Kahvenizi Nasıl Alırdınız?

Yorum Ekle
                           https://www.facebook.com/istanbulcoffeefestival/photos

Kahve kokusu...Neo-klasik bir bina...Sanat, resim, müzik...İstanbul  dört gün boyunca kahveye doydu. Bir kahvesever olarak ben de oradaydım tabii ki.
       Nitelikli kahve dükkanları, özel kahve, çay, yiyecek ve içecek markaları, kahve makinesi üreticileri, baristalardan gösteri ve sunumlar, ikramlarla tam bir bayram havasında geçen renkli bir festivaldi.


Binanın dört katında da etkinlikler vardı. İkram edilen kahvelerimizi alıp turumuza başladık.
Resim sergileri harikaydı. Resimlerin içinde, kahveyi bulduğu rivayet edilen çoban ve keçisinin olduğu resmin ayrı bir önemi vardı bence. 

Kahvenin Keşif Efsanesi
Kahvenin kaynağı ve nasıl keşfedildiği ile ilgili çok sayıda efsane var. En yaygın efsane, Etiyopya'da bir çoban, keçilerine bakarken bir gece tuhaf davrandıklarını fark etmiş. Bunu incelediğinde onların çalılıkların yanındaki kırmızı meyveleri yediğine karar vermiş. Bunun sonucunda keçiler uyanık kalıyormuş. Tüm gece yaşlı keçiler bile etrafta hoplayıp zıplıyormuş. Çoban merakla meyvelerden tatmış. Kendisini güçlendirdiğini ve daha uyanık tuttuğunu bulmuş. 
.
  Bu esnada manastırın yakınından bir keşiş geçiyormuş. Çoban, ona keçilerden bahsetmiş. Çoban, keşişe, grimsi ağaç kabuğu ve parlak yaprakları olan, incecik dallarının üzerinde, yapraklarının alt kısmında, küçük beyaz çiçek demetleriyle karışmış, bazıları yeşil, daha olgun olanları sarı renkte ve diğerleri kiraz renginde ve büyüklüğü, şekli ile tam olgunluğa erişmiş meyve salkımları bulunan, ufak, güzel bir çalı göstermiş. Bu meyvelerin etkisini denemek isteyen keşiş, onlardan bir miktarını toz halinde ezmiş ve içecek yapmak için kaynamış suyu üzerine dökmüş. Bu ilk fincan kahve olmuş ancak  çok uzun sürmemiş, her nasılsa, kahve ilk defa kavrulmuş. İçeceğin etkisi onu tamamen uyanık yapmış ancak onun zihinsel yeteneklerini etkilememiş, keşiş, bu yeni keşfinin ona ve keşiş dostlarına, uzun saatler süren duaları sırasında uyanık kalmalarına yardım edebileceğini düşünmüş ve bunu manastırına götürmüş. Kahve daha sonra manastırdan manastıra yayımış ve böylelikle daha istenilir hale gelmiş ve cennetten melekler tarafından inananlara getirilen tanrısal bir hediye sayılmış.
       

Bir başka resim sergisi. Kahve falı yorumları. Etkileyici...

Kahve falında deniz kızı, dileğinin gerçekleşeceği anlamına gelirmiş. 

Kahve çekirdeklerinden hoş bir sunum. 

Nelere Katıldık?

Starbucks serüveninin anlatıldığı bir seminer vardı.

Teras katında tasarım ürünlerin satıldığı sergi 

Yukarı çıkmışken, terastan manzara izlemeyi ihmal etmedik tabii.

Bir başka odada müzik performansı eşliğinde tuvallerde resim yapanlar...

Dördüncü katta Türkiye Kahve Şampiyonası da düzenleniyordu. Beş farklı kategoriden oluşan yarışma sonunda birinciler Dünya Şampiyonasında Türkiye'yi temsil edecekmiş.



İstanbul Kahve Akademisininin "Evde Nitelikli Kahve Demleme Yöntemleri"ni anlattığı deneye katıldık. 
Kahvenin çeşidi, kalitesi, suyun kalitesi, suyun sıcaklık derecesi ve ne şekilde döküleceğine varana kadar pek çok detay vardı anlatılanlarda. Yani kahve yapmak öyle basit bir şey değilmiş. Bir sürü incelikleri var. Mesela suyun kaynadıktan sonra bir kaç saniye beklemesi ve sonra kahveye yavaş yavaş dökülmesi önemli. Önce bir miktar su katıp bekliyoruz. Geri kalan suyu da azar azar ekliyoruz. Kahveyi çekirdek olarak almamız ve bir öğütücüde çekmemiz öneriliyor. İçilecek miktar kadar öğütülmeli ki tazeliğini korusun deniyor. 
Kahvenin üçüncü dalga denen yeni dönemde, farklı bölgelerin çekirdekleriyle farklı yöntemlerle pişirilmesi ve sunumuyla adeta bir zanaat sergileniyor. Bu dönemin doksanlı yıllar itibariyle başladığını öğreniyoruz. 

Kahve ile ilgili yeni bilgiler edindikten sonra bir odaya giriyoruz. Orada kulaklık veriliyor ve kahvenin öğütülen sesini dinliyorsunuz. Karşınızda da kahve çekirdekleri görüntüsü. 

Kahve çekirdekleri bu kez ayakkabı formunda çıkıyor karşımıza. 
Ayakkabısından şampanya içilen kadın vardı, acaba kahve içilen de olmuş mudur? :)))))))


Mardin'in özel yeni bahar kahvesini tattık. Tok tutma özelliğini duyunca tadını da beğenince birer tane aldık.

Bu keyifli, macera dolu, renkli ve lezzetli turumuz ardından mekandan ayrıldık. Kahvenin kendisinin, kokusunun, kahve sanatının, kültürünün, kahve ile ilgili bir çok konunun buluşma noktası olan İstanbul Coffee Festival her yıl İstanbul'da kutlanacakmış.
Ne diyelim..Seneye görüşmek üzere...:)))

Yorum için açıklama