Trilye

Yorum Ekle

Harika bir hafta sonu planı yaparak arkadaşlarla Bir Trilye gezisi planladık. 
Yolculuğumuzu deniz yoluyla yapacaktık ancak hava muhalefeti nedeniyle arabayla gitmeye karar verdik. O zaman bu fotoğraf nedir diye soracak olursanız, karşı yakada (Asya) oturan arkadaşımızın aracıyla gideceğimiz için geri kalan biz üç kişi önce arkadaşımızın evine giderek çıkışı oradan yapmaya karar verdik. Beşinci kişi ise bizi zaten Trilye'de bekliyordu. Kendisi zaten Trilye'deki şirin mi şirin butik otelin sahibi olup bizi davet eden nazik arkadaşımızdı.
Gayet keyifli geçen yolculuğumuzun ardından Trilye'ye vardık.  
Trilye Butik Otel, bir aile işletmesi. Pınar ve ailesi üç katlı otelin en üst katında kendi evlerinde yazları oturmaya devam ediyorlar. Alt katındaki odaları ise birbirinden zevkli dekore ederek butik bir otel haline getirmişler. Odaları tek tek gezerek bilgi vereceğim yazının ilerleyen satırlarında merak etmeyin..
Pınar'ların evinden görünen keyifli manzara. Dolayısıyla otel konumu itibariyle çok ilgi gören bir açıda bulunuyor. Önce biraz bu şirin beldeyi tanıyalım.
Trilye, Burasa'nın Mudanya ilçesine bağlı bir belde. Mudanya 'ya 20 dakika uzaklıkta eski bir Rum kasabası. Attığınız her adımda tarihi bir yapıyla karşılaşıyorsunuz. Kırmızı kiremitlerle kaplı tek bir çatı gibi görünen mimari doku, dar sokakları ve eski mahalle kültürünü devam ettiren insanlarıyla huzurlu bir yer. 
Cumbalı evleriyle, dar ve dolambaçlı sokaklarıyla, kiliseleri, camileri, çeşmeleri ve asırlık çınar ağaçlarıyla sanki yıllar öncesinden kalma bir zamanı yaşıyormuş hissine kapılıyorsunuz. 
Kasabada yaşayanlar genellikle zeytincilikle uğraşıyorlar. Bu yüzden de olsa gerek beldenin adına şimdilerde "Zeytinbağı" diyorlar. Ama ben Trilye adını nedense daha çok seviyorum. 
Trilye'nin merkezinde çok şirin dükkanlar var. 
Trilye Çarşısı

Dolayısıyla pek çok doğal ürünler satan dükkanlara da rastlamak mümkün oluyor. 
Zeytinyağlı sabunlar, küçük eşya ve ev aksesuarları, ahşap oyma ile yapılan süs eşyaları ve daha neler neler... Kendinizi tutamayıp hepsini almak istiyorsunuz.
Çarşısını, sokaklarını gezdikten sonra limana inip denizin kokusunu alalım istedik. Hele bu mevsimde..... ( Aralık ayında gitmiştik ) öyle sakin, öyle huzurluydu ki...
Böyle manzara bulmuşken fotoğrafların ardı arkası kesilmeyecekti elbette. :))))

Şimdi sevgili Pınar'ın şirin mi şirin, huzurlu ve özel butik otelini tanımaya geldi sıra. 
Buradaki binalar genellikle iki ya da üç katlılar. Trilye Butik Otel de terasıyla birlikte 3 katlı bir yer.
Daha kapıdan içeriye girerken farklı atmosfer sarıyor sizi. O kadar belli ki, özenle ve itinayla, tek tek seçilerek, işini seven birinin elinden çıkmış olduğu. Konuklarının kendini özel hissetmesi ve rahat etmesi için her detayı düşünmüş Pınar. Her tarafta mis kokulu lavantalar, çiçekler, sabunlar, duvarlardaki resimler, hepsi de size kapıda "Ne iyi ettin de geldin" diyor sanki...
Yılbaşı üzeri olduğu için merdivenlerde ışıklandırma ve süslemeler de yapılmıştı. Pınar, özel günlerde de otelini minik detaylarla hazırlayıp, her zevke hitap ediyor...
Odaların ayrı ayrı isimleri var. Beyaz, mavi, pembe ve sarı oda olmak üzere toplam 4 odadan oluşuyor.
Beyaz Oda adından da anlaşılacağı üzere bembeyaz olarak dekore edilmiş.
Sadelik ve rahatlığın ön planda olduğu odaların tertemiz olup mis gibi kokması da dikkat çekiyor. 
Özellikle sevgililer günü gibi günlerde en çok tercih edilen odanın dekoru yıne pembe şirin detaylardan oluşuyor.
Benim en sevdiğim oda. Mavi Oda. Sevgili Pınar eşimle geldiğimde bizi bu odada misafir etmişti.
En büyük oda olmakla birlikte deniz manzarasına doğrudan hakim olmasıyla da cezbetmişti beni.
Veee Sarı Oda
Bence her mevsim ayrı güzel Trilye.
.................
 Biz Aralık ayında gittiğimizden kışın bu gibi nimetlerinden faydalandık. Bakının aşağıdaki iki fotoğraf.
Sobanın üzerinde kızarmış ekmekler ve....
Kestane.
Dostlar sofrası....
Kış diye teras keyfi yapmayacak değildik herhalde. Kahvelerimizi alıp terastan enfes manzara eşliğinde sohbet bize soğuğu bile unutturdu.

Ertesi gün sabah erkenden sahilde yürüyüşe çıktık. Öyle huzurlu ve sakindi ki...
Sonrasında Pınar bizi kahvaltı için birbirinden güzel manzaralar eşliğinde yukarılara doğru tırmandırarak keşfe çıkardı.  
Hayranlıkla izlerken açlığımız bizi kendimize getirdi de fotoğraf çekmeyi bırakıp mekana vardık. 
Bu keyifli kahvaltının ardından şiddetli bir yağmur başladı. Onu izlemenin keyfi de ayrıydı.
Bağevi Kahvaltı Restoranının nazik çalışanları bizi aşağıya kadar indirdi de o yağmurda sırılsıklam olmaktan kurtardık. 
.................................
Yola çıkma vakti gelmişti. 

Dostlarla bir arada olmak harikaydı. ( Her şey için tekrardan çok çok teşekkürler Pınar'ım. )
Kız kıza bir kaçamak yapmak harikaydı. ( Hepinize ayrı ayrı teşekkür kızlar )
Canım kızımı özlesem de iki günlük kendime ayırdığım zaman harikaydı. ( Teşekkürler sevgili eşim )
........
Trilye harikaydı.

Bence mutlaka görmeniz gereken yerlerden biri. Hatta gitmişken en azından bir gece kalmanız gereken yerlerden. Zamanın burada farklı aktığını, havanın bir başka solunduğunu ve yaşamanın tadına varıldığını tecrübe edeceksiniz. 
Trilye Butik Otel ile ilgili ayrıntılı bilgiye ulaşmak isterseniz size aşağıda linklerini veriyorum. 

Sevgiyle ve dostlukla kalın. 
Hoşçakalın.......