Lohusa mıyım derdim çok

Yorum Ekle
Kolay bir hamilelik geçirmediğim gibi doğumum da epey zordu.-Doğumdan sonra her şey unutulur çektiğin çekeceğin o kadardır- dediler.Benim sıkıntılar orada da bitmedi.Atılan o küçük bir kaç dikişin günlerce süren acıları oldu.Gerçi defalarca doktoruma gitmem ve muayenede her şeyin yolunda olduğu sonucunu almamıza rağmen sorun geçeceğine artınca, durumum psikolojik olarak değerlendirildi doktorum tarafından.Hatta psikolojik destek almam gerektiğini söyledi.

Doğum sonrası bir çok kadında görülen bir şeydi bu depresyon.Daha kötüleri olduğunu da duymuştum.Ancak çok kişinin başına gelmesi veya daha ağır geçirenlerin olması sizin durumunuzda bir şeyi değiştirmiyor.

Hastaneden eve çıktığımız gün arabadan inip eve doğru yöneldiğimizde bir de baktım biz artık eve giren üç kişiyiz.Öyle tuhaf , öyle mutlu oldum ki...İçim içime sığmıyordu .Eve girdiğimde ise şahane bir manzara vardı .Evin her yeri süslenmişti.Kızımızın odasını önceden birlikte hazırlamıştık zaten.Biz hastanedeyken eşim ve ablamlar biraz daha hazırlık yapmışlardı.Bir kaç süs daha eklenmiş , salona "Hoşgeldin İpek " afişi asılmış etraf balonlarla süslenmiş , yataklarımız lohusa yatağı şeklinde süslenip hazırlanmış , ikramlıklar mutfakta , her şey tam istediğim gibi olmuştu.Lohusa şerbeti ve bebek kurabiyesi ile hastanede ikram etmek üzere aldığımız  bebek çikolatalarından kalanlar ikram edilecekti ziyarete gelenlere.Ayrıca hediyelik olarak da kayınvalidemin  hazırladığı lavanta yastıkları verilecekti.Hediyelikler de pembe bir sepetin içinde salonda duruyordu.Hepsi bir arada öyle hoş görünüyordu ki bütün bunlar neşeme neşe kattı.

O gün ve ertesi gün kendimi gayet iyi hissediyordum.Doğru düzgün yatmıyordum bile .İlk günler gelenler sadece anneler ve kardeşlerimizdi.Ben de onlarla birlikte oturuyor ,  yalnızca emzirmek için yatak odamıza gidiyor ve bir müddet orada dinleniyordum.

Dördüncü gün ağrılarım tüm şiddetiyle gösterdi kendini.Ne gece ne gündüz dinmek bilmiyor , evin içinde oradan oraya bağırarak dolaştırıyor , ne oturmama ,  ne yatmama , ne de kalkmama izin veriyordu.Ne yapacağımı şaşırmış durumda iken bir yandan da emzirmekten ötürü oluşan yaralarımla baş etmeye çalışıyordum.Onun acısı da öyle böyle değildi.Bunların bir çözümü olmalıydı.Öncelikle dikiş acılarına bir son vermek gerekiyordu.Doğruca hastaneye , doktoruma gittik.Yaptığı muayenede ters bir durumun söz konusu olmadığını , dördüncü gün acıların tavan yaptığı gün olduğunu iki-üç güne kadar bir şeyim kalmayacağını söyledi.Beni rahatlatmak için de hemen bir iğne yapılmasını söyledi.Koşa koşa iğnemi olmaya gittim.İşe yaradı mı ? belki biraz.Bu şekilde bir-iki gün daha geçirdim.Baktım geçmiyor hatta sanki artyor , yeniden doktorun yolunu tuttuk.Bu kez muayeneye bile katlanacak durumda değildim.Muayene etmek için çok az da olsa anestezi almak istediğimi söyledim.Doktorum tabii ki bu çılgınca fikrimi komik bulup kesinlikle yanaşmadı.Zorlukla kabul ettiğim muayene sonucunda da her şeyin yolunda olduğunu , bu kadar ağrı hissedecek fizyolojik bir durum olmadığını söyledi.Ona göre sorun daha çok psikolojikti ve destek almam gerekiyordu."Bu pek çok kadında görülen bir durumdur.Doğum sonrası depresyonu yaşıyor olmalısın ki bu da ağrıyı daha fazla hissetmene sebep olabilir.Bence mutlaka bir psikolojik destek al", dedi.Yine gözümde yaşlar, ve umutsuz bir ifadeyle oradan ayrıldım.Ne tedavisi, ne desteğinden bahsediyordu ,bebeğimi bırakıp nereye gidebilirdim.İnanıyor muydum söylediklerine ? Evet , ama acılarımın bir şekilde dindirilmesi gerekiyordu öncelikle.Bir yolu olmalıydı ,ama ilaç ama iğne , neyse ne...

Ertesi hafta bebeğimizi doktora götürdüğümüz hastanenin kadın doğum bölümüne uğrayıp doktoruyla görüşmek istediğimi söyledim.Halim tavrım içler acısı olmalıydı ki hemen bana bir görüşme ayarladılar.Çok anlayışlı bir doktorla görüştüm.Ancak o da doktorumla aynı şeyi söylüyordu.Ben zaten doktorumdan şüphe etmemiştim ancak tuhaf bir ruh hali içinde bulunduğumdan başka çareler aramaya yöneliyordum.Doğum sonrası dikiş ağrıları en fazla 1 hafta sürebilirdi.Bu psikolojik kaynaklı olabilirdi.Ama yine de bana bitkisel bir ürün tavsiye etti.Beni rahatlatabileceğini , dikiş acılarına iyi gelebileceğini söylediği ,oturma banyosu olarak kullanılacak iki üründü.

Hemen satın alıp uyguladım ve bir parça da olsa faydasını gördüm diyebilirim.
Böyle geçti 20 günüm.En şiddetli ,en sancılı ve en sorunlu dönemimdi bu.Sonraki 20 gün ise biraz daha hafifleyerek devam etti.Hakikaten kırkın kerameti midir bilmem kırkıncı gün her şey daha iyiye gitmeye başladı.Dışarıya çıkmaya zaten 20.günden itibaren başlamıştık.Dışarıda kızım daha iyi uyuyordu ve bu da bana iyi geliyordu.Zaten sonrasında da hep öyle devam etti.Her fırsatta aldım çıktım gezmeyi seven kızımı.

İşte böyle bir dönem bu sevgili lohusa adayları.Kimi son derece normal , başka zamanlardan farkı olmadan geçiriyor ; kimi ise daha ağırını yaşıyor .Bunu kabul etmek lazım.Her açıdan zor bir dönem.Bir kere hayatınız bir daha eskisi gibi olamayacak şekilde değişiyor.Canınızdan daha çok sevebileceğiniz biri katılıyor hayatınıza ve her türlü bakımı için size ihtiyaç duyuyor.Siz ise gebelik gibi zor bir süreci atlattıktan sonra , doğum gibi mucizevi bir olayı gerçekleştirmiş , bin bir türlü ruh halleriyle mücadele etmeye çalışırken , hayatınıza katılan bu harika varlığa alışmaya çalışıyorsunuz.Alışmak diyorum çünkü tüm düzeniniz değişiyor ve siz yeni bir düzen oluşturmaya çalışıyorsunuz.Uykunuz , yemeniz , içmeniz , gezmeniz , kendi kendine veya eşinizle geçirdiğiniz vakitler...Her şey ama her şey değişiyor.İşte bunlara alışmak da biraz zaman alabiliyor.

Diyeceğim şu ki;siz de zor bir süreç geçiriyorsanız almanız gereken desteği alabiliyorsanız alın.Mutlaka kendinize vakit ayırmaya çalışın.Tüm yardımları kabul edin.Sonuçta çoğumuzun başına geliyor işte.Her şeye rağmen yaşadığınız her anın tadını çıkarmaya çalışın.Büyüdüklerinde özlem duyuyor olacağız.

Yorum için açıklama