Doğayı Tanıyalım 1 (KIŞ)

Yorum Ekle
               Kış bitmeden  doğadan toplanan numuneler torbası oluşturma fikrini hayata geçirmek için sıklıkla gittiğimiz Ihlamur Kasrı'ndaydık geçen gün. Harika bir bahçesi var. Evimize yakın oluşunun nimetinden yararlanarak evimin bahçesi gibi kullanıyorum desem yeridir. Neredeyse her gün oradayız. İpek de çok seviyor. Hem gönlünce koşturabileceği alan, hem de görebileceği bir çok hayvan var.
     İşte onlardan biri. Bu muhteşem kuyruğuyla gezinen tavus kuşu bu mevsimde güzel oluyor. Daha sonra kuyruğu dökülüyor.
İpek görünce adeta çıldırıyor. "boncuk boncuk" diyerek takip ediyor 

                                                 Biraz da doğayı inceleyelim
                           Kurumuş ama hoş bir şekil almış yaprak onun da ilgisini çekti.
                                        Kuru bir dal. Onu da aldık bez torbamıza.

                                              Kargaların peşinde de koşalım
                                    Martı bile var. Denizlerde umduğunu bulamamış belli ki..
                                      

Bir kozalağa hayranlıkla baktık. İpek ona "dibdibba" dedi. Yani kaplumbağa. Hayal gücü işte ne diyelim
 
                                                   



                                  Mama yerken de izledik. Bazen biz de veriyoruz.
                                  Neredeyse İpek'in elinden yiyecek. Yabani de değiller hani.
                          Ördekleri de beslemeyi unutmadık. Gölde olmadıkları zaman onlar da etrafta dolanıyor.                
İpek buraya bebekliğinden beri geliyor. En çok da ördekleriyle ilgilenirdi. Çıkardıkları "pıghh" sesini taklit etmeye başlamıştı bir süre sonra. Hatta Ihlamur kasrının adı "pıghh" oldu uzun zaman. Ördeklerin çıkardığı sese gerçekten de benziyor.Canlı olarak görmenin ve yaşayarak öğrenmenin yerini hiç bir şey tutmuyor :))))))))
           
           Eve geldikten sonra topladıklarımızı şeffaf bir kutuya koyduk. Ne olduklarıyla ilgili konuştuk.
 Hatta kuru dallarla basit bir oyuncak bile yaptım. Önceden hazırladığım yüz ifadeleri kartonları vardı. Dalları arkalarına geçirip yapıştırdım. 

İpek'in de çok ilgisini çekti. Kukla gibi oynattık. İfadeleri söyledik. Kozalakları ise odasında süs olarak tutuyoruz. 
Böylelikle topladığımız numunelerden bir kaçını oyuncağa dönüştürmüş, doğrudan hayatına katmış olduk. İpek de bir müddet elinden düşürmeyerek bu çabanın hakkını verdi diyebilirim.

Yorum için açıklama