"Yavaş Ebeveynlik" Seminer Notlarım

1 Yorum
        Geçen hafta gittiğim ve aslında hemen yazıp paylaşmak istediğim seminer notlarımı nihayet yazabiliyorum. Çocuk hasta olunca dünya duruyor çünkü. Kendi rahatsızlıklarım, hatta zonklayan baş ağrımla bile yazdığımı bilirim. Ama gelgelelim  söz konusu çocuğunuzun hastalığıysa, tüm enerji ve güç o tarafa yöneliyor haliyle. Üst üste uykusuz geceler ve huysuz gündüzler ardından nihayet uykular normale dönmeye, keyifler yerine gelmeye başladı.  Oturup yazamasam da aklımdan parça parça notlar, hikayeler geçti durdu. Yazmaya fena alışmışım. Hayatımın bir parçası olmuş artık. Yazmayınca kendimi eksik hissetmeye başlamışım. Önce seminerden başlayarak, sırasıyla geleyim diğer konulara.

 Seminer Şişli Bilim Merkezinde yapıldı. Alt katı Bilim Müzesi olarak düzenlenmiş binanın üst katında ise toplantılar düzenlenebiliyor. Çocuklarıyla gelen ebeveynler, seminer başlayana kadar alt katta zaman geçirdiler.


        Tutumluanne pedagoji günlerinin beşincisi olan, Uzman klinik psikolog Pınar Mermer'in "Yavaş Ebeveynlik" adlı semineri, aynı adlı kitabında da bahsettiği gibi yavaşlamamız ve farkındalığımızı arttırmamız gerektiği ile ilgiliydi. Kitabını çıkar çıkmaz alıp okumuştum. Oldukça faydalanmış ve önemli notları aklımın bir köşesine yazmıştım.

        Pınar Mermer, öncelikle "Yavaş Ebeveynlik" ile neyin anlatılmak istediğinden bahsetti. Son yıllarda "yavaş yemek"(slow food), "yavaş şehir(slow city)" gibi kavramların da konuşulduğu yavaş felsefesinin ana hatlarından bahsetti. Ruh ve beden sağlığının önemini vurgulayan felsefe, zamansızlık ve her şeye yetişme telaşının, mükemmel olma kaygısının ebeveynde ve hatta çocukta mutsuzluğa yol açtığını vurguluyor. Yavaş ebeveynlikte de amaç, mükemmel olmaya çalışmadan, beklentilerimizi düşürerek, kaygılarımızdan uzaklaşmak ve yaşadıklarımızın farkında olarak kıymetini bilmek. "Hızla akan hayatımızı ağır çekime almak".
       Bir çocuk annesi olan ve ikinci çocuğunu bekleyen Pınar Mermer, kendi tecrübelerinden de yola çıkarak, dinleyicilerin katılımına da yer verdi. Soru- cevaplarla ilerleyen konuşmada samimi bir ortam yaratan Pınar Mermer, karşılıklı çözümler üretmeye de yöneltti dinleyicileri.

    Başkalarını memnun etme zorunluluğuna sahip bir toplum olduğumuzdan bahsetti. Hayır diyememe alışkanlığından. Böyle davranarak çocuklarımıza da başkalarını memnun etmek gerektiğini öğretmiş olacağımız konuşuldu. Çeşitli örneklerle konuya detaylı açıklamalar getirildi. Özellikle fikirlerimizi söyleyebilmenin önemi dile getirildi. Pınar Mermer"Birey" olmanın  ne olduğundan ve gerekliliklerinden bahsetti. Çocuklarımızı bir birey olarak görüp, birey olma bilincini vermemiz gerektiğini söyledi. Özgüvenli çocuk yetiştirmenin, sınır koymadan çocuk yetiştirmekle karıştırılmaması gerektiğini vurguladı. Çocukların kurallar, sınırlar koyulmasına ihtiyaçları vardır. Sınırları koyarken, çocuğun arzu ve ihtiyaçlarının farkında olabilmek gerekir. 

   Konuşmalarında yer verdiği konular, örneklerle tartışıldı.  Bir çok şeye zaman ayırmak durumunda olmamız, yetişmeye çalışmamız kısaca sürekli kaygı içinde olmamız, bizi tahammülsüz ve mutsuz yapıyor. Günümüzde yalnızlık önemli bir sorun olarak çıkıyor karşımıza. Yaşadığımız hayatlar giderek daha çok yalnızlığa itiyor bizi. Çocuk yetiştirirken de karşılaşılan zorluklardan biri de yalnızlık oluyor. Hem çocukla ilgilenip, hem de diğer işlerin peşinden koşmak zorunda olmak haliyle hızlı olmayı gerektiriyor. Çocuklarımıza tahammülsüz olmamız yeterince destek alamadığımızdan kaynaklanıyor. Bunlar pek çoğumuzun yaşadığı sorunlardı. Çözümler üzerine konuşuldu. 

  Pınar Mermer, çocuklarımızı korumamız gereken noktalardan bahsetti. Rekabet, çocukları küçük yaşlarda yakalayan bir hastalık. Elimizden geldiğince çocuğumuzu bu süreçten korumalıyız. Bunu da nasıl yaparız? Çocuğumuza sürekli süper olduğu izlenimini veya beklentisini sunmamalı, hatalar yapabileceğini, hep en iyi, en doğru , en akıllı olduğu söylenirse kendisini baskı altında hissedebileceği ve bunun da rekabet duygusunu harekete geçireceğini anlattı. 

     Pınar Mermer seminerde pozitif disiplin anlayışına da yer verdi. Çocuklarımıza sınır koyarken, onun ihtiyaçlarını da göz önünde bulundurarak, açıklamalar yaparak ve en önemlisi onu anladığımızı hissettirerek disiplin vermemiz gerektiğini vurguladı. 

Söyleşinin sonunda özetlediği gibi, "Değişim için çabalamak ama önce farkında olmak gerek. Bu koşturmacanın bize öğretildiği gibi tek doğru olmadığını fark etmek, sonra da kendi çıkış yolumuzu bulmak önemli.  Gerektiği şekilde fikrimizi savunmak ve bazı yanlışları düzeltmek için çabalamak uzun vadede sonuç verecektir. Sistemin bir parçası olmaya devam ederek çözüm bulunamayacağını anlamak gerek. 

Semineri düzenleyen Tutumluanne ve seminere katılan Pınar Mermer'e teşekkür ediyorum.

Pınar Mermer, kitabının ilk sayfalarında bir duaya yer vermiş. Benim de çok sevdiğim bir duadır. Kitabı okumamış olanlar için paylaşmak istiyorum. 




Sevgilerimle....




     
   
     









1 yorum :

İstanbul dışında olunca katılamamıştım.notlar için teşekkürler

Yorum için açıklama