     Sınır koyma ve pozitif disiplin konularında bilgi edinmek, disipline olan bakış açımızı tekrar gözden geçirmek, çocuklarımızla olan iletişim kalitemizi arttırmak için katıldığımız seminerde, Uzman Klinik Psikolog Şafak Patavi Kılıç bilgilerini bizlerle paylaştı. Happy Nest'te düzenlenen seminerde sorularımıza da cevap bulma fırsatı yakalamış olduk.


     Çoğumuz kendimizi zaman zaman çocukluğumuzda annemizden gördüğümüz davranış kalıplarının içinde buluruz. Belki yanlış belki doğrudur uygulanan. Önemli olan bizim nasıl hissettiğimiz ve karşılığında gördüğümüz olumlu davranış değişiklikleridir. Ancak bir yerlerde hata olduğunu seziyor ve anlıyorsak, Şafak Patavi'nin de söylediği gibi "Annelerimizden gördüğümüz zincirin halkası olmak zorunda değiliz." İşte seminerden aldığım bazı notlar:

     Öncelikle nedir sınır koyma? "Belli bir kuralı öğretme aşamasında kullanılan söz ve davranışlardır".
Bu söz ve davranışlarımızda tutarlılık önemlidir. Örneğin; çocuğumuzdan odasını toplamasını istiyor ve yapmayınca kendimiz topluyorsak. burada tutarlılıktan söz edilemez.

     Sınırların çizgilerini net koymalıyız. Mesela 14-16 ay arası çocuklarda sıklıkla görülen vurma davranışı, çocuğun henüz kendini sözle yeteri kadar ifade edemediğinden başvurduğu duygusal bir ifade olabilir. Böyle bir davranış karşısında yapılmaması gerekenler ise;

1- Aynı hareketi tekrarlamak yani yine vurmayla karşılık vermek. Burada çocuk kendisine yol gösteren ebeveyni göremez ve daha çok bocalayacağı bir duruma girer.
2- Çocuk vurunca hemen arkasından olumlu bir davranışta bulunarak yaptığını onaylamak. Mesela öfkesini geçirmek için sarılmak, öpmek gibi..
3- Görmezden gelmek. Vurmanın yanlış bir davranış olduğunu net bir şekilde söylemek gerekir. "İnsanlara vuramayız, eşyalara zarar veremeyiz gibi ifadelerle  kesin tavır ortaya konulmalıdır.

Olduğu ortamdan uzaklaştırmak bir yol olarak düşünülebilir ancak bu "odana git" şeklinde değil, "gel beraber odana gidelim" diyerek olmalıdır.

Sınırların koyulmasında duyguların ifade edilmesi önemlidir. Çocukta ortaya çıkan bağırma, vurma, tekme v.b. gibi davranışlardan anlaşılan, çocuğun öfkeli olduğudur. Öfkesini içine atması yerine ifade etmesi desteklenmeli ancak bunu zararsız bir biçimde ortaya koyması öğretilmelidir. "İnsanlara vuramazsın ama şu yastığa vurabilir, içindeki kızgınlığı dışarı atabilirsin",  Önce duygusunu anladığımızı göstermeli ve sınırı koymalıyız. "Kızınca zarar vermiyoruz." gibi bir cümleyle net ifadeler kullanmalıyız.

Böyle durumlarda ceza etkin bir yöntem değildir. Sizin öfkelenmeniz de işbirliğini bozar.
Pozitif disiplinde karşılıklı işbirliği önemlidir.

Sınırları koymada etkili bir yöntem olan hayalinde yapmasına izin verme, negatif duyguların ortaya çıkmasını engeller.

 Çocuk okula gitmek istemiyorsa;
1- Önce hayalinde buna izin vermeliyiz."Keşke okula gitmeyip biraz daha uyusaydın" ya da "Bugün okula gitmeyip oyun oynamayı isterdin değil mi?"
2- Ardından sınırı net ifade etmeliyiz. "Ama bugün okul günü." "Ancak hafta sonu istersen uyuyabilir ya da ..... oyununu oynayabiliriz, ......... gidebiliriz." Bu noktada hem net hem de empatik oluruz. Sonuç olarak duygusal olarak anlaşıldığını gören çocuk işbirliğine hazır olur.

Bir başka örnek ; Çocuk arkadaşının evinde kalmak istiyor. Sizin aile yapısında hangi kural varsa onu söylemeden önce "keşke bugün arkadaşında kalabilseydin" gibi bir ifadeyle onun zihninde hayal etmesine izin verirsiniz. Sonra sınırınızı net olarak ifade etmelisiniz. "Ama hafta içi arkadaşında kalamazsın", ya da "Bizim evimizin kuralı......" şeklinde bir cümleyle başlayarak durumu net olarak anlatmalısınız.

Pozitif disiplinin temelinde saygı vardır. Bu her yaştaki çocuk için geçerlidir. Eskilerin yaygın olarak söylediği" Sen ne anlarsın, sen konuşma, sen ne bilirsin" tarzında söylemler saygıdan uzak ve öfkeye davetiye çıkaran ifadelerdir.

Pozitif disiplin için oldukça önemli olan bir başka unsur ise çocuklara seçenek sunmadır. Çocuklara seçim hakkı verilmesi sorumluluk alma ve özgürlüklerini artırma duygularını cesaretlendirecektir.

Pozitif disiplinde amaç, kişinin öz denetimini sağlayabilmek yani kendi kendini denetleyebilme yeteneğini geliştirmektir.

Self disiplin( iç disiplin) vermek için neler yapılabilir?

1- Sorumluluk vermek. 2 yaşından itibaren çocuklara sorumluluk verilebilir. Oyuncaklarını toplamak, masa kurmak gibi.
2- Kendi bireysel özelliklerini kabul eden davranışlarda bulunarak saygı duymak.
Çocuklarımız için erken yaşta yaptıklarımız gelecekteki davranışlarının mihenk taşını oluşturur.
3- Problem çözme becerisi kazandırmak. Çocuk kabul edilemez bir çözüm sunarsa ona açıkça davranışın kabul edilmezliği açıklanmalı nedenleri anlatılmalıdır. Her durum için birden çok çözüm olduğu ve her çözümün de sonucu olacağı açıklanmalıdır.
4- Fazla müdahale etmemek. Çocuğun yanlış bir davranışı gözlendiğinde aşırı tepki vermemektir.

Safak Patavi sorduğumuz sorulara da cevap vererek kafamızı kurcalayan konularda bizlere yardımcı olmaya çalıştı.

Benim merak ettiklerimden biri sınır koyarken, çocuğa saygı duyma ile dediğini yapma arasındaki ayrımı nasıl yapacağımızla ilgiliydi.

Evden dışarı çıkarken, giyinirken, ya da herhangi başka bir şey için tuttururken benim tutumum ona saygı gösterip dediklerini kabul etmek mi yoksa yapılması gerekeni yapmak şeklinde mi olmalıydı?

Safak hanımın bana cevabı ise 2 yaş döneminde karakterin oturmadığı, yaptığı inatlaşmaların geçici olup kaygılanılmaması gerektiği idi. Şimdilik rahatladım. Çünkü her istediğini yapmak gibi bir şeyin de yanlış olduğunu biliyorum. Ancak kimi kararlarına da saygı duymam gerekir. Giyinmek istememesi, dışarıya çıkma konusunda direnmesi, sonra da eve dönmek istememesi....bu gibi davranışları yaşı gereği yapması sağlıklıymış. Çünkü birey olmaya ve kendini ispatlamaya çalışırmış. Bize düşen ise sabır sabır sabır.

Yapmak istediğimiz şeyi oyuna dönüştürerek, inatlaşmaya girmeyerek ve öfkelenmeden, seçenek sunarak işbirliği içinde yapmak bizi daha iyi sonuçlara götürecektir.

Semineri organize eden ve ev sahipliği yapan Happy Nest'e,  sorularımıza içtenlikle verdiği cevaplar ve paylaştığı bilgilerle bakış açımızı geliştiren Şafak Patavi Kılıç'a çok çok teşekkürler....

Yorum için açıklama