Dart Ödülleri( Premio Dardos ) Sahiplerini Buluyor

Dart Ödülleri( Premio Dardos ) Sahiplerini Buluyor

7 Yorum
    Pek bi sevindim, pek bi memnun oldum. Çok sevgili blogger arkadaşlarım Küçük Kaşif (hobidelisi)ve Gülşah Önen(2 çocuklu hayat) ve Aylin Demir(Mavi'nin Güncesi)beni eklemişler.


 Ancaaak ilk başta ödülün ne olduğuyla ilgili pek bir fikrim yoktu. Yazıldığı kadarıyla bu ödül bir blog keşif etkinliğiymiş. Bir nevi tanışma kaynaşma etkinliği gibi. Bazı kuralları var, onları yerine getiriyorsunuz ve bir ödül de siz veriyorsunuz. Merak edip ben de bir araştırayım dedim. Orjinal(İspanyolca) adıyla Premio Dardos ( Prize Darts ), kültürel, etik, edebi ve kişisel değer ve görüşlerin, yaratıcı ve özgün yazıya dönüşmesinin tanıtımı için verilen bir ödülmüş. Pek çok yabancı blogta da bu ödül alış verişini okudum. Hoş bir etkinlik. Benim de katılmama vesile olan arkadaşlarıma tekrar teşekkür ediyor ve görevimi yerine getiriyorum.

     Öncelikle şartlar şu şekilde:

1- Sizi ödüllendiren blogun linkini paylaşmak
2- Ödülün fotoğrafını paylaşmak
3- Uygun bulduğunuz 15 bloga  bu ödülü vermek

      Benden selam olsun tüm bloggerlara, bu ödül (eğer tanışmamışsak) vesile olsun tanışmamıza
       

Bebek Parkı Bahane Bebek Kahve Şahane

2 Yorum
           Bu haftaki buluşmamızı biraz kendimizi de düşünerek yaptık. Anne odaklı da mı olmaya başladık nedir? Hatta buluşma teklifini yaparken cümle aynen şöyleydi." Sabah Bebek Kahve'de buluşur, çayımızı kahvemizi içer, biraz keyif yaparız. Oradan da parka geçeriz. Çocukların da hoşuna gider."  Hani biz eğlenelim, onlar(çocuklar) da sebeplensin gariplerim der gibi. Şaka bir yana her iki açıdan da güzel bir gün oldu. Bebek Kahve lise yıllarımda sıkça, sonraları da zaman zaman uğradığım bir mekandı benim için. Bu kez de oyun grubuyla gidelim istedim.        
Biz kahvaltı keyfi yaparken, çıkartmalar, kitaplar yardımımıza koştu, çocukları oyaladı bir müddet. 
Seneler seneler önceydi.....Bebek kahve'de bir liseli Jale vardı. Şimdi ise birtanesi İpek'i olan bir anne var. 
Keyif ve nostaljimizi yaptıktan sonra, parka geçtik.


Güne güzel bir başlangıç yapınca tabii neşe doluyor insan
bir de enerji... 
Çocukla çocuk olmadıktan sonra ne anladım ben annelikten 
Arzu formunu bu gayretine borçluymuş demek...:) 
Oyun ve spor bir arada...enerjiler atıldı...

gösteriler yapıldı... 


Eve dönerken konuşacak halleri bile kalmamıştı. Bizimse hayalimiz, eve varınca kuzucukları uyutup şööyle ayakları uzatıp biraz dinlenme haline geçebilmekti. Bizde gün kolay bitmiyor malum. Bir de bunun ikinci yarısı var. Öğle uykusundan sonra günün geri kalanında şarj olan enerjileri boşaltacak olanaklar sağlama girişimleri ve faaliyetleri var. 
Eh bu yüzden de birazcık mola iyi geliyor. 
Herkese keyifli mola ve dinlenme zamanları dilerim. ( Aman diyeyim bu kıymetli zaman diliminde kendinizi işe mişe kaptırmayın...Biraz dinlenin, mola verin derim. Çocuklarımıza da enerji depolamış biz gerek...)
Sağlıcakla...


İşe Dönmek Ya Da Dönmemek?

İşe Dönmek Ya Da Dönmemek?

6 Yorum
           Kızımla baş başa geçireceğimiz 1 yılı daha resmileştirdim geçen gün. En başından beri hayalim, hedefim buydu. Kızımıza 3 yaşına kadar kendim bakacak, bunun için işten uzun süreli izne ayrılacaktım. İkimizin de birbirine ihtiyacı vardı özellikle bu yaş döneminde. İlk 2 sene doğum iznim olarak ücretsiz izin aldım. Bu sene ise 5 yıllık memuriyet hizmetini tamamlayan memurlara 1 yıl süre ile verilen ücretsiz izne ayrılacaktım. (Toplamda 12 ay olan bu izin süresini en fazla ikiye bölerek kullanabiliyorsunuz.)
          Ancak bir süre önce bende bazı değişiklikler vuku buldu. İpek 2 yaşına geldiğinde, verdiğim kararı incelemeye aldım. Acaba işe dönmeli miydim? 2 yaşla birlikte( hatta daha önce gelen ) hayatımıza giren 2 yaş dönemi, krizi ya da sendromu beni beklediğimden fazla sarstığından mı, her ne kadar gezmemden tozmamdan, arkadaş görüşmelerinden yoksun kalmasam da, çalışma hayatında olduğum gibi sosyalleşemediğimden mi, senelerdir çalışma hayatında olmanın ve sonrasında geri çekilmenin getirdiği afallamadan mı bilmem ama bu soru beynimin içinde yankılanmaya başladı okulların açılmasına az bir zaman kala.

         Yalnız ufak bir sorunumuz vardı: İpek'e kim bakacaktı? Aileden bakacak durumda kimsenin olmayışı, benim kızımı bakıcıya emanet edemeyişim, bu yaşta kreşe filan da göndermek istemeyişim önümüzde kocaman bir engeldi. Uzun uzun düşündüm ve kafamda bazı senaryolar şekillendi. Eve güvenilir, (tanıdık ve tavsiye üzerine olanlardan muhakkak) bir bakıcı alınacak, İpek bu yeni gelen kişiyi sevecek ve alışacak, bu gelen kişi aynı zamanda evde iş miş de  yapacağından evim temiz ve düzenli olacak, okuldaki derslerim de yarım güne göre programlanacak ve eve gelince kendime de zaman kalacak türden rüya misali senaryolar ürettim durdum. Sonra iş ciddiye bindi ve ben hakikaten yardımcı aramaya başladım. Öncelikle çevremdekiler tarafından şaşkınlıkla karşılandı kararım ancak son zamanlardaki psikolojim kararımı desteklemelerine sebep oldu. Sonunda, anneme çalışmaya gelen kadının tanıdığı bir kişi, iş için görüşmeye geldi. Çocuk bakmak isteyen, ev işlerinden de anlayan genç bir kızdı gelen. Önce denemek istedim. Henüz iznim devam ettiğinden bir süre evde yanında olabilecek, duruma göre değerlendirip bir sonuca varabilecektim.

        Yardımcımız işe başladı. Evin temizliği, toplanması gibi işlerde bana yardım ediyor, benim evde bir işim varsa İpek'le oynuyor, dışarıya çıkınca da ilgileniyor, benim de biraz rahat etmeme olanak sağlıyordu. Her şey iyi hoştu da ben evden gidince ne olacaktı? Yalnız kalacaklardı. Bu düşünce aklıma geldikçe kötü senaryolarla süslüyor, asla böyle bir şey olamayacağına kanaat getiriyordum. Kısa zamanda anladım ki benim kararım değişmemiş, yalnızca kendime acilen vakit ayırabilme ihtiyacım doğmuş ve beni buralara kadar sürüklemiş bu ihtiyaç. İşe yeni başlayan kıza da en başından  bunun deneme olduğunu, kendine bu arada başka bir iş bakabileceğini söylemiştim. O da öyle yapmış. Başka teklif gelince değerlendirmek istediğini söyledi. Böylelikle bizim bakıcı maceramız 1 hafta bile sürmedi. Bana ne faydası oldu bu sürecin? İhtiyaçlarımın farkına varıp, çözüme odaklanmış oldum. İpek'e 3 yaşına kadar kendim bakacak, yanında olacaktım. Ama desteğe ihtiyacım olduğu da aşikardı. Ve bir başka fikir çıktı ortaya. Eşimin müdürlük yaptığı okul 2 yaştan itibaren çocuk alıyordu. Oyun grubu adında bir sınıfları vardı. En azından haftada bir iki gün İpek'i oraya götürecek, ben de bu arada kendime zaman ayıracak, İpek'i de benden tamamen ayrı vakit geçirmeye alıştırmış olacaktım. Bu çözüm sanki gökten mucize gibi inmişti. Peki neden onu okula bırakıp da işe başlamıyordum? Bu mümkün değildi.  Lakin okul bize uzakta ve karşı yakadaydı. Okula servisle gitmek zorunda kalacak, belki de erkenden yollara düşecekti. Hem 2 yaşında her gün evinden ayrı olması fikrine de karşıydım. Ama bulduğumuz bu çözüm yolu her şeyi hallediyordu. Böylelikle İpek için seneye hazırlık olacaktı. Yavaş yavaş alıştırmak gibi.

          Alınan yeni kararla birlikte (daha doğrusu ilk kararım ) okula gidip yeni izin dilekçemi verdim. Kızımla bir sene daha birlikte olacaktık. Bir daha geri gelmeyecek bu yılların kıymetini bilecek, çocuğumun en çok ihtiyaç duyduğu dönemde yanında olacaktım. Üstelik kendimi rahatlatacak bir çıkış yolu da bulmuştum. Tabii her şeyden önce, bunları yapabilecek imkanlara sahip olduğuma şükrediyor, her annenin çocuğuna istediği gibi bakabilme ve seçimler yapabilme imkanına sahip olmasını diliyorum.
       

Akıllı Köpek Zoomer, Çocukların Yeni Dostu...

Yorum Ekle

Gerçek bir köpek gibi davranan akıllı köpek Zoomer çocuklar için mükemmel bir arkadaş.

Sensörleri aracılığıyla insanlarla etkileşime geçebilen Zoomer ile oynamak çok eğlenceli! Zoomer 30 farklı Türkçe komut algılıyor ve bu komutları gerçek bir köpek gibi yerine getiriyor. Mesela “Otur!” diyince oturuyor, “Patini göster!” diyince patisini uzatıyor. Numaraları ile herkesi şaşırtıyor!

 Zoomer neredeyse gerçek bir köpekten farksız. Eğer ona komut vermeyi bırakırsanız etrafta dolaşıp türlü numaralar yapıyor;  havlıyor, geriniyor, kuyruğunu sallıyor. Onunla bir süre ilgilenmeyince  sonunda yorulup uykuya dalıyor. Evde köpek beslemek isteyen çocuklar ve aileler için Zoomer’ın en iyi yanı ise, sahibine gerçek bir köpek bakımının zorluklarını yaşatmaması. Zoomer asla etrafı kirletmiyor, aşıya ihtiyaç duymuyor ya da onu dışarı çıkarmanızı istemiyor.



Zoomer’ın yapabildiği numaralardan bazıları şöyle:



-          “Çişini Yap”: Yakınında gördüğü bir nesnenin yanına gider ve bacağını kaldırır. Ama korkmayın, gerçekten çiş yapmaz.

-          “Seni Seviyorum”: Ona “Seni Seviyorum” deyince o da “I love You!” diye karşılık verir. Zoomer çok sevgi dolu bir köpek!

-          “Uyku Zamanı”: Bu komutu duyunca esner, uykulu bir şekilde inler, daha sonra yere yatar ve horlamaya başlar. Her köpek gibi onun da uykuya ihtiyacı var.

-          “Koru Beni”: Zoomer hem akıllı hem de sadık bir dost. Ona “Koru Beni” diyince hırlayarak koruma pozisyonuna geçer ve hareket algıladığında havlar.

-          “Bayılma Taklidi Yap”: Sırt üstü yere yatar ve gözlerinde X işareti belirir. Çok numaracı bir köpek!

-           “Yuvarlan”: Sırt üstü döner ve yere yatar. Daha sonra tekrar ayağa kalkar.

-          “Hadi Oynayalım”: Ona bu komutu verip önüne bir top koyunca onunla oynamaya başlar.

-          “Otur”: Ona “Otur” deyince hemen arka bacaklarını düz tutup ön bacaklarını büker. Uslu köpek!

Zoomer çocuklar ve aileleri için sevgi dolu ve sadık bir dost. Eğer onu daha yakından tanımak isterseniz www.zoomerpup.com adresini ziyaret edebilirsiniz.




Bir boomads advertorial içeriğidir.

Çekmece Düzenleyicimizi Kendimiz Yaptık

2 Yorum
         Karton ve koli yığınından kurtulmak istiyorum artık diyordum. Bu aralar onları değerlendirme peşindeyim. Geçen gün harika bir oyuncak çıktı ortaya. Bugün de aklımdaki fikir için maharetli eşimden yardım istedim. Çoktandır çekmecelere takmıştım kafayı. Çok düzensizler, aradığımı bulamıyorum diye. Çekmece düzenleyicisi yapma fikri doğdu sonra. Hem de sakladığım kartonlarla.
         Hemen işe yarayan kartonlar seçildi. Eşim iş başında. Ben de olayı fotoğraflayayım da size de faydamız dokunsun dedim.
         Karton, çekmece boyunda kesilir. Eşit kalınlıkta olacak şekilde ölçülerek şekildeki gibi karton her iki taraftan katlanır. Katlanırken çekmecenin derinliğine dikkat edilir.

Çizimle gösterecek olursam

Bir parça karton çekmecenin genişliğinde kesilir.
Alt kısmından bir parça kesilerek çekmeceye geçirilir. 


Aynı kesim alt taraftaki kartona da uygulanır. 
İşte bu kadar :)))) 
Nasıl işime yaradı anlatamam. Bu süper oldu yaa 


Şimdi sırada diğer çekmecelere de uygulamak var. Deneyin. Hem kendiniz yaparak alma masrafından kurtulun, hem de artık malzemeniz değerlensin.
Sevgiler....


Meraklı Minik Ve Sonbahar

4 Yorum
        Meraklı minik bu sayısında bizim de çokça değindiğimiz sonbahar temasına yer vermişti. Bazı etkinlikleri(kolye yapımı) biz daha önceden yapmıştık. Yapraklardan taç yapımını denedik biz de.

Bir de takıp aynaya baktık. 
Dergiyi baştan sona okuduk. Eşleştirme ve çıkartmalar ilk yaptıklarımız oluyor.
                                  Yapraklarla bir çok etkinlik yapmıştık zaten. Ama bu renk kartları çok değişik geldi. Aldık kartlarımızı çıktık doğaya. Kartların ortasını çıkarıp yapraklarla renk uyumunu aradık.  İlk olarak ben yaparak gösterdim.
Renklerin açık, koyu tonlarını da konuştuk.
Bu arada bu şahane papatyalar ilişti gözüme. Çekmeden ve buraya koymadan duramadım.

Sonra İpek'e de yaptırdım.
Parkta o kadar güzel renklerde ağaçlar vardı ki, ben çok keyif aldım bu keşiften.

Derginin mini aktivite kitabını da yaptık
. Kitaptan seçtiğim bir etkinlik: Yaprak defteri yaptım.
 Topladığımız yaprakları sayfalara yapıştırdım. Yaprakların adlarını da öğrenip yanlarına yazdım. Sonbaharda yaptıklarımızı hatırlatacak hoş bir anı olarak da saklayalım istedim.




Bu ay yine dopdolu bir sayıyla karşımıza çıkan Meraklı Minik hikayeleri ve etkinlikleriyle bize bir kere daha güzel vakitler geçirtti. Ayrıca hikayeleri, resimleri ve verdiği bilgilerle de faydalı oldu. 




















Dinazorlarla Tanışma ve Jurasic Adventures

Yorum Ekle
        Geçtiğimiz hafta sonu ilk tiyatro oyununu izlemeye gitti İpek. Trump Towers'da sahnelenen Jurasic Adventures interaktif bir tiyatro oyunu. Oyun öncesi dinazor maskotlarla karşılaşan İpek, yanlarından ayrılmak istemedi :)))



Oyun başlamadan önce sahneyi ve etrafı uzun uzun inceledi. 

Gösteri 26 Ekim'de sona eriyor. 
Bilerler Biletix'ten temin edilebilir. İyi eğlenceler....
    

Kartonlardan Oyuncak

Yorum Ekle
          Karton kutuları, kolileri saklamaktan artık yerim kaldı. Ben de bu ara hepsini elden çıkarmaya işe yarayanlarla bir şeyler yapmaya karar verdim. Ortaya çıkan ürünlerden biri. Kartonları içe içe geçirme oyunu. Bu oyuncağı öğrenenanne blogunda görmüştüm. Uçak yolculuğu sırasında çocuk paketi içinde dağıtmışlar.
 Basit ama çok kullanışlı ve faydalı. Üstelik evde yapılabilmesi de mümkün. Daha önce eva sünger kullanarak yapmayı denemiştim. Ama daha sonra kartonlarla yapınca daha sağlam ve kullanışlı oldu. 
                                        Kartonları işte bu şekillerde kestim. Sonra da boyadım. Nasıl biraz benzemiş mi? :))))
 Birbirlerini içine geçirip farklı modeller ortaya çıkarılabilir, hayal güçlerini ve el becerilerini geliştirebilirler. Montessori'de renk çalışması olarak da kullanılabilir.

Seçenek çoktu. 

İpek de önce kartonları görünce ilginç geldi.
Ben bir kaç model yapıp gösterdim. Kendisi de denedi ancak bir şeyler istediği gibi olmadı ve oynamayı bıraktı.


Henüz ona göre olmadığına kanaat getirdim.
Ben de daha sonra önüne çıkarmak üzere ortadan kaldırdım.

Yapımı kolay, artık malzeme değerlendirme, oyalayıcı ve geliştirici bir oyuncak yapmak isteyenler için paylaşmak istedim. Denemenizi tavsiye ederim.