Çocuk Neden İnatlaşır? Nasıl Başa Çıkılır?

2 Yorum
        Daha önce 2 yaş sendromu ya da dönemi yazımda o dönemin getirdiği zorluklardan ve başa çıkma yollarından bahsetmiştim. Ancak yeniden farklı bir başlıkla bu konuya değinme sebebim, İpek'in inatlaşma ve huysuzluklarının artması sonucu yeniden okumaya ve araştırmalara girişmem ve edindiğim bilgileri paylaşmak istememdir.
http://cevaplar.mynet.com


       Öncelikle tekrarlayacak olursak bu dönem çocuklarda aşağı yukarı 18. ayda başlayıp 42. aya kadar devam edebilen bir süreç olup çocuklar bu dönemde olumsuz tavırlar sergilerler. Kendilerine söyleneni yapmak istemedikleri gibi, kendi isteklerini yaptırma konusunda inatla ısrarcı olurlar. Bununla ilgili neler yapılabileceğini burada paylaşmıştım. Bunlara ek olarak bilmemiz gerekenleri sıralayacak olursak;

        Onunla inatlaşmayın. Onun küçük bir çocuk olduğunu, bu durumun gelişiminin normal bir süreci olduğunu ve geçici olduğunu unutmayın.

       Kızma, engelleme, bağırma, cezalandırma gibi davranışlara yönelmeyin. Bu daha da uyumsuz olmasına yol açar.

      Ters tepki vermek yerine ilgisini başka yöne çekmeye çalışın. İletişimi kısa bir süre için kesin. Başka şeylerle ilgilenin. Bazen sadece ilgi çekmek için yapabiliyorlar.

      Asla ve asla çocuğun yanında onu eleştirmeyin. Böyle yapmak çocuğun kendini o kalıba sokmaya yatkın olmaya itecektir.
     
      Kararlı olduğunuzu göstermek, dengeli olmak önemli.

      Huysuzluğuna sebep olacak davranışları önceden sezmek ve önlem almak önemli.

       Kendini ifade etmesini destekleyin. Bunun için örnek olun.

       Rakip değil, aynı takımda olduğunuzu hissettirin.

       Bir davranışı değiştirmek için sabırlı olmak, tutarlı olmak önemlidir. Davranışı değiştirme, inatçılığı azaltma, sabır tutarlılık ve yaratıcılık isteyen bir eylemdir. Bu eylemi gerçekleştirebilmek için de sizin psikolojinizin iyi olması gerekir. Aksi halde çocuğa da bir faydanız olmaz. Muhakkak annenin kendini iyi hissedeceği farklı bir ortamda bağımsız zaman geçirmesi gerekir. Bu kafa dinleme sayesinde çocuğuyla daha zinde ve verimli bir şekilde ilgilenebilir. Eğer bu kendini rahatlatma yollarına sahip olma şansınız yoksa birilerinden yardım istemeli çocukla başkalarının ilgilenmesini sağlamalı ve kısa aralarla da olsa mola vermelisiniz. Bunların hiç birinin gerçekleşemeyeceği durumda beklenen sonuç, annenin sabrının taşıp istemeden de olsa çocuğuna kızma, bağırma, davranışını zorla değiştirmeye çalışma şeklinde olacaktır. Benim şimdiye kadar okuduğum, gözlemlediğim ve yaşadığım durumlar anlatabildiğim kadarıyla böyle.

         Hepimizin bildiği üzre bir çocuk hiç kolay yetişmiyor. Ancak onu iyi yetiştirebilmek gelecekte hem kendisi hem de toplum için çok önemli farklar yaratıyor.  Herkese baş edebilme kolaylıkları diliyor, her daim yardım almaktan ve çözüm aramaktan vazgeçmemenizi tavsiye ediyorum.



2 yorum

canım ne güzel yazmışsın çocuk kolay yetişmiyor

Yorum için açıklama