Montessori Montessori

8 Yorum
     Uzun zamandır Montessori Eğitimi ile ilgili, ne olduğu, ne amacı olduğu, kazandırdıkları, uygulamaları, uygulamaların sonuçları, oyunları, materyalleri, okulları ile ilgili yazılar, kitaplar, bloglar okuduktan, yabancı blogları, siteleri de inceledikten sonra, konuyla ilgili naçizane düşüncelerimi yazmak, paylaşmak istedim.
     " Maria Montessori adlı ilk kadın İtalyan doktoru, eğitimde saygı ve teşvike dayalı yepyeni bir yaklaşım geliştirdi. Yaptığı gözlemler ve edindiği tecrübelerle pek çok kişinin çocuk eğitimine bakış açısını değiştirdi. Eğitim sistemini çocuktan yola çıkarak kurdu." diye yazıyordu Montessori eğitim ve felsefesinin mimarı hakkında.
     Kısaca bu eğitim; "Çocuğa hazırlanmış bir çevrede, çocuğun kişiliğini oluşturması için özgürlük tanıyan, kişiliğinin gelişim sürecini destekleyen, çocuğun kendi onuru içerisinde bireyselleşmesi ve sosyalleşmesini ciddiye alan, bireye özgü adil bir eğitimdir."
     Amacını anladıktan sonra konu iyice ilgimi çekmeye başladı. Evde uygulanabilirliğini inceledim. Aslında çok da farklı şeyler anlatmıyordu. Çocuklarımıza kendi işlerini yapmayı öğretmek, sorumluluk vermek, ev işlerine dahil etmek, ona oyun ve etkinlik alanı için yer ayırmak, dağıtınca toplamasını da öğretmek bazı kurallardandı. Montessori felsefesinde öncelik çocuğun hayatını kolaylaştırmak. Yöntemin özü, çocuğa önceden hazırlanmış bir çevrede ( çocuğun kullanım alanındaki nesneleri onun boyutuna göre düzenlemek gibi ) kendini geliştirebileceği şekilde hareket ve faaliyet özgürlüğü tanıyan, çocuğun kendi bireysel beceri ve ilgi alanının kendi hızıyla geliştiği bir anlayış.
        Özellikle çocuk gelişiminde en önemli dönem olan 0-6 yaş arası çocukların, soyut kavramları öğrenebilmesi için somut materyalleri kullanmasına dayanır. Çocuk ellerini kullanarak materyaller sayesinde öğrenir. Montessori'nin önerdiği oyuncaklar ve materyaller ya ahşap, ya evde bulunan sıradan malzemeler ya da doğanın içinden. Mesela herhangi bir kutunun içine koyacağınız küçük toplar ya da farklı şekillerde nesneler, çocuğun elleriyle kutunun içindekileri kavrayıp bırakma becerisini yani ince motor gelişimini destekleyecektir. Yani Montessori bize elimizdeki materyalleri nasıl kullanacağımızı bilirsek çocuğun gelişiminde katkısı olacak aktiviteleri yapabileceğimizi söylüyor. Ne kadar basit ama faydalı bilgiler. Bununla birlikte çocuğu hayata katmak yani kendi kendine yapabilmesi için ona yardımcı olmak, kapasitesini kullanmasına izin vermek gibi farkındalıklar yaratıyor. Montessori metodunun kurallarının bir çoğu zaten hayatımıza adapte olmuştur. Okuduğumuzda da "ben bunu zaten uyguluyordum" dememizin sebebi de budur.
          Ben de öğrendiklerim ışığında, her öğrendiğim yeni bilgiden sonra yaptığım gibi, kendi akıl süzgecimden geçirdikten sonra hayatımızda uygulamaya koyuldum. Ne gibi değişiklikler yapmamı sağladı sorusuna gelince; evdeki düzeni kızımın hayatını kolaylaştırmak adına yeniden gözden geçirdim. Oyun oynayıp kitap okuyabileceği, aktiviteler yapabileceği kendine ait alan yaratmaya çalıştım. Yaşına göre gösterdiği gelişimi elverdiğince, kendi işini yapmasına destek olduğum gibi, bana da yardımcı olmasını sağlamaya çalıştım. Zaten özenle seçmeye çalıştığım oyuncaklarını, gelişimi ve becerileri doğrultusunda olmasına dikkat ettim. Yapacağı etkinlikleri, temel gelişimine katkı sağlayacak, algılarını kuvvetlendirecek türden seçtim. Elbette ki Montessori bu kadarla bitmiyor. Henüz okul çağına gelmemiş kızım için o konulara kadar gelmedim ama okullarının bizim ülkemizde mevcut olduğu pek söylenmiyor. Uyguladığını söyleyen ancak lafta kalan yerler çokmuş. Bir iki tane isim var deniyor ancak gidip görmediğimden ve incelemediğimden bir şey söylemem yanlış olur.
          Bazı görüşlere göre de tam olarak uygulanamadıktan ve öğrenilemedikten sonra, neredeyse moda haline getirilmiş, laf ola Montessoriden bahsetmenin anlamsız olduğu, hakikatini kaybettiği söyleniyor. Yer yer katılıyorum bu görüşe. Ne olduğunu anlamadan, bilmeden ya da en sığ anlamlarla sınırlandıran tarzdan yana değilim ben de. Ama okuduğum ve öğrendiğim kadarıyla bile, çocuğuma verdiklerim ve gözlemlediklerim beni bir yere kadar tatmin ediyor. Her hangi bir görüşe, felsefeye, metoda körü körüne  bağlanmak zorunda değiliz. Nitekim ilgilendiğim başka eğitim metodları da var. ( Waldorf ve Reggio Emilia eğitim metodlarından da öğrendiğim çok şey var )Her birinden faydalanabileceğimiz ölçüde çıkarımlarda bulunmanın bir zararı olduğunu düşünmüyorum.          
       
         Maria Montessori'nin " Bir çocuğun potansiyelini serbest bırakın ve onu dünyaya kazandırın" cümlesi sanırım esas almamız gereken nokta olacaktır.
     

8 yorum

Bu yazıyı alkışlamak istiyorum.

Ceylan Aydın

Öncelikle elinize sağlık Jale Hanım. Ben de Maria Montessori'nin çocukların birey değerini kabul eden yaklaşımını kendime yakın bulmakla beraber -sizin de belirttiğiniz gibi- diğer yaklaşımların da (Orff, Waldorf vb.) incelenip çocuğa uygun olanının seçilmesini, hatta belki de çocuk eğitiminde karma bir sistem geliştirilmesinin faydalı olabileceğini düşünüyorum.

Çok teşekkür ederim Hande Hanım.

Söylenenler beni tatmin etmiyor montessori egitiminde beni ürküten şeyler var.Sanki bir çalılığı makasla sekillendirmeye benziyor ihtisamli bir görüntü olabilir ama öz bozulur.Son söz bence teknikle cakisiyor.Bir çocuğun potansiyelini setbest bırakmak ... bu egitimde cocuk oyunu unutuyor herseyin amaci bir kazanım.Bende etrafimdan etkilenerek bugün ozellille uygulamaya badladim sonuç mutsuz bir cocuk varsin harfleri sayilari yada kavramlari gec ogrensin ama basini yastığa mutlu koysun çocuğum.Uyu yavru kuşum yarın Türk usulune donuyoruz ...

Sevgili adsız merhaba,
Sizi ürkütmesine sebep nedir acaba? Çünkü burada amaç bana göre çocuğa dayatmalarla bir şeyler öğretmek değil, tam tersine yaşayarak, dokunarak, gözlemleyerek ve en önemlisi eğlenerek öğrenmesidir. Yapılan etkinlikler zorlamayla olmaz. Ancak hepimizin çocuğunun sevmediği aktiviteler olabilir. Ben kendi adıma ilgilenmediği şeyi kaldırır , başka bir zaman tekrar denerim. Ama neyle mutluysa ona devam ederiz. Yazımda da belirttiğim gibi diğer felsefeler de aslında çocuğun yaşayarak öğrenmesini destekler. Örneğin montessori de günlük yaşam becerileri diye bir şey vardır. Bu zaten annelerimizle bizim de zaman zaman yaptığımız şeyler değil mi? Yine de her fikre saygımız var. Sevgiler...

Neden birsey öğretiyoruz niye yollara lambalar döşüyöşüyoruz.Çocuk kendi potansiyeliyle kesfetme güdüsünü sahip.Yapay bir düzenlemeye yada dünyayı çocuğun etrafinda döndürmeye ne gerek var cocukken saygin bir büyük muamelesi gören birey , büyüdüğünde neyin hazzini yasayacak yada o sorumluluklari az olan sevgi dolu beklentisiz cocukluk yillarina sahip olmadan nasil bir kimlik geliştirecek
Sizde beni yanlış anlamayin lutfen belki etrafimdaki uygulanma biçimi beni rahatsız ediyordur.Çocuklar icin yapay,amaçlı düzenlemelerin harika sonuçları olabilir belki ama ruh beden bütünlüğünüde bozabilir. Spontane olmali gibi geliyor bana cocukluk icten ve sevgi dolu...

Etrafınızdaki uygulama biçimlerini bilemiyorum ancak yazımda yapay bir düzenleme ya da dünyayı çocuğun etrafında döndürme gibi bir durum olduğunu düşünmüyorum. öyle yapan varsa da size hak veriyor ve hiç bir şeyin de abartılmaması gerektiğini düşünüyorum.

Yorum için açıklama