Dönüş Yolunda

4 Yorum
          Tatil dönüşünü planlarken, feribot kullanmamaya karar verdik. Çünkü çocukla olunca çok da planlı olamıyorsun. İzmir'den, feribota bineceğimiz yere (Bandırma veya Bursa)  varışımızın saatini kestirmek güç olacaktı. Planlanan saatte çıkamazsak, yolda daha çok duraklamak zorunda kalırsak diye tereddüt ettiğimizden bilet almadık. Kara yolunu deneyelim bakalım dedik. Dedik demesine de hiç de kolay olduğunu söyleyemeyeceğim.
          İpek erken uyandığı için yola çıkış saatimiz de erken olacaktı. 7'de kalkış ve hazırlanıp çıkmamız 8.00 oldu. Ancak 1 aylık bir tatile çıkmanın yükü oldukça ağırdı. Gerçek anlamda ağırdı yani. Şöyle söyleyeyim arabada İpek'in koltuğu, şoför koltuğu ve arkada benim oturacağım yer dışında boş tek bir nokta kalmamıştı. Ve maalesef benim talihsiz kocam bu eşyaları tek başına taşımak durumunda kalınca sağlam bir şekilde sırtını incitti. Yola çıkmadan tadımız kaçtı. Neyse ki zar zor oturabildiği koltukta kımıldamadan araba kullanınca yolculuk sırasında sorun yaşamadık. Ama arabaya her iniş ve binişte epey zorlandı. Benim kullanmamın daha iyi bir fikir olabileceğini söylediğimde ise, arkada İpek'le ilgilenmenin daha imkansız olduğunu söyleyerek bu teklifimi reddetti. Yolculuğumuz şu şekilde geçti.                        
Maze oyunu ilk etkinliğimiz oldu. Çok güzel oynayıp oyalandığı bir oyun.  
Daha sonra sıra çıkartmalı etkinlik kitaplarına geldi. Yaklaşık 2 saati böyle geçirdik. 
Mola vermeye yakın huysuzlanınca, en sevdiği atıştırmalık olan galeta ile yola bir süre daha devam ettik.  
İlk mola yerinde biz çayımızı içerken, o da bol bol koşturup durdu. Ona uygun mekan seçmek önemli. Ne de olsa kaç saat o koltukta oturmak zorunda kalacak.
Mola dönüşünde saat 12'ye gelirken, uyku tulumunu istedi. Uyuma vakti gelmişti. Kemerden giydirmesi zor olsa da bir şekilde hallettim.
 Uykuya daldığında ümidimiz en az 2 saat uyumasıydı. 
 Ancak öyle olmadı. 40 dakika sonra uyanarak ve de üstelik ağlayarak, yolculuğun en eğlenceli! kısmını başlatmış oldu. Uyumak istiyor ama nedense rahat edemeyip uyuyamadığından ağlıyordu. Bir süre sonra sustu ve uyumayacağını anlayınca bir mola verip kendimize gelelim dedik.

Tekrar yola koyulduğumuzda bu sefer ki eğlencemiz müzik oldu. Seçtiğimiz ve birlikte söylediğimiz şarkıları açınca keyfi yerine geldi. Bir müddet de böyle idare ettik.
Nihayet Topçular feribot iskelesine vardık. İpek de feribota bineceği ve denizi göreceği için sevindi. 
Deniz yolculuğu keyfimizi de yaptıktan sonra, kalan yolumuzda yine çıkartmalara döndük. Çıkartmaları oraya buraya, hatta kendi üzerine yapıştırarak epey oynadı.


Uzun ve yorucu bir yolculuğun ardından eve varmak, en az İpek kadar bizi de mutlu etti. 
Home sweet home...Evim evim güzel evim...
Sevgilerle...

4 yorum

Merhabalar,
Bloğunuzu çok beğendim ve izlemeye aldım. Bana da bekliyorum. Güzel paylaşımlarda buluşmak dileğiyle. Sevgilerimi bıraktımmmm…..:))

Çok teşekkür ederim. Hoşgeldiniz..Güzel tariflerinizi en kısa zamanda inceleyeceğim.

Yorum için açıklama