Hayatımızda Yeni Bir Kapı

3 Yorum
       İpek, babasının çalıştığı okula ziyarete gitmişti daha önce. Ana sınıfı bölümünü gezmiş, park ve  oyun alanları çok hoşuna gitmişti. O günden sonra zaman zaman "Babanın okuluna gidelim" diye de istekte bulunuyordu. Seneye, ben çalışmaya başlayınca zaten başlayacaktı okula. Biz de bu seneden alıştırma çalışmalarına başlayalım istedik. Bu hafta başlama kararı aldık.
    Akşamdan söyledik "Sabah babanın okula gideceğiz" diye. Çok sevindi ve hemen hatırladıklarını dile getirdi bir bir." Hani abi görmüştük, hani oyuncaklar vardı, hani top oynamıştık" diye, ziyarete gelişimizde tüm yaptıklarımızı hatırladı.
    Sabah heyecan ve istekle hazırlandı. Yola çıktık. Malum biraz köprü trafiği yaşadıktan sonra okula vardık. Babası motorla gidip trafikleri aşınca bizi kapıda karşıladı tabii. Sonra da ana sınıfı okulunun müdürü ve oyun grubu öğretmenleri karşıladı bizi. Okul girişinde temiz galoşlar giyiliyor. Temiz, düzgün ve yeşiller içinde bir okul burası.
 Oyun grubu sınıfı 2 yaş ve 3 yaş grupları olarak ayrılıyor. İki yaş oyun grubuna dahil olan İpek'i sınıfa bıraktım, öğretmeniyle tanıştırdım ve "Ben yukarıya çay içmeye çıkıyorum, sen burada arkadaşlarınla oynayabilirsin" diyerek, yanından ayrıldım. Aslında nasıl da izlemek istiyordum gizlice. Bensiz neler yapıyor diye. Ama tuttum kendimi. Hem kazara İpek beni görür, hem de öğretmenlere ayıp olmasın diye. İpek beni görmesin istiyordum ki tam anlamıyla kendi kendine kalsın, grupla uyum içinde hareket etsin . Beni görse yanıma gelmek isteyebilir , bir takım isteklerde bulunabilirdi. Aslında hiç tedirgin de değildim. İpek arkadaş oyun grubu içinde de beni aramaz, oynayarak iyi vakit geçirirdi. Sorun olacağını düşünmüyordum. Yalnız, beni çevresinde görmeyince ne yaptığını merak etmiyor değildim. 9.00da bıraktım. 11.30da aldım. Beni sormadı, aramadı, sorun çıkarmadı. Bir iki kere uzaktan takip ettim. Hatta okulun müdürü Zeliha Hanım bir ara sınıfa girip "Anneyi görmek istersen öğretmene söyleyebilirsin" demiş. Ona rağmen öyle bir istekte bulunmadı. Arkadaşlarıyla kahvaltısını etmiş. Oyunlar oynayıp şarkılar söylemişler. 
Sonra bahçeye çıkıp oynadılar. Bahçedeyken daha çok izleme fırsatı bulabildim. Bensiz daha uyumlu olduğunu bile söyleyebilirim. Birlikte parka gittiğimizde, salıncaklara başkasının binmesini istemez, oyuncak paylaşmazdı. Baktım kimseye o gelmesin bu gitmesin demiyor.Bahçeden içeri girme zamanı gelince hayır girmeyelim demiyor. Bildiğin uyum sağlıyor benim minik kuzum. 


         Peki ben bu ilk denememizde hangi duygular içindeydim? Kızımın kendi başına anneden bağımsız zaman geçirebilmesinden ötürü memnun, ortama uyum sağlayabilmesinden dolayı mutlu ve gururlu, aynı zamanda aman da kızım büyümüş de okullara gidiyormuş psikolojisinden ötürü hassas, zaman hızla geçiyor, seneye tamamen bırakıp çalışmaya gideceğimden dolayı da düşünceliydim. Son madde elbette geçici olacak. Sanırım çocuğundan ilk kez ayrılan her anne bu gibi duygular yaşar. Önemli olan abartmamak ve çocuğa da bu duygusallığı yaşatmamak.
         Sonuçta onlar bulunduğu ortamda mutlu. Düzenli bir programları, birlikte vakit geçirdiği arkadaşları, oyun , eğlence ve eğitimi bir arada görebildikleri güvenli bir yerdeler. Güvenli kısmı çok önemli tabii. Çocuğumuzu emanet ettiğimiz yeri tanımak, her açıdan araştırıp bilgi sahibi olmak son derece önemli. Eşimin müdür olarak görev yaptığı İstanbul International School çok mutluyum ki benim kafamdaki soru işaretlerini gideren, gözümün arkada kalmayacağı türden bir okul. Gerek öğretmen ve idarecilerin ilgili tutumu, gerek takip ettikleri ve uyguladıkları metotlar, gerekse belki de eğitimci kadrosu ve öğrencileriyle uluslararası profile sahip bir okul olmaktan mütevellit kendini idare edebilen birey yetiştirme odaklı eğitim sistemleri benim beklentilerime de uymuştu. Sevgili eşim iyi ki böyle bir okulda çalışmaya başlamış da biz de haberdar olduk ve şimdiden çocuğumuzu nereye göndereceğimiz sıkıntısından kurtulduk.
       Bahçeden içeriye girdiklerinde ellerini yıkamaya gitmek üzere sıra oldular ve ellerini kendileri yıkadı. Bizim ayrılma vaktimiz gelmişti. Yanına gittiğimde, beni gördüğüne sevindi ve yeniden bahçeye çıkmak istediğini söyledi. (Hemen anneye naz) Ben de uyku vakti geldiği için gitmemiz gerektiğini ama başka gün yine geleceğimizi söyleyerek giyinmesine yardımcı oldum. Dönüşte yol boyunca arkadaşlarından, neler yaptıklarından konuştuk.
       İpek sevdi. Ben de sevdim. Hem kızımın yaşıtlarıyla iyi vakit geçirdiğini bilmek hem de kendime biraz zaman ayırma şansı elde etmek çok iyi geldi. Şimdilik haftada iki ya da üç(duruma göre) getirmeyi düşünüyorum.
       Öyleyse iyi ki artık hayatımızdasın İstanbul International School...Umarım İpek'in uyumlu tavrı devam eder ve iyi bir başlangıç yapmış oluruz.
   

3 yorum

ağlamadıkları sürece annelerinde içi rahat oluyor ama ağlayınca kabusa dönüyor güzel başlangıç yapmışsınız insallah hep böyle gider.

http://mutluannebabalar.blogspot.co.uk/2014/10/yardim-cagrisi.html

lütfen bu linki tıklayın,yardımlarınızı bekliyoruz.

Benim de ümidim o yönde. Sağol canım.

Yorum için açıklama