Miniatürk Gezisi Maceramız

Yorum Ekle
       Açılalı bunca zaman olmuş, bir kaç kere gitme teşebbüsünde bulunmuş, ancak bu zamana kadar Miniatürk'e gitmeyi başaramamıştım. Diyorum ya İstanbul'u kızımla yeniden keşfediyorum diye, onunla birlikte ilkler yaşıyorum sık sık. Oyun grubu arkadaşlarımızla da konusu geçmişti. Bu haftaki planımızı Miniatürk gezisi olarak yaptık.
       Gidiş-dönüş için çok cazip bir seçenek vardı. Beşiktaş iskelesinden kalkan vapur, uğramalı olarak Miniatürk iskelesine kadar gidiyor, daha sonraki bir saatte yine vapurla dönebiliyorsunuz.Tabii bu vapurların kalkış saatlerine çok dikkat etmek gerekiyor. Denturavrasya.com adresinden Uğramalı Haliç Turu diye giriyorsunuz. Oradan gerekli bilgileri öğreniyorsunuz. Sitenin sağ tarafındaki duyuru panosunda hareket saatlerine sabah 10.00 Beşiktaş kalkışlı vapurun başladığı yazılıydı. Emin olmak için telefon açıp sorduğumda da aynı cevabı alınca, arkadaşlarla saat 10.00'da Beşiktaş iskelesinde buluşmak üzere sözleştik. Amma ve de lakin aziz milletimin saygıdeğer ve karşısındakine çok saygı duyan bazı çalışanlarından biri, bana telefonda verdiği sallama bilgiyle bizi çoluk çocuk iskele önünde kalakalmaya mahkum etti. Vapurun kalkış saati 12.00 imiş. ( Bu da bize uymuyordu) Bana o bilgiyi verene ulaşamadım. Ancak yazımın bu kadar bir kısmını kapladığına göre kendilerine karşı engin duygular içinde olduğum anlaşılmıştır sanırım.
        Başımıza gelen bu aksiliğe ve bir an ne yapacağımıza karar veremeyip planı iptal mi etsek dememize rağmen, günün geri kalanında şansımız yaver gitti ve çok güzel bir gün geçirdik. Vapura binemeyince otobüsle gitme fikrine yöneldik. Bari dönüşte bir aksilik olmazsa vapur seçeneğini değerlendiririz diye düşündük. Önce Eminönü'ne gidecek, oradan başka bir otobüsle Miniatürk'e geçecektik. Maceralı bir yolculuk bizi bekliyordu.
        Giderken yolda trafik olmayışı, çocukların yol boyunca sorun çıkarmayışı, ve beklemeden otobüslere binip rahat bir yolculuk yapabilmek bizi rahatlatmıştı. Miniatürk'e varış ve içeriye girişimizle keyfimiz iyice yerine geldi ve turumuza başladık.

Çocukların ilk ilgisini çeken yer elbette oyun parkı oldu. Hepsi birden gözlerini alamadı. Turun sonunda uğrayacağımızı söyleyerek devam etmeye çalıştık.
Anıtkabir
TBMM 
Safranbolu evleri 
İstanbul Surları Yedikule'de gezen minik gezginler
Bakiiim içeride kimse var mı... 
Hani ben de bakıcaam... 
Bu merdivenlerden işte böyle inilir... 
Siz görebildiniz mi bişiiii... 

Daha sonra hepsi treni görünce deli oldu. 
Gezimizi bir de tren turuyla sürdürecektik. Ne güzel.. 

Tren yolculuğundan sonra köprüye adım attık.
Köprüden geçit vermeyiz. 
Fotoğraf çekmeye çalışırken, bir süre geçit vermedik gerçekten :))))) 
Köprünün altından geçen minik gemiler, feribotlar beni benden aldı. Ama çok sevimliydiler.
Arkadaş bir ara köprüye tırmanmanın cazibesine kapıldı. Gençliğine, güzelliğine yazık diyerek vazgeçirdik arkadaşımızı :)) 
Bu arada kızım ve yola çıktığımızdan beri elinde tuttuğu galetası ile birlikte uçaklara tepeden baktık. 
Artemis
Mardin Taş Evleri 
Aspendos ...Hepsi harika
Ama bizim minikler sanırım en çok Peri bacalarını sevdi. 
Minik balonlara dokunmak cazip gelmez mi? Balona bakcaam diye diye.. 
Zor tuttuk afacanları :)) 
Nereye bakıyor bu çocuklar? Yolda giden, tünele giren çıkan küçük arabalara tabii. Mıhlandı kaldılar haliyle :))))) 

Kızımın galetası güne damgayı vurdu.
Tur bitiminde çocukların yoğun istekleri üzerine parka da uğradık. Burayı da güzel yapmışlar.



Masal anlatan ağaç çok şirindi. Nasıl da etrafına toplamıştı çocukları.
"Ne diyooo?" 
"Aaaa ağaç konuştu" 
"Masal anlatıyoo".. diye heyecanla izlediler.

Ayrılması kolay olmadı tabii, ancak dönüşe geçmek durumundaydık. Dönüş maceramızın yolu bulma kısmında biraz sıkıntıya girsek, bir kaç defa sormak zorunda kalsak da, vapurun kalkacağı iskeleye sonunda vardık. 
Bir kaç soruş ve koşturmadan sonra iskeleye vardığımızda vapuru görene kadar emin olamadık doğrusu. Malum sağlam bilgiye ulaşmak zor. 
O koşturmadan sonra neyse ki biraz dinlenme imkanı bulabildik.  
Gemiye hücuum. Neme lazım kimselerin ortalıkta olmadığını görür,(bizden başka kimse yoktu) kaçar maçar diye vapura doğru uçtuk :)) 
Sonunda keyifli bir yolculuk yaparak dönebilecektik. Minikler de hallerinden memnun, kah oynayıp kah seyrettiler etrafı. 
Çayımızı içme fırsatını da vapurda bulabildik. 


Yaklaşık 55 dakika süren vapur yolculuğunun ardından Beşiktaş iskelesinde inip evlere dağıldık. 

Macera dolu ve fakat keyifli bir gün geçirmiştik. Cesareti ve kararlılığından ötürü gruptaki arkadaşları tek tek tebrik eder, bir sonraki maceramızda bize katılmak isteyen meraklı minikleri ve annelerini aramızda görmekten kıvanç duyarız :))))


Yorum için açıklama