Var Mı Boğaz Tur Yapmak İsteyen?

6 Yorum
         İstanbul'un gözde turudur boğaz turları. Hem deniz yolculuğunun keyfini çıkarır, hem de şehrin güzelliklerini boğazdan seyredersin.
         Biz de bu kez "Milli Saraylar Uğramalı" boğaz turuna katılalım dedik. Milli saraylar, TBMM'ye bağlı bir kurum olup pek çok kasır, köşk ve saraylar bu kuruma bağlıdır. İçlerinden gezmediğim iki üç kasırdan biriydi Küçüksu kasrı. Bu boğaz turu vesilesiyle onu da görürüz dedik.
         Turlar Kabataş'tan kalkıp, uğramalı olarak Beylerbeyi'ne kadar devam ediyor. Haftanın 7 günü var. Ancak eğer kasır ve sarayları gezmek istiyorsanız Pazartesi- Perşembe günlerini seçmeyin derim. Çünkü o günler milli saraylara bağlı müzeler kapalı oluyor. Biz de bunu unutup turumuzu Pazartesi günü yapınca kasrı gezemedik. Ama harika kafeteryasından yararlandık. Bizim turumuz Beşiktaş iskelesinde başladı.
Sonra seyrettik Ortaköy'ü, Savarona'yı, boğazı


İlk durak Emirgan'dı. İsterseniz inebilir, bir sonraki vapura ücret ödemeden ilk aldığınız bileti kullanarak binebilir ve bu şekilde turunuzu tamamlayabilirsiniz. Biz denizi seyrederek ve vapuru gezerek devam ettik.

Varış yerimiz olan Küçüksu'da indik. 
Küçüksu kasrını gezemediysek de kafeteryasının keyfini çıkardık 
Bol çeşit ve lezzetli yiyecek alternatifleri olan kafeteryanın deniz üzerindeki bölümünde oturunca, balıklarla adeta komşu gibi oluyorsunuz. İpek ile birlikte balıkları besledikten sonra sıra kendimizi beslemeye gelince seçim yapmakta zorlandım diyebilirim. Fiyatlar ise deniz kenarında bir kafeterya için oldukça makul. Bir porsiyon ızgara köfte, döner 15, ekmek arası döner 10 TL. Ton balıklı salata ve diğer salata çeşitleri ise 11 TL. Çay 2.5, meşrubatlar ise 4.5 TL 
Buradaki memnuniyetimi diğer kasır ve saraylar için söyleyemeyeceğim. Personel ve servisi en çok burada beğendim. Milli saraylara ait köşk, kasır ve sarayların hepsinin çok güzel kafeteryaları var. Ancak gereken önem ve özen gösterilse çok daha ilgi görüp değerlerinin artacağını düşünüyorum. 
Dönüşte vapur bir yere uğramadan Beşiktaş'a geçti. Beylerbeyi'ne ise gidiş yolunda, Küçüksu'dan sonra uğruyordu. Dönüşte uzaktan seyrettik Beylerbeyi sarayını.

Yolculuğumuzun sonuna yaklaştık. Muhteşem gün batımını da yakaladık. Biz zevkle manzaraya bakarken İpek " Güneş nereye gitti?" diye dertlendi. Güneşin uyumaya gittiğini, yarın sabah yine geleceğini, bizim de uyku vaktimizin geldiğini söyleyerek inişe yöneldik.

Turun tamamı 1 saat 40 dakika sürüyor. Ücret ise: 15 TL. Kabataş-Beylerbeyi arası yapılan turun saatleri ve ayrıntılı bilgiyi ise denturavrasya.com  adresinden alabilirsiniz. Ayrıca daha başka turların mevcut olduğunu da göreceksiniz. 

İstanbul'u denizden gezmek çok daha keyifli, stressiz ve özel. 
Herkese gezmeli, keyifli günler.....

6 yorum

asla yasayamam dediğim şehir ama bir okadarda hayran olduğum bir şehir İSTANBUL sayende gezmiş kadar oldum :)

Boğaz turuna bizde iki sene önce gitmiştik. Bu güzel şehre hayran kalmamak ne mümkün..
İstanbul'da yaşıyorum bazen " farklı bir yerde yaşamak istiyorum sıkıldım " desem de buradan başka bir yerde nasıl yaşanır bilemiyorum :)
Sizi takibe aldım, bende bloguma beklerim ..
http://yagmur-serhats.blogspot.com.tr/

Yaşanmasının zorluğu konusunda haklısın. Ama işte vazgeçilmiyor da. Beğenmene sevindim :)

Çok güzel turlar var. İstanbul'da sıkılmak ne mümkün. Ancak derdi çok o da ayrı bir mesele. Blogunuzu ziyaret edeceğim. Sevgiler :)

Güzel bir paylaşım için teşekkür ederim adeta beni İstanbula götürdü...

Rica ederim Fatoş Avunduk. Beğenmenize çok sevindim. Her zaman beklerim :)))

Yorum için açıklama