Hamileyken Alışveriş

2 Yorum
Hayalim , sadece göbeği olan , arkadan hamile olduğu bile anlaşılmayan bir gebelik yaşamaktı.Çünkü ince yapılı ,kilo problemi olmayan biriydim .İlk 3-4 ay bir şey yiyemez , kilo alamazsınız ya ben de bir şey yiyemiyor midem bulanıyordu ama ekmek peynir, pilav iyi geliyordu.Tabii bir de düşük tehdidi sebebiyle kullandığım ilaçlar vardı ki, onlar da şişiriyordu.Yani az da olsa kilo aldım.Ama bu bir şey değil esas 20.hafta itibariyle karnımın alt tarafında baskı , ağrı hisleriyle doktora gidip de , erken doğum tehdidi sonucuyla karşılaşınca 36.haftaya kadar sürecek olan yatak istirahatimin başlamasıyla hareketsizlikten oluşan şişme neticesinde gebeliği 20 kilo alarak tamamladım.

İlk aylarda bulantı ve her şeye karşı hissiz , memnuniyetsiz , suratsız halim 4.ay itibariyle azalınca alışveriş zevkim gelmeye başlamıştı.Daha işe gidiyordum hem.Önce siyah  kumaş hamile pantolonu aldım .Kaç kilo alırım , nasıl olurum, kaç beden almam lazım diyerek kafam karışınca mağazanın sahibi hanım sağolsun bana yardımcı oldu ve "Hamilelikten önceki bedenin neyse o bedeni alıyorsun " dedi ve ben de 36 beden istedim hemen .Bu kendimi iyi hissettirdi nedense.Sanki hala aynı bedendeyim ve öyle kalacakmış gibi.Üzerine giyecek bir şey almama henüz gerek yoktu çünkü normal bluzlarım , gömleklerim henüz oluyordu.

Sonra elbiselere gözüm ilişti.Hamile elbisesine takıntım vardı.Oldum olası sevmezdim.Baktım bu elbiseler hiç hamile elbisesi gibi durmuyor - ki zaten değildi , hamilelerin de giyebileceği türden elbiselerdi - iki tane de onlardan aldım.

Ancak 20.haftadan sonra bunlara gerek kalmadı çünkü ben çoğunlukla evde pijama ,  eşofman şeklinde takılıyor , moralimi iyi tutmak için sürekli okuyordum.Nitekim pantolonu belki üç-beş defa giymişimdir ama elbiseler doğum sonrası bile işime yarayacak cinstendi neyse ki...

Nisan ayı geldiğinde (ben de kendimi zaman zaman daha iyi hissediyordum)dışarıya çıkmaya başladım .
Bu sefer de yeni giysilere ihtiyacım oldu.Fazla almaya gerek yoktu çünkü bu geçici bir süreydi.Kot pantalon aldım bu sefer ve üzerine giymek için de iki-üç t-shirt.Önceden bir kaç elbisem vardı yine bol kesim onları da giyebiliyordum.
                                                  Doğum sonrası çok giydiğim bir elbiseydi.
En çok yaz gelince şişkinliğim ve kilolarım artınca yazlık incecik tülbent gibi bol bir elbisem vardı.Onu hiç çıkarmadım sırtımdan neredeyse.Doğuma giderken de bunu giyiyordum.

Bir de olmazsa olmazlardan olan bir tight edinmiştim.Üzerine bol bol tunikler kurtarıcım oldular.Doğuma kadar yerimden pek fazla kalkamayışımdan ötürü doğumda ve sonrasında lazım olacak şeyleri yine internet üzerinden almaya çalışıyordum.Ablamın benim için koşturmalarını da unutamam elbette.
En çok da bebeğime alışveriş yapmaktan zevk alıyordum.Bu konuyla ilgili "Bebeğime Alışveriş" yazımdan ayrıntıları okuyabilirsiniz.
Hepinize keyifli alışverişler sevgili anne adayları...
İpek'in uyku eğitimi

İpek'in uyku eğitimi

2 Yorum
           Hamileliğimden beri elimden düşürmediğim kitaplar vardı. Tracy Hogg'un kitabı bunlardan biriydi.Yalnız sakıncası şuydu ki biraz takıntı yapmış durumdaydım sanki.Yani her şey mükemmel , olması gerektiği gibi olmalı , doğru yapmalıyım , başarmalıyım şeklinde durumlara girmiştim.Kitabın söylediği, bebeklerin bir düzeni olması, günün programlanması gerektiği ,  uyku eğitiminin her çocuğa verilebileceği şeklindeydi.
         Bebekleri ay ay anlatıyordu.Bu konularda bilgilenmek çok hoşuma gidiyordu ama neden gerektiği kadar uyumadığı konusuna çok takılıyordum.Mesela uyku öğünü diye bir şey vardı.Gece saat 11den sabah 6-7ye kadar deliksiz uyumasının mümkün olduğunu söylüyordu.Yeter ki gündüz yeterli beslemiş gece de 11 de uyku öğününü vermiş olalım . Ben de denedim bu yöntemi ama kızım uyku öğününü almadı dolayısıyla daha geç saatte uyanıp mama istiyordu.
          Gündüzleri az uyuyor diye yatır kaldır yöntemini denedim o da tutmadı.Her çocuğun farklı yöntemi olduğu doğru. Deneyip bulmak gerekiyormuş.Aslında kızım uykuya dalarken çok zorluk çıkarmıyordu.İlk 6 ay zaten emerek uyuyordu.Bazen de yatağında şarkı  , ninni mırıldanarak uyutuyordum. Anne sütünü bırakınca - ki bu 6.ay bitince oldu - yatağında uyutmaya başladım .Hiç sallamamıştım ve öyle bir şeye alışmamıştı.Yatağını hafif hafif sallıyordum bazen.Az uyuduğunda yatağından almamaya biraz daha uyutmaya çalıştım.Yanında kaldığımda bazen uykuya devam ettiği oluyordu.Gece uykusuna 7.30- 8.00 gibi yatıyordu.Onu hiç değiştirmedi. 40 günlükten sonra kendi kendine böyle bir düzen geliştirdi.Biz de buna bağlı kaldık ve hiç şaşmadık. Programlarımızı hep ona göre yaptık. Gece de iki kere uyanıyordu ,mamasını yani sütünü içiyordu. Sabah 6.30- 7.00 gibi uyanıp sonra duruma göre tekrar uyuyor sonra öğlen bir uyku daha , öğleden sonra da yarım saat şekerlemesi oluyordu.Tam bir düzen oturmuş değildi ama her gün durum hemen hemen böyleydi.
        7.ay bitiminde gece uyanmalarını arttırdı.Gece 3 kere uyanıp mama istiyordu.Bu durum gündüz iştahını da etkiliyordu.Yemek çok zor yiyordu.Ben de gece uykusuz kalmaktan ve düzensizlikten hem de zor yedirmekten yorulmuş, çare arıyordum.Yine araştırmalara giriştim. Uyku eğitimi hakkında hep bir şeyler okuyordum zaten.Bebeğin 6.aydan sonra gece beslenmesine ihtiyacı olmadığını yazıyordu uzmanlar. Doktoruna sordum o da aynı şeyi söyledi .Benim harekete geçmem 8. ay itibarıyla oldu.
Kitaplarını da okuduğum Sinem Olcay Kademoğlu ile görüştüm.Uyku eğitimi hakkında bilgi verdi ve eğitimi nasıl yapacağımı anlattı.Zaten işim zor olmayacaktı.İpek yolun yarısında sayılırdı.Yatağında yatırıyor olmam ,bazen kendi kendine uykuya dalması işleri kolaylaştırıyordu.Benim halletmem gereken önce gece uyanmalarını ve mamayı kesmek sonra da gündüz uykularını uzatmaktı.Önce gece uykularından başlamamız gerekiyormuş.
      Eşimle de konuşup başlamaya karar verdikten sonra uyku eğitimimiz başladı.Eşinizin desteği çok önemli çünkü dayanamadığınız yerde devreye girebilmeliler.İşte İpek'in uyku eğitimi
      1.gün:Akşam 8.00de yatırdık.( Her akşam aynı saatte yatırmaya özen gösterdik.)Yarım saat öncesinde uyku rutinimizi yapmıştık. (Uyku düzenini otırturken belli bir rutin en önemli şeylerden biri.) Bizim rutinimiz banyo, masaj ve müzik dinletme.Sonra yatağına bıraktım, "iyi uykular" deyip öptüm ve odadan çıktım.Arada bir mızıldanınca yanına gidip minik adımlarla( şşş diye fısıldayıp, gerekirse hafifçe dokunup pat pat yapmak, tatlı bir ses tonuyla "iyi uykular bebeğim" demek) sakinleştirdim ve odadan çıktım. Kısa bağırışlar sonucu kendi kendine 20 dakikada uyudu. Gece alıştığı saatlerde (11.30 12.30) uyandı. Çok az ağladı ve sustu.Sonra saat 2.00de ağlamaya başladı ve yine benim minik adımlarla sakinleştirmelerim sonucu 1 saat sonra yani saat 3te süt içmeden tekrar uyuyabildi. Sabah 6da yine ağlayarak uyandı ve ben de artık acıkmış olduğunu düşünerek ya da hissederek sütünü verdim ve hemen uyudu.Uyanma saati olan 7de kalktı. İlk günü sorunsuz atlatmıştık.

      2.gün: Sonra sabah uykusunu 9.00-10.30 arası yaptı. Yatağında pışpışlamamla uyumuştu. Öğle uykusunu 1.00-1.30 arası yaptı. Günün diğer uykusunu ise yine benim pışpışlamamla 4.00-5.30 arası yapmıştı. Akşam yine 8.00de yatağına yatırmamızla 15-20 dakika gibi bir sürede uyudu ve yanına çok az gitmem gerekti. Gece bir kaç kez ağlama, mırıldanma gibi sesler çıkardı ama uyanmadı. Sanırım alışkanlıkla uyanır gibi oluyor ancak uykusu ağır basıyordu. Sabah 6.00da uyanıp ağladı ve ben biraz daha bekleterek sütünü 6.30da verdim. Tekrar uyudu.Sabah kalkışı 7.30du. Zafere yaklaşıyor muydum bu kadar kısa sürede?

      3 gün:Sabah uykusuna 9.30 da yattı. 11.00de uyandı.Yine benim hafif pışpışlarımla uyumuştu.Öğlen uykusuna 1.00de yatıp 2.30da uyandı ve günün son uykusunu 5.45 -6.15 arası yaptı.Akşam yine 8.00de yatağındaydı ve yanına hemen hemen hiç gitmememle yarım saatte uyudu.Gece pek çok kez ağlama ve mırıldanma arası sesler çıkardı. Sanki çok rahatsız ve yetersiz uyumuştu. 5.30da uyanıp ağlayınca yine 6ya kadar beklettim, sakinleştirdim ve 6da sütünü verdim uyudu. 3.gün daha kolaylaşması gerekirken, sanki biraz daha zorlaşmıştı.

      4.gün: Akşam aynı saatte yatırmıştık. 15 dakika gibi kısa bir sürede uyudu. Ancak gece sık sık uyanmış, zaman zaman ağlamış ve süt istemişti. İşte bunlara direnmek zordu. Gidip sütü yapayım vereyim uyusun diyorsunuz. Ama yanlış olduğunu da biliyorsunuz. Çünkü tutarlı olmak çok önemli ve ilk kural.

     5. Bu akşamki uykusuna 10 dakikada dalmış ve gece iyi uyumuştu. Yeniden ümitlendim tabii. Yolunda gidiyor diye sevindim. Ama uyanır mı, süt ister mi stresi beni epey germişti. 

     6.gün: Sabah yine 6.00da sütünü içti ve uyudu. 7.30da uyandı.İlk sabah uykusuna 9.30da yatıp 11de uyandı. Sabah uykusuna biraz daha zor daldı. Öğlen uykusu 13-14.30 arası uyudu ve uykuya dalmasında sorun olmadı. 16.30da uyku sinyalleri verince pusetinde uyutmak istedim ancak 15 dakika uyuyabildi.Akşam 19.30da yatmak istedi ve 5 dakikada uyudu.Yanına gitmeme gerek kalmamıştı.Gece daha az mızıldanmayla sabah 5.30a kadar uyudu. Uyandığında sütünü istedi ama sakinleştirip bekletip yine saat 6da verdim.

     7.gün: Sorunsuz bir gece daha geçirmiştik. Gündüz uykularına da kendi kendine dalmaya başlamıştı. Artık yanına gitmeme gerek kalmıyordu.

     8.gün: Bu akşamki uykusuna dalışı zor olmuştu. Yarım saatte uyumuş ve yanına bir kaç kere gitmiştim. Ağlaması farklı gelmişti. Sanırım karnı ağrıyordu. Sıkıntısı vardı. Uyuması için yardım ettim. Sonra saat 4.40ta uyanıp ağlamaya başladı. Ben de yanında başını okşadım, sakinleştirdim. Yarım saat bu şekilde devam ettik. Derken 5.10da tekrar ağlamaya başladı. 5 dakikada yine sakinleşti. Ancak 6da uyuyabildi. Yaşadığım zorluklar beni vazgeçmeye  itiyordu. Ancak inatla direndim.

    9.gün-10. gün: Artık kendi kendine uyumasında hiç sorun yoktu. Ancak gece uyanıp ısrarsız ağlamaları oluyordu. Sakinleştirmelerim işe yarıyor, bir müddet sonra tekrar uyuyordu. Zaman zaman ısrarlı ağlamaları oldu ise de yarım bırakmamaya kararlıydım. Çünkü "Başlayınca bitirmelisin yarıda bırakırsan her şey eskisinden kötü olur" demişti bana uzman.

       Ben 2 ay daha bu şekilde günlük tuttum. Özetle, günler buna benzer şekilde devam etti.Sonuçta biz yanında olmadan kendi kendine uyumayı , uyandığında yine kendi kendine tekrar uykuya dalmayı ve de gündüz uykularından erken uyandığında yatağında 45 dakika daha kalabilmeyi, hatta kimi zaman uykuya devam edebilmeyi öğrendi.Ama yine de bunlar çocuk ve hala farklı şeyler de gelebiliyor başımıza.Bazen kendi uyumak istemeyip yanında ona ninni söylememizi istiyor veya  gece uykusundan uyanıp bizi yanında isteyebiliyor.Ama bunlar sorun değil. Hem sık olmuyor hem de nasılsa diğerini öğrendiği için tekrar eskisine dönebiliyor.Dolayısıyla biz de artık panik yapmıyoruz böyle durumlarda.
       Sonuçta en doğru kararı ve uygulamayı siz seçeceksiniz.Sorunuz olursa elimden geldiğince cevaplamaya çalışırım.Herkese kolay gelsin iyi uykular olsun....

Bebeğime alışveriş

Yorum Ekle
Ben de herkes gibi bir ihtiyaç listesi çıkarmıştım.Bunun için de çeşitli internet sitelerinden yararlandım.Kullanıp kullanmadıklarımı derleyerek en çok nelere ihtiyacınız olabileceğini paylaşmak istiyorum.
Gelen ve de gelecek hediyeleri de hesaba katarak davranmak gerek bence.Biliyorum dayanılmaz bir istek duyuyoruz bir sürü şey almak için ama sabırlı olmakta fayda var diyorum.Şimdi gelelim ilk listemize....

- En başta hastane çıkış seti geliyor tabii.Hastaneye gittiğinizde hemen istiyorlar sizden. Doğumdan sonra bebeği giydirmek için. Siz de benim gibi kararsızlardansanız 2 tane edinmenizde fayda var derim.


- Hastane çıkış setlerinin içinde zıbın da oluyor.Zaten 2 tane yeter.Çünkü benim en çok kullandığım body ler oldu.Kızımın doğumu yaza geldiği için kolsuz ve yarım kollu body ler en gerekli olanlardı.Her birinden 3er tane.
- Penye patikli pantalonlar ve pijamalar da bir kaç tane edinilmesi gereken ilk ihtiyaçlardan..En az 3-4.
- Akşam veye gece yatarken ya da serin günler için aldığım tulumlar da çok işime yaramıştı tabii.En az 3-4 adet olmalı.
- Penye ya da zamanına göre daha kalın battaniyeler.2 tane yeterlidir.Sayılarını az yazmamın nedeni kıyafetlerin  hediye olarak da gelebileceğinden zamanla ihtiyaca göre alabileceğiniz için.
- Biberon olarak Avent'i tercih ettim.125ml lik olanlardan 1 tane ve bir yedek biberon ucu almıştım başta.Sonra 2 biberon daha aldım.Ve Avent marka sterilizatör de hediye olarak geldi.Böylelikle kaynat beklet durumundan kurtulmuş olduk.Bence kullanışlı bir alet.İlle de olmalı mı? Evet olmalı derim ben.Ama fiyat olarak daha cazip olanlarından da alabilirsiniz.Onlar da işe yarıyormuş.
- Yeni doğan bebek bezi ( ben arkadaşımın tavsiyesi üzerine Huggies kullandım.Prima dan memnun kalmamıştım.) ıslak mendil ve ayrıca pamuklu mendil.( Altını temizlemek için Mothercare den aldığım pamuklu mendilleri ıslatıp kullandım.Diğer ıslak mendilleri ise dışardayken kullanıyordum.)
- Ateşölçer.Marka ise kesinlikle kulaktan ölçen Braun.Tırnak makası , tarak ve fırça seti , burun aspiratörü.
- Eğer doğumunuz yazın çok sıcaklarına gelmediyse bebeğinizin üzerini örtmektense uyku tulumu almanızı öneririm.Böylelikle her dakika üzeri açılmış mı veya örtü yüzünü kapatmış olabilir mi diye kontrol etmeniz gerekmeyecek.Yaz için olan incecik modelleri de var aslında.Biz 3.aydan itibaren kullanmaya başladık.O zamana kadar aklıma gelmemişti.Hediye olarak gelince ne kadar işe yaradığını gördüm.
- Kundak almanızı ve mutlaka yapmayı denemenizi tavsiye ederim.Okuduğum kitaplarda faydalarını anlatmakla bitiremiyorlar.Eskiler bilir de yaparmış demek ki.Sonraları Amerikalılarca zararlı bulunup kullanımı  neredeyse bırakılmış.Ancak şimdilerde yeniden eskiye dönüş var.Yapılan araştırmalar kundak yapılan bebeklerin kolik ve gaz şikayetlerinin daha az olduğu , uykuya daha rahat dalıp daha uzun süre uyuyabildiğini gösteriyormuş.Tabii kundak diye bir ürün satın almayabilirsiniz de .Kare veya dikdörtgen herhangi bir kumaş da ihtiyacınızı görebiliyor.Biz bir tane satın almıştık ama çok gevşek bir model olduğundan ve bizim kızımız da aşırı hareketli olduğundan işimize yarayamadı.Aslında bu konuda ısrarlı olup tekrar tekrar ve gerekirse başka bir kumaşla tekrar denemeliymişiz.Çünkü önceleri karşı koyabilseler de aslında bu onların rahatı içinmiş.Bebeklerde düşme refleksi olarak bilinen moro refleksini engelliyormuş.Bebekler kollarının kendilerine ait olduğunu da bilmez dolayısıyla hareket edince de kendilerini rahatsız eder hatta uykudan bile uyandırabilirmiş.İşte kundak bu durumlara çareymiş.
- Bebek arabası olarak Graco Signature Travel System satın aldık.Bu üçlü sistemde bir adet stroller yani arabanın tekerlekli olan bölümü , bir adet 6.ay itibarıyla oturabileceği koltuğu ve bir de doğumdan itibaren 1 yaşına kadar kullanabileceğiniz hem bebek araba koltuğu hem de stroller üzerine takıp gezdirebileceğiniz koltuğu mevcut.
Daha çok araştırma yapmış olsam başka bir model isterdim.Dördüncü parçanın da olduğu travel system arabalar var.Onlarda tamamen yatık olarak kullanılabilen   küçük bebekleri rahatlıkla yatırabileceğiniz bir parça daha var.
Graco symbio travel system benim istediğim modelmiş aslında.Maxi Cosi de çok tavsiye edilmişti .Ancak fiyat olarak Graco biraz daha cazipti.Aldığımız ikinci araba ise tamamen yatabilmesi ve çift yönlü oluşuyla bizim için çok kullanışlı oldu.
Bu arabayı özellikle almaktaki maksadım 10 günlüğüne bir tatile gidecektik.Nerede yatırayım derdi de olmadan hem taşıması kolay hem de yatak olarak kullanabileceğim bir araba olsun istedim.Bu ihtiyaçlarımı da karşıladı zaten.
Neredeyse en son aldığım ihtiyaç yatağı oldu.Aslında bebek odası takımını almıştık.Büyüyen beşik ve dörtlü çekmece şeklinde.Odası her şeyi ile hazırdı.



Ama şöyle bir durum vardı ki doğduğunda ilk zamanlar kendi odasında değil bizim odamızda yatacaktı.Bu yüzden de bizim odamıza bir yatak almam gerekiyordu da nasıl bir şey almalıydım ? Önce klasik beşiklere baktım."Onlarda çok yatıramazsın bebeğini  , en çok 4 ay "dediler .Ben belki 6-7 ay yanımda yatırmayı düşünüyordum.Ondan vazgeçtim.Sonra park yatakları düşünmeye başladım.En azından sonrasında da oyun parkı olarak kullanabilirim diye düşündüm.Bebek odası takımını internetten sipariş vermiştim.Park yatak da öyle oldu.Stork marka turuncu renkli şirin bir şeydi. Yatak geldikten ve odamıza kurulduktan sonra rahat ettim.Artık doğurabilirim dedim.Çünkü açıkçası ya erken doğar da biz hala yatağı almamışsak diye epey dertlenmiştim . 
Banyo için ise bir küvet ve içine kaymasını önlemek için file satın aldık.İlk günler küveti güneş gören odaya koyup orada yıkıyorduk.Şampuan olarak ise önce organics kullandım.Nemlendirici olarak da aynı markayı tercih etmiştim.Ancak sonraları bebeğimim cildinin atopik olması ve aşırı hassasiyeti sebebiyle Babe nin kremini ve yıkama yağını kullandım.Çok da memnunum halen aynı ürünleri kullanıyorum.Pişik kremi olarak Mustela önerebilirim.Çok az kullanıyorsunuz ve işe yarıyor.Bebeğim hiç pişik olmadı diyebilirim.
Bebeğimiz doğduktan sonra evde uyuturken bir ihtiyaç daha ortaya çıktı.Her ne kadar evimiz çok büyük olmasa da uzun bir koridor vardı ve odanın kapısını uyurken kapalı tutuyorduk.Bu sebeple telsiz almamız gerektiğine karar verdik.Chicco nun telsizinden memnun kaldım ancak daha sonra bununla da yetinmeyip aynı zamanda kızımı ne zaman uyuyup ne kadar uyanık kaldığını da görebilmem için kameralı telsiz aldık.Onu da internetten sipariş verdim.Rose diye bilinmedik bir marka olmasına rağmen hala kullanıyorum ve çok memnunum.Çok işime yaradı diyebilirim.Özellikle de uyku eğitimi vermeye çalıştığım sırada.
Herkese keyifli alışverişler ve sağlıkla mutlulukla kullanmalar diliyorum.Sağlıcakla kalın....Keyfini çıkarın....