Plan Program Falan Filan

2 Yorum
             

               Plan şimdiye kadar hayatımda çok önemli bir yer tutmamıştır. Hatta plansız olmayı seven biriydim. Beni kısıtlamaya sokan, düzen mantığıyla hayatımı maddelere ya da sayılara bölen bir uygulamadan kaçardım. Monotonluk ve sıradanlık uzak durduğum kavramlardı. Hafta başından hafta sonu programını yapmak saçma, yatılacak kalkılacak saatlerin belli olması gereksizdi. Her şey günlük, anlık, saatlik yaşanabilirdi. Plan yapmak, düzen, bunlarla uğraşmak yorucu, diğeri ise kolaya kaçmaktı. Çalışan biri olarak haliyle uymam gereken saatler vardı ve bu da beni kasardı. Hep saatleri esnek olan bir iş hayal etmiştim ancak o da mümkün olmamıştı.
                  Evlilik, iş hayatı, aileler, arkadaşlar bölüneceğim şeyler fazlalaşınca zamanın yetmediğini fark ettim. Bundaki en büyük sebep de sanırım programlı olmayışımdı. Hele bir de çocuk olduktan sonra büsbütün yetişemez oldum hiç bir şeye. Ben de mecburen bir şeyleri değiştirmek gerektiğine karar verdim.
                  Bebeğim olduktan sonra onun hayatını düzenlemek benim için en baş sıradaydı. Ne zaman yiyecek, ne zaman yatacak, banyosu, gezmesi, oynaması ne vakit olacak bütün bunları belli zamanlara oturtmak gerekiyordu. Bebeklerin en çok ihtiyaç duydukları şeylerden biriymiş bu. Düzen. Böylelikle daha sakin, huzurlu ve mutlu olurlarmış. Hayatları rutine oturunca kendilerini daha çok güvende hissederlermiş. Bebeğimin saatlerini düzenlerken, ister istemez kendi hayatımı da düzenlemiş oluyordum. Öylesine titizleniyordum ki günü planlama konusunda, ben bile kendime şaşmıştım. Bana da iyi gelmeye başlamıştı bu durum. Bana kalan zamanı da belirlemiş oluyordum.
                Günü planladığımda rahat ediyordum. Hatta planlarımı aksatacak bir şey olsa dağılıyordum. Sanırım bu konuda da yine uç bir noktaya gelmiştim. Kendimi ona göre hazırladığım bir durum değişince farklı bir noktaya adapte olamıyor hale geldim.
                Haftanın genel bir planı, hangi gün nereye gideceğim, ne yapacağım gibi konular hafta başında kaba taslak belirleniyordu kafamda. Planlarım tek tek yolunda gidince bundan müthiş bir keyif alıyordum. Belirlemediğim hafta daha yorucu ve verimsiz geçiyordu sanki. Bu kadar değişime sebep olan şey neydi? Yoksa ben içten içe böyle biriydim de, sırf aksilikler olunca başa çıkamam diye mi farkında olmadan plandan kaçardım?
              O zaman o halimden memnundum, şimdi de bundan memnunum aslında. Sonuçta insanların ihtiyaçları da zamanla değişebilir. Daha önce program yapmaktan sıkılan ben, şimdi cep telefonuma ayrı, bilgisayarıma ayrı, defterlerime ayrı planlar, programlar yapıyorum. Düzenli  olmaya çalışıyorum. Kafamın dağılmaması için sürekli not tutuyorum. Sonuçta çok fazla şey okuyor, okuduklarımdan uyguladıklarım oluyor, kızımın düzenini korumaya çalışıyor, evimle ilgileniyor, ailem ve arkadaşlarımla görüşüyor ve de kendime vakit ayırmak istiyordum. İşte tüm bunları yapabilmek için de unutkan olmamak, ne yapacağını bilmek gerekiyor. Yoksa fikirler dağınık dağınık beynimde uçuşuyor ve nereden başlasam, önceliğim neydi gibi sorunlarla kalakalıyorum.
               Ancaaak insan yine de yüzde yüz değişemez. Kalkış saatimi kızım belirlese de, yatış zamanımı yine ayarlayamıyorum. İstemiyorum da. Not tutuyorum dedim ya, çok da düzenli olmuyor bu notlar. Birini bir yere yazıyorum, ötekini başka yere. Şimdi de notlarımı arıyorum. -Gerçi tüm notlarımı artık bilgisayarıma almaya karar verdim-. Evdeki düzeni sağlamaya çalışırken de ipin ucu kaçıyor sık sık. Ama bunlara o kadar takılmıyorum.
             Sonuçta yeni Ben'den memnun olduğumu söyleyebilirim.
               

2 yorum

Eskiden benziyormuşuz :)
(Babel)

Çoluklu çocuklu olunca işler değişti :))

Yorum için açıklama