Yılbaşı çekilişi

Yılbaşı çekilişi

Yorum Ekle
Çocukluğumuzdan beri yılbaşı öncesi çekiliş yapar , hediyeler alırız . Okuldayken yılbaşı kartlarımızı da yapardık. Ne hoşuma giderdi ama. Ben de büyüyünce,  daha geniş okuyucuya sahip olduğumda kendi blogumda da inşallah böyle bir çekiliş yaparım.
Bahsini ettiğim çekiliş yapan bloga aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. Zevkle takip ettiğim  ,oyunlarından faydalandığım bir blog. Yapmanız gerekenleri de bu linkte bulacaksınız.
http://canvecereninaktiviteleri.blogspot.com/2013/12/yilbasi-cekilisine-hazirmisiniz.html

Herkese bol şans.
Çocuk Hisseder

Çocuk Hisseder

7 Yorum
      Bir bebeği karnında büyütmek , ona dünyaya gelmeden önce , büyüme ve  hazırlanma yeri olmak , içinde beslemek , aynı bedende var olmak.Ne kadar mucizevi bir durum bu. Sonra zamanı geliyor , bebeğimiz bir sonraki aşamaya geçiyor ve dünyaya "merhaba" diyor. Ama hala aynı bedende gibi oluyoruz. Bebeğimiz, ayrı bir birey olduğunun farkına sonraları varıyor.
     Happy wife ( mutlu kadın ) , happy life ( mutlu hayat ) . Bu güzel söze mutlu anne , mutlu çocuk diye devam etmek istiyorum. Biz ne yaşarsak onu yaşıyor yavrularımız. Bu kadar mı birebir yaşanır ? Mıknatıs gibi çekiyor tüm hissedileni. Ortamdaki gerginliği , huzuru , neşeyi...Hepsini anlayıp bazı duygularla başa çıkamıyor ve hırçınlaşıyor. Nereden bilsin henüz başa çıkmayı ? Daha biz bile öğrenememişken... 
     Bunu bir kaç gün önce kendi kızımda yaşadım. Babam rahatsızlanmıştı bir ay kadar önce.Kalp ritm bozukluğu sebebiyle hastaneye yatırdık.Zaten koah hastası olduğundan sürekli bir nefes problemi vardı. Nefes problemi kalbi de zorluyordu haliyle. Hastanede , bir hafta sonra , durumu kontrol altına alındı ve babam 15 gün hastanede kaldı.
     Eve geldikten sonra tam olarak toparlayamadı.Kendini güçsüz ve yorgun hissediyor , iştahsızlık çekiyordu.Onu öyle görmek de bizi üzüyor , bir an evvel iyileşmesini istiyorduk.Benim duygularımın da ucu bucağı yok ki.Alabildiğine sevinen , alabildiğine üzülen , dert eden , düşünen bir tipim işte.Hatta öyle bir an geliyor ki sadece oturup ağlamak , sessizce kenara çekilmek , dua etmek ve kendimle kalmak istiyordum. 17 aylık ve doğal olarak sürekli ilgi bekleyen bir kızım varken  , bunları yapmaya kalkıştığınızda ne olur? İsyan eder ... İpek'in yaptıkları da tam anlamıyla bir isyandı.Bütün gün bağırıyor , konuştuğu veya yeni öğrendiği kelimeleri durmadan hem de yüksek sesle tekrar ediyor ( tekrar dediysem öyle 2-3 değil defalarcaaaaa) , kesinlikle hiç bir oyuna adapte olmuyor , ihtiyaçlarını gidermek ya da ilgilenmek istesem de hırçınlaşıp garip tepkiler verebiliyordu .
     Çünkü seziyor.Onunla oynarken aklımın onda olmadığını , ihtiyaçlarını giderirken bir an önce bitirip kendime dönmek isteyeceğimi biliyor ve belki de sürekli kendisiyle meşgul olursam kafamı dağıtacağımı zannediyor.Tabii ki bu son söylediğim onun bilinçli olarak yapabileceği bir şey değil.İçgüdüsel mi desek , dürtüsel mi desek bilemem ama bu yumurcaklar her şeyi sezip anlıyor orası kesin .
     Bir müddet sonra , duruma kendimi biraz daha alıştırdığımda İpek'te de düzelmeler oldu. Farklı ortamlara götürüp duygu durumumuzu değiştirmeye gayret ettim. ( Hatta en son İbs Anne bebek fuarına gittik. O konuyla ilgili paylaşımlarım da bir sonraki yazımda yer alacak.) Ama yine de ne zaman endişelerim artsa , kendimi kötü hissetsem ondaki memnuniyetsizlik kendini gösteriyor.
    Yaşadığımız , yaşayacağımız üzücü olaylar bir yana, genel anlamda çocuklarımızı büyütürken onlara huzurlu bir ortam vermek , sevgi vermek , yemek kadar , su kadar önemli. Çünkü yaşadığı ortam şekillendiriyor duygu dünyasını , ruh dünyasını.
    Özetle Anne mutluysa çocuk da mutlu...