Dokunma Duyusu Faaliyeti

Yorum Ekle
Dokunma duyusu faaliyetleriyle çocuklarımızı 2 yaşından itibaren tanıştırabiliriz. "Montessori Yöntemiyle Harika Çocuk Nasıl Yetiştirilir?" kitabında yer verilen dokunma duyusuna yönelik faaliyetlerden birini denedim geçen gün.   
Dokusu birbirinden farklı kumaş ve materyalleri tanıtmak ve aralarındaki farkı anlaması için hepsine tek tek dokunmasını istedim.
İçlerinde saten, tül, ince ve kalın keçe, simli ve simsiz eva süngeri parçaları vardı.






Yumuşak olanları bir yere, sert olanları başka bir yere ayırmasını söyledim. 

Kumaşlara tek tek dokundu, farklarını hissetti, yumuşak ve sert diyerek ayırdı. Daha rahat anlaması için yanağına hafifçe dokundurmasını istedim. 

Aslında anlatılan kumaşları eşleştirme etkinliğiydi ancak ben ilk olarak kumaşları böyle tanıtmayı düşündüm. Eşleştirmeyi ise daha sonra denedim. Çok fazla ilgilenmediğinden ilerleyen zamanlarda tekrar denemeye karar verdim.

Sevgilerimle...


Kumaş Eşleştirme

Yorum Ekle
Montessori'ye göre duyu egzersizleri çocukları fazla zorlamadan potansiyellerinin gelişmesini sağlar.
Dokunma duyusunu geliştirmenin birçok yolu vardır. Kumaş eşleştirme de bunlardan biridir.
Kumaş eşleştirmede her kumaştan çiftler oluşturulur.
Ben tül, saten, dantel, keten ve muşamba kumaş kullandım. Her çifti ayrı sepetlere koyup eş olanları gözü kapalı bulmasını istedim. Bu şekilde yapmak istemedi. Eline verdiğim kumaşı görmek için gözünü açıyordu. Bir önceki etkinliğimiz olan kumaşların sert ve yumuşak olanlarını eşleştirmeyle karıştırdı. :)))) Kumaşın yumuşak mı sert mi oluşunu anlatmak için kumaşı yanağına dokundurmasını söylemiştim. Hoşuna gitmiş sert ve yumuşak kumaşları çok iyi ayırmıştı. Şimdi de gözünü kapatmak yerine yine yanağına sürüp sert ve yumuşak diyerek hepsine baktı. Ben de bıraktım kumaşlarla istediği gibi oynasın. 

Daha sonra gözü kapalı olarak yapmayı yeniden denemek isterim. Çocukların duyu bilincini artıran egzersizlerle onların görme, işitme, dokunma, tat alma ve koklama duyularını daha hoşlarına gidecek şekilde tecrübe etmelerine yardımcı olabiliriz. 

Sevgilerimle....

Buz Boyama

4 Yorum
Bugünkü resim yapma etkinliğimiz biraz farklıydı. Bir ilki denedik. Ba-yıl-dım. İpek benim kadar sevdi mi bilmem, ama farklı bir şey oluşu dikkatini çekti. Bir ara yabancı bir sitede görüp kaydetmiştim. Kış aylarına uyan bir etkinlik olarak buz ve kar, erime ve donma gibi kavramları daha iyi anlatırım diye düşündüm.

Küçük hanım bugün bir önceki etkinlikten pek hoşlanmayınca dünden hazırlamış olduğum ikinci etkinliği çıkarayım bari dedim. Bundan da çok ümidim yoktu açıkçası. Meğer ne zevkliymiş.

Bir kabın içinde bir miktar suya yarım paket karbonat atarak suyu donduruyorsunuz. Karbonatlı su donunca bembeyaz bir zemin oluşturuyor. 

Ben üç renk boya hazırladım. Kırmızı, sarı ve mavi. Fırçalarını da verdim. Eğlence başladı.

Biraz da ben boyama yaptım tabii. Kırmızı bir kalp çizdim. Sonra da birlikte içini doldurduk.

Ve işin en güzel yanı soğuk suyun altına tutuyorsunuz hoop siliniyor yaptıklarınız. Yeniden boyamaya başlıyorsunuz. 
Renkleri karıştırıp gözlem yaptık. Tekrar yıkayıp tekrar boyadık. Ortaya böyle renk cümbüşü çıktı. 
Boyama bittikten sonra buzun erimesi için kabı dışarıda beklettim. Erimiş halini de gösterip buzun sonraki halini anlattım.  

Yani biraz bilimsel, biraz ince motor çalışma yapmış olduk. Bir de yanında yaratıcılık gelişimi. Üstelik bolca eğlence. Daha ne olsun. 

Renkli dünyalar herkese....

(from teaching 2 and 3 years old.)

KIDZANIA DENEYİMİ : GERÇEK HAYAT DENEYİMİ!

Yorum Ekle

Merkezi Mexico City ‘de olan KidZania, Türkiye’de ilk tüm dünyada ise 16.KidZania olma sıfatını taşıyor. Eğlendirirken eğitme felsefesiyle yola çıkan bu eğlence ve öğretme merkezinde çocuklara gerçek hayatta var olan meslekleri, banka ,fabrika, sağlık kurumu, restoran gibi çeşitli gibi pek çok aktiviteyi deneyimleme şansı sunuyor. 10bin metrekareye yakın bir alanda hizmet veren Kidzania ’da, tüm mekanlar çocukların erişebileceği boyda ve ölçüde. Onların keyifli vakit geçirebilmesi için dizayn edilen bir çocuk ülkesi olma özelliğinin yanı sıra, yaklaşık 30 farklı markayla yapılan işbirliği sayesinde bambaşka ortamları deneyimleme fırsatı da sunuyor.

4-14 yaş arasındaki çocuklara hizmet veren Kidzania’ya giriş, uçakla seyahat etmek için havaalanında yapılan işlemlerin benzeriyle tamamlanır. Ardından yanlarında eşlik eden yetişkinlerle birlikte girişte aldığı çekleri bozdurup aktivelere katılmak için yönlendirme tabelalarını izleyerek çocuk ülkesine ulaşır. Mekana yetişkin eşliğinde giriş yapsa da pek çok aktiviteyi yalnız başına yapabilecek yetiye sahip olması nedeniyle 4 yaş alt sınır olarak konulmuş. KidZania, hem takım çalışması konusunda ilham kaynağı olurken hem de para  kavramının oyun aracılığıyla anlatılması sayesinde aslında 4-14 yaş grubundaki çocuklara gerçek hayatı keyifle deneyimletmiş oluyor.

Girişte hem çocuklara hem de yetişkinlerin koluna güvenlik nedeniyle eşleştirilmiş saatler takılıyor işte bu sayede çocuğun velisi yanında olmadan dışarı çıkması imkansız! Ana alanda büyük yaş grubunun girebildiği kısımlar camlı bölmelerle ayrıldığından içeride olanları izlemekten büyük keyif aldılar. Adeta minyatür bir ülke yaratmışlar , kısaca günlük yaşamımızda varolan her ne varsa Kidzania çatısı altında bulmak mümkün!

Haftasonu iki ayrı seans şeklinde girişe açık olan Kidzania, İstanbul’da bir çocuğun , genelde 15-25 dk süren aktivitelerden yaklaşık 7-8 aktiviteye katılma şansı oluyor. Aynı zamanda hatırlatalım, sömestrda da hafta içi iki seans bulunuyor.

Ben kızlarımla geçtiğimiz yaz iki kez ziyaret ettim ve girişten çıkışa kadar yapılan işlemleri meraklı gözlerle takip ettiler ayrıca etkinlik alanında pek çok aktiviteye yaşları gereği katılamasalar da içeride yapılanları camlardan seyretmek bile onlara büyük keyif verdi. Her ne kadar 4 yaş alt sınır olarak belirtilse de 2-4 yaş grubunun da büyük keyif alarak oynayabileceği bir alan da unutulmamış “Urbano’nun  Evi “ isimli kısımda, bir evin odaları şeklinde dizayn edilmiş alanda özellikle kız çocuklarını gönlünden fetheden bir mutfak, erkek çocukları için de top havuzu şeklinde bir küvet mevcut… Evin salonunda mini oturma grubu, piyano, yatak odasında ise şişme balonlardan yataklar bulunuyor…Ayrıca “urbano’nun okulu”isimli boyama  yapabilecekleri ve müzik aletlerini kullanabilecekleri bir de mini oyun odası var.



Çocuklar bu alanda keyifle vakit geçirirken kısa molalar verme şansınız da yok değil hani çünkü tam da o kısımda kahve içebileceğiniz ya da yemek yiyebileceğiniz birkaç yer de var. Alışveriş yapılan kapalı bir mekan içinde olmasına rağmen sanki sizi bambaşka bir masal ülkesinin parçasıymış gibi hissettiren şahane bir ortam!

Bu arada belirtmeden geçmek istemiyorum. Çocuklar için birbirinden güzel ve eğlenceli ürünlerin yer aldığı National Store’lara da mutlaka uğrayın. Bu mağazalarda  kırtasiye malzemelerine,  oyuncağa, tekstil ürünlerine ve bunların dışında birçok farklı ürüne ulaşabilirsiniz.  KidZania’nın sevilen karakterleri Urbano, Vita, Chika, Bache ve Beebop da sizi orada bekliyor :) Ayrıca ek bilgi ; Şubat sonuna kadar seçili ürünlerde %50 indirim var! Bu fırsatı kaçırmayın derim:)

Doğum Günü Kutlamaları İçin Güzel Alternatif

Çocuklar için doğum günü mekanı seçmek hepimizin çok zamanını alıyor malum. KidZania bu anlamda da bize yardımcı oluyor.  Çok kişinin katılabileceği ve farklı konseptte doğum günü partileri düzenlemek için iyi bir seçenek olarak da aklınızda mutlaka bulunsun.

İÇERİK: http://www.ikizannesiyim.com/
Bir boomads advertorial içeriğidir.

Çiz, Sil, Yeniden Çiz.....

Yorum Ekle
      İpek ile birlikte sayfalarını karıştırıyorduk kitabın. Görünce çok hoşuma gitti. Hemen hazırlandık ve etkinliğe geçtik. Hala zaman zaman yararlandığım bir kitaptır. Tavsiye ederim.

Oyunumuz için plastik dosyaya ihtiyacımız var. Daha sonra herhangi bir resmi dosyanın içine yerleştiriyorsunuz.
Eline de keçeli kalem veriyorsunuz. Resmin üzerinden geçmesini söylüyoruz. Silmek istediğinde kağıt havlu ya da ıslak mendille kolayca silip yeniden başlasın.








Resmi dosyanın içinden çıkarıp ne çizdiğine bakmak çok hoşuna gitti. Harika bir etkinlik oldu. Yanınızda taşıması da kolay malzemeler olduğundan bir yere gittiğinizde de götürebilir, keyifle oyalanmasını sağlayabilirsiniz.

12 ay ve üzeri için uygun olduğu belirtilmiş.

İyi eğlenceler.... 



Çocuklarımıza Sınır Koyma ve Pozitif Disiplin Nedir?

Yorum Ekle
     Sınır koyma ve pozitif disiplin konularında bilgi edinmek, disipline olan bakış açımızı tekrar gözden geçirmek, çocuklarımızla olan iletişim kalitemizi arttırmak için katıldığımız seminerde, Uzman Klinik Psikolog Şafak Patavi Kılıç bilgilerini bizlerle paylaştı. Happy Nest'te düzenlenen seminerde sorularımıza da cevap bulma fırsatı yakalamış olduk.


     Çoğumuz kendimizi zaman zaman çocukluğumuzda annemizden gördüğümüz davranış kalıplarının içinde buluruz. Belki yanlış belki doğrudur uygulanan. Önemli olan bizim nasıl hissettiğimiz ve karşılığında gördüğümüz olumlu davranış değişiklikleridir. Ancak bir yerlerde hata olduğunu seziyor ve anlıyorsak, Şafak Patavi'nin de söylediği gibi "Annelerimizden gördüğümüz zincirin halkası olmak zorunda değiliz." İşte seminerden aldığım bazı notlar:

     Öncelikle nedir sınır koyma? "Belli bir kuralı öğretme aşamasında kullanılan söz ve davranışlardır".
Bu söz ve davranışlarımızda tutarlılık önemlidir. Örneğin; çocuğumuzdan odasını toplamasını istiyor ve yapmayınca kendimiz topluyorsak. burada tutarlılıktan söz edilemez.

     Sınırların çizgilerini net koymalıyız. Mesela 14-16 ay arası çocuklarda sıklıkla görülen vurma davranışı, çocuğun henüz kendini sözle yeteri kadar ifade edemediğinden başvurduğu duygusal bir ifade olabilir. Böyle bir davranış karşısında yapılmaması gerekenler ise;

1- Aynı hareketi tekrarlamak yani yine vurmayla karşılık vermek. Burada çocuk kendisine yol gösteren ebeveyni göremez ve daha çok bocalayacağı bir duruma girer.
2- Çocuk vurunca hemen arkasından olumlu bir davranışta bulunarak yaptığını onaylamak. Mesela öfkesini geçirmek için sarılmak, öpmek gibi..
3- Görmezden gelmek. Vurmanın yanlış bir davranış olduğunu net bir şekilde söylemek gerekir. "İnsanlara vuramayız, eşyalara zarar veremeyiz gibi ifadelerle  kesin tavır ortaya konulmalıdır.

Olduğu ortamdan uzaklaştırmak bir yol olarak düşünülebilir ancak bu "odana git" şeklinde değil, "gel beraber odana gidelim" diyerek olmalıdır.

Sınırların koyulmasında duyguların ifade edilmesi önemlidir. Çocukta ortaya çıkan bağırma, vurma, tekme v.b. gibi davranışlardan anlaşılan, çocuğun öfkeli olduğudur. Öfkesini içine atması yerine ifade etmesi desteklenmeli ancak bunu zararsız bir biçimde ortaya koyması öğretilmelidir. "İnsanlara vuramazsın ama şu yastığa vurabilir, içindeki kızgınlığı dışarı atabilirsin",  Önce duygusunu anladığımızı göstermeli ve sınırı koymalıyız. "Kızınca zarar vermiyoruz." gibi bir cümleyle net ifadeler kullanmalıyız.

Böyle durumlarda ceza etkin bir yöntem değildir. Sizin öfkelenmeniz de işbirliğini bozar.
Pozitif disiplinde karşılıklı işbirliği önemlidir.

Sınırları koymada etkili bir yöntem olan hayalinde yapmasına izin verme, negatif duyguların ortaya çıkmasını engeller.

 Çocuk okula gitmek istemiyorsa;
1- Önce hayalinde buna izin vermeliyiz."Keşke okula gitmeyip biraz daha uyusaydın" ya da "Bugün okula gitmeyip oyun oynamayı isterdin değil mi?"
2- Ardından sınırı net ifade etmeliyiz. "Ama bugün okul günü." "Ancak hafta sonu istersen uyuyabilir ya da ..... oyununu oynayabiliriz, ......... gidebiliriz." Bu noktada hem net hem de empatik oluruz. Sonuç olarak duygusal olarak anlaşıldığını gören çocuk işbirliğine hazır olur.

Bir başka örnek ; Çocuk arkadaşının evinde kalmak istiyor. Sizin aile yapısında hangi kural varsa onu söylemeden önce "keşke bugün arkadaşında kalabilseydin" gibi bir ifadeyle onun zihninde hayal etmesine izin verirsiniz. Sonra sınırınızı net olarak ifade etmelisiniz. "Ama hafta içi arkadaşında kalamazsın", ya da "Bizim evimizin kuralı......" şeklinde bir cümleyle başlayarak durumu net olarak anlatmalısınız.

Pozitif disiplinin temelinde saygı vardır. Bu her yaştaki çocuk için geçerlidir. Eskilerin yaygın olarak söylediği" Sen ne anlarsın, sen konuşma, sen ne bilirsin" tarzında söylemler saygıdan uzak ve öfkeye davetiye çıkaran ifadelerdir.

Pozitif disiplin için oldukça önemli olan bir başka unsur ise çocuklara seçenek sunmadır. Çocuklara seçim hakkı verilmesi sorumluluk alma ve özgürlüklerini artırma duygularını cesaretlendirecektir.

Pozitif disiplinde amaç, kişinin öz denetimini sağlayabilmek yani kendi kendini denetleyebilme yeteneğini geliştirmektir.

Self disiplin( iç disiplin) vermek için neler yapılabilir?

1- Sorumluluk vermek. 2 yaşından itibaren çocuklara sorumluluk verilebilir. Oyuncaklarını toplamak, masa kurmak gibi.
2- Kendi bireysel özelliklerini kabul eden davranışlarda bulunarak saygı duymak.
Çocuklarımız için erken yaşta yaptıklarımız gelecekteki davranışlarının mihenk taşını oluşturur.
3- Problem çözme becerisi kazandırmak. Çocuk kabul edilemez bir çözüm sunarsa ona açıkça davranışın kabul edilmezliği açıklanmalı nedenleri anlatılmalıdır. Her durum için birden çok çözüm olduğu ve her çözümün de sonucu olacağı açıklanmalıdır.
4- Fazla müdahale etmemek. Çocuğun yanlış bir davranışı gözlendiğinde aşırı tepki vermemektir.

Safak Patavi sorduğumuz sorulara da cevap vererek kafamızı kurcalayan konularda bizlere yardımcı olmaya çalıştı.

Benim merak ettiklerimden biri sınır koyarken, çocuğa saygı duyma ile dediğini yapma arasındaki ayrımı nasıl yapacağımızla ilgiliydi.

Evden dışarı çıkarken, giyinirken, ya da herhangi başka bir şey için tuttururken benim tutumum ona saygı gösterip dediklerini kabul etmek mi yoksa yapılması gerekeni yapmak şeklinde mi olmalıydı?

Safak hanımın bana cevabı ise 2 yaş döneminde karakterin oturmadığı, yaptığı inatlaşmaların geçici olup kaygılanılmaması gerektiği idi. Şimdilik rahatladım. Çünkü her istediğini yapmak gibi bir şeyin de yanlış olduğunu biliyorum. Ancak kimi kararlarına da saygı duymam gerekir. Giyinmek istememesi, dışarıya çıkma konusunda direnmesi, sonra da eve dönmek istememesi....bu gibi davranışları yaşı gereği yapması sağlıklıymış. Çünkü birey olmaya ve kendini ispatlamaya çalışırmış. Bize düşen ise sabır sabır sabır.

Yapmak istediğimiz şeyi oyuna dönüştürerek, inatlaşmaya girmeyerek ve öfkelenmeden, seçenek sunarak işbirliği içinde yapmak bizi daha iyi sonuçlara götürecektir.

Semineri organize eden ve ev sahipliği yapan Happy Nest'e,  sorularımıza içtenlikle verdiği cevaplar ve paylaştığı bilgilerle bakış açımızı geliştiren Şafak Patavi Kılıç'a çok çok teşekkürler....

Nasıl Besleniyoruz? Nelere Dikkat Ediyoruz?

6 Yorum
      

     Geçen gün çok faydalı bir seminere katıldım. Yine Happy Nest'in organize etmiş olduğu seminerde Gülden Kılınç Doğan, bizimle çok önemli ve değerli bilgilerini paylaştı. Aslında iyi mi oldu kötü mü oldu bilmiyorum, çünkü bu durumda hiç bir şey yememeli ve almamalıyız. Evet durum cidden vahim. Maalesef gıda konusunda çok eksikleri olan bir ülkeyiz. Neye güveneceğimizi bilmez olduk. Organik mi, doğal mı, peki ne kadar doğru gibi şüphelerimiz var. Sizler de benim gibi düşünüyorsanız okumaya devam...Hatta size tavsiyem Gülden Hanım'ın seminerlerini takip edip birine katılmanız. Sanırım zaman zaman Happy Nest'te organize ediyorlar. Ayrıca kendisini blog sayfası ve sosyal medyadan da takip edebilirsiniz. 


Hangi Organik ve Doğal Ürünler Güvenilir?

       Gülden Kılınç Doğan sağlıklı yaşam koçu olarak, pek çok firmayı kontrol edip ürünlerinin analizini yapmış. Onun da güvenip takip ettiği, ürünlerini satın aldığı yerler var. Biz de ürünlerimizi satın aldığımız yerler hakkında sorular sorduk. Ben hamileliğimle birlikte Feriköy'deki organik pazardan alışveriş yapmaya başlamıştım. Ancak pazarın haftada bir gün kuruluşu ve ulaşımında kısmen de olsa sorun yaşıyor olmak zor geliyordu. Daha sonra Real marketteki organik reyonunu keşfettim. Gülden Hanım Real marketin organik standında yer alan meyve ve sebzeleri analiz edip denetlemiş. Güvenle satın alabilirsiniz deyince çok rahatladım. Doğal ürünler satın alabileceğimiz internet siteleri soruldu. Bunlardan "İpek Hanım çiftliği", "Geleneksel Pazar"  denetlenmiş ve analizde temiz çıkan, güvenle alışveriş yapabileceğimiz yerler.  Daha önce İpek Hanım Çiftliği'ni  duymuş, hatta oradan sipariş de vermiştim. Daha sonra Real'e başlayınca  bırakmıştım. Ancak kuru gıda ve daha pek çok ürün için yeniden sipariş vermeye başlayabilirim. Cam şişelerde satın aldığımız günlük sütlerdeki besin değerini ve içeriğini sorgulamamız gerekiyormuş. Yine internetten sipariş verilen "sütçü.com" sitesi soruldu. Gülden Hanım, sütlerinin analizini yapmadığını ama hakkında kötü bir şey duymadığını söyledi. İpek hanım çiftliğinden gelen sütlerin ise denetimi yapılmış ve besin değeri de çok yüksek çıkmış. Sipariş verildiğinde dondurulmuş olarak elimize ulaşıyormuş. Bu durumda besin değerinden de bir şey kaybetmiyor.
     
Dikkat Edilecek Noktalar, Alınacak Önlemler 
  • Ürünleri almadan önce satıcılarla konuşun, hangi üreticinin nerede ürettiğini, hangi sertifikasyon firmasından aldığını, firma personeli mi yoksa aracıdan mı aldığınızı sorun. Her doğal ya da organik yazan ürün gerçek olmayabilir.
  • Evde ekmeğinizi kendiniz yapın. Dışarıdan satın alınanların çoğu katkılı.
  • Açık inek sütü alıyorsanız sütü tahlil ettirerek kurşun ve kadmiyum miktarlarına baktırın.
  • Tarım İl Müdürlüğünün Şenlikköy'deki laboratuvarında 130 TLye analiz ettirebilirsiniz.
  • Ya da özel gıda laboratuvarlarında 70 TL'ye yaptırabilirsiniz.
  • Organik sertifikalara güvenmeyin.
  • Aldığınız baldan şüphe ediyorsanız HMF tayini, fruktoz, glikoz, sakkoroz oranı baktırmanız gerekir. Pekmez için de HMF tayini, ticari glikoz analizi yaptırabilirsiniz.
  • Peynirde katkı maddesi sorbik asit aratabilirsiniz.
  • Meyve suyu alacaksanız içindekilere bakınız. Meyve suyu konsantresi ya da meyve suyu, meyve püresi diyorsa içinde doğal meyveler olduğunu gösterir. Doğala özdeş aroma diyorsa kimyasal bir ürün demektir. Evde kendimiz meyve suyumuzu yapabiliriz. Ama en doğrusu meyvenin kendisini yemek.
  • Kırmızı eti  C vitamini ile birlikte tüketirsek içerdiği demiri %40 oranında alıyoruz . Aksi takdirde sadece %5'ini alabiliyormuşuz. Ancak Cvitamini çiğ olarak tüketilmeli. Mesela etin yanında domates, biber, kiviyi aynı anda yemek gibi. Bu çok önemli bir bilgi. Demir deposunu yükseltecek bir başka formül de keçiboynuzu pekmezi ve fındığı ezip karıştırarak yemek. Hem de lezzetli.
  • Ürünleri mevsiminde tüketin.
  • Kuruyemişleri bildiğiniz yerlerden getirtin alın. Kabak çekirdeği( tuzsuz ve çiğ olan)çok önemli. Yüksek oranda arjinin içeriyor. Bu da büyüme hormonu üretimini arttırıyor. Çocuklar için çok önemli. Ayrıca protein deposu.
  • Balık yağı kullanmamızı tavsiye etmiyor. İçinde katkı maddesi var .
  • Muzda gövdeden enjekte edilen hormon kullanılıyor.
  • Yumurtalarda hayvanın yemine katkı maddesi koyuyorlar. Organik diye aldığımız yumurtaların dahi güvenilirliği tartışılır.
  • Balık çok tüketmemek gerekiyor. Denizlerdeki kirlilik dolayısıyla ağır metal içeriyor.
  • Cevizler beyazlatılıyor. Fıstık Çin'den getiriliyor.

Gülden Hanım, analiz yaptırmak isteyenlere en ucuz nerede yaptırabilecekleri konusunda yardımcı oluyor. Kendisiyle iletişime geçebilir, bu konuda bilgi alabilirsiniz.

Okul kantinlerinde satılan gıdalar

  Okullarda çocuğunuzun ne yediğini sorgulayın. Okul kantinleri ile ilgili bir yönetmelik kabul edildi ve yayınlandı. Bunları bilmem gerek. Aşağıdaki linkte ilgili yönetmelik maddelerini görebilirsiniz. http://karabuk.meb.gov.tr/www/okul-kantinlerine-dair-ozel-hijyen-kurallari-yonetmeligi-resmi-gazetede-yayinlandi/icerik/454
 Herkes önce kendi okulunu kendi denetlemeli. Çıkan kanunlara destek vererek yerine getirilmesini sağlamalıyız,

Duyduklarımızdan ve okuduklarımızdan sonra içimiz karardı mı? Karardı.
Ne yapacağız peki?
Hiç bir şey yemeyecek miyiz?
Değil tabii ki.
Ancak bizler bilinçli tüketici olursak, firmalar geri adım atar. Sorgulamayı ve takip etmeyi öğrenmeliyiz. Güvenilir üretici ve satıcı bulursak da desteklemeliyiz.
Her kafadan ses çıktığı bir ortamda gıda konusunda yapılan denetim ve tetkiklerin yetersiz oluşu ülkenin olduğu kadar firma sahiplerinin de suçu. Ürününe güvenen ve sağlıklı olduğunu iddia eden firmalar, denetlenmeyi talep edip bunu sık sık yayınlamalı. Hatta bireysel analiz yaptırmak isteyenlere zaman zaman ücretsiz imkanlar sunup ( çok pahalı analizler var ) denetimin güvenilirliğini de ortaya koymalı.

Bizlerle paylaştığı faydalı bilgiler ve önerileri için Gülden Kılınç Doğan'a ve semineri organize eden Happy Nest'in kurucu ve ortaklarından Pelin Ulusoy Tepret'e en içten teşekkürlerimi sunuyorum.

        Sağlıklı ve doğal bir hayata kavuşmak ümidiyle....

     
     

Anne İşe Gitmesen Olmaz mı?

1 Yorum
     
     Bu sıralarda ilkokul öğretmenimin yazmış olduğu bir kitabı okuyorum. İçinde birbirinden ilginç hikayeler var. Çalışan annelerin iç hesaplaşmaları ve yaşadıklarını anlattığı yazılar var. Çoğunun duygusu aynı. Çocuğunun ilklerini görememek, yanında olamamak, bakacak birini bulma zorluğu ile işine devam etme zorunluluğu arasında sıkışıp kalmış olmanın verdiği sıkıntı. Bazıları çocuklarının sözlerini ve hislerini de paylaşmış. Her bir hikayeyi okuduğumda ne kadar şanslı olduğumu düşünmeden ve sahip olduğum imkana şükretmeden duramadım. Öncelikle çalışma zorunluluğum olmadan hayatımıza devam edebildiğimiz için şanslıyım. 3 yıl gibi bir süre işimden ayrı kalabilip yeniden çalışabilecek miyim diye bir derdim olmayan bir mesleğe sahip olduğum için şanslıyım. Çocuğum için önemli olan ilk 3 yılı yanında geçirip sonrasında çalışmaya devam ederek çocuğuma da çalışan annne örneği olabileceğim için şasnlıyım. Tek başına çalışıp bu sorumluluğu seve seve üstlenen eşimle birlikte olduğum için şanslıyım.

   Bazen bir şeyleri biliriz ancak bir şekilde pekiştirme imkanı bulunca daha çok farkına varırız. Kitabı okurken ben de ne güzel nimetlere sahip olduğumu düşündüm. İşe gitmek zorunda olup da acaba çocuğuma nasıl bakılıyor derdim olmadı. Hastalanınca nasıl izin alırım endişem olmadı. Neler yaşamış insanlar. Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de çocuklarını kendilerinden yoksun bıraktıklarına dair suçluluk duygusu hissetmenin ne olduğu anlatılmakla tarif edilmez herhalde.

   Okuduklarımdan sonra kitabın bana hissettirdikleri böyleydi. Bir de işin diğer kısmı var elbet. İşine, kariyerine dönen, bebeğini emin ellere teslim edip içini rahat tutan, halinden muzdarip olmayan anneler de var tabii ki. Böyle hissedip düşünenlere de saygı duyuyorum. Demek değildir ki onlar çocuklarını daha az seviyor. Tercih ve yapı meselesi bence. Ben çalışmak zorunda olsaydım ve çocuğumdan ayrı kalsaydım eminim ki okuduğum kişilerin duygularına sahip olurdum.

   İşin doğrusu zaman zaman bunalıp acaba çalışsa mıydım diye düşündüğüm olmuştur. Kızıma tek başıma bakmanın ve kimi zaman özel zamana olan ihtiyacımın giderilememesinden mütevellit olumsuz duygular yaşamış olabilirim. Ama bu hislerin doğal olduğunu düşünüyorum. İnsanız sonuçta ve çocuk bakmak , onu en iyi şekilde yetiştirmeye çalışmak öyle kolay bir şey değil. Bir çok gel git duygular yaşamak normal gibi geliyor bana.

 Önümüzdeki dönem çalışmaya yeniden başlayacağım. Kızım da oyun grubuna başlayacak okulda. Zamanlama olarak, onun okula başlama yaşı olarak da uygun diye düşünüyorum. Muhakkak her gün birlikte oluşumuzu özleyeceğim. Ancak onun da benim de ayrı dünyalara ihtiyacımız var. O da ben de ayrı bireyleriz. Zaten çocuk da en çok 3 yaşında bunun farkında oluyormuş. Ve yine şasnlıyım ki mesleğim gereği saatleri daha esnek bir işte çalışıyorum. Öğretmen olduğum için en çok şimdi seviniyorum. Kolay olacağını söylemiyorum çünkü işiniz de öğretmenlik olunca hep eğitim hep öğretme gına geliyor bir yerde. Lise de olsa karşınızdaki tam bir yetişkin değil neticede. Sabır her zamankinden daha çok gerekecek. Beyin yorgunluğu da çok olan bir iş ama yine de zaman açısından avantajlarım olacak gibi geliyor.

   En başından beri tercihim ve isteğim kızıma 3 yaşına gelene kadar kendim bakmak yönündeydi. Ne mutlu ki bunu sağlayabilen ve başarabilen annelerdenim.

    Sözlerimin yanlış anlaşılmasını da istemem. Bu benim bakış açım. Daha önce de söylediğim gibi herkes farklı duygular yaşayabilir. İşinden kopmak istemez her ikisini de birlikte götürmekten memnundur. Tüm annelere ve tercihlerine saygım sonsuz.
    Sevgi ve saygılarımla..

Okuduğum Kitabın adı: Anne İşe Gitmesen Olmaz mı?
                   Kitabın yazarı: Nazmiye Bağcı Çaylıoğlu

Kurdele ve Rulolar

1 Yorum
     Az malzeme, az hazırlık, bol eğlence. En sevdiğim etkinliklerden...Çocuğumla Evdeyim'i facebook ve instagramdan  severek takip ediyorum. İşte oradan bir fikir. Kurdeleye kestiğiniz ruloları yüzük gibi geçirmece. Ben kurdeleleri, peçete halkalarına geçirip bağladım.
Teker teker her kurdeleye geçirdi halkaları

 Her kurdeleye belirtilen sayıda halka geçirilerek  yapılırsa sayı etkinliği yapılmış oluyor. Biz belli bir sayıya göre yapmadık.


Oyun sonunda, halkaları parmaklarıma geçirip kurdelelerin dansını yaptım miniğime. Sabırsızlıkla o da yapmak istedi. 

Etkinliğimiz müzik ve dans ile sona erdi. 

Mutlu ve eğlenceli günleriniz olsun.

Happy Nest'te Kitap Okuma Etkinliği

1 Yorum
         Happy Nest'in düzenlediği okuma günlerinde bu hafta Sara Şahinkanat konuk olarak katılmıştı. Biz de oyun grubu ekibimizle etkinlikte yerimizi aldık. Soğuk ve karanlık günlerin ardından güneşli bir güne uyanmak enerjimizi ikiye katladı. 10.30'da mekanda buluşup öncesinde bahçe keyfi de yaptık. Çocuklar koşturup oynadılar.

Biraz da içeride oyuncaklar ve kitaplarla oyalandılar.





Okumanın başlamak üzere olduğu duyurulunca, etkinlik için hazırlanmış olan, çok sevdiğim kış bahçesine geçtik.


Usta yazar Sara Şahinkanat çocukları kendi hayal dünyasına götürdü.


"Kim Korkar Kırmızı Başlıklı Kız'dan" kitabını okuduktan sonra kitapta yer alan karakterlerin kostümlerini çıkararak sürpriz yapan yazar, çocukların ilgi ve beğenisini kazandı. Benim miniğim hemen ortaya atılarak kırmızı başlıklı kız kostümünü giydi.  


Ancak daha sonra kurt kostümünden korkarak kıyafetini de bırakıp kaçtı. Masalın anlatımı ve oyunu bittikten sonra Sara Şahinkanat kitaplarını çocuklar için imzaladı. 

"Kim Korkar Kırmızı Başlıklı Kız'dan", "Annemin Çantası", "Yavru Ahtapot olmak çok zor" kitaplarını aldık.


Güneşe ve oynayan çocuklara dayanamayıp biraz daha bahçede vakit geçirdikten sonra evimize döndük.



Bu keyifli ve güzel organizasyon için Sara Şahinkanat ve sevgili Happy Nest ailesine teşekkür ederim. 

Happy Nest sürprizleri önümüzdeki hafta devam edecek. Ayrıntılar için  http://www.happynest.com.tr/
Takipte kalın.
Sevgilerimle.....